Türkiye’de Eğitim Denetimi

TÜRKİYE’DE EĞİTİM DENETİM
Cumhuriyet Öncesi Teftiş (*)
Teftiş kavramı, rüştiye mekteplerinin açılmasına bağlı olarak
1838 yılında çıkarılan bir Layihada “ bu okullarda öğretmenlerin
mesleki yeteneklerini tespit etmek, öğretimi geliştirmek ve
öğrencilerin daha iyi yetişmelerini sağlamak üzere, görevlendirilecek
memurlar tarafından teftiş edilmeleri öngörülmüştür” şeklinde yer
almış, 1846 yılında yayımlanan bir yönetmelikte, “ mektepleri teftiş
etmek, hocalara yol göstermek üzere muin adı verilen elemanlar …”
görevlendirilmiştir denilmektedir.
1862 yılında Rüştiye ve Sibyan okullarının denetlemek üzere
görevlendirilen memurlara ilk defa müfettiş denilmiştir.
1869 Yılında çıkarılan maarifi umumi nizamnamesinde
muhakkik ve müfettiş terimleri yer almış ancak, bunlar Vilâyet
Maarif Meclislerinde görevlendirilmiştir.
1875 yılında hazırlanan bir nizamname ile rehberlik esası ön
plâna çıkarılmış, kurumlarda Teftiş Defteri bulundurulması, tespit,
gözlem ve önerilerin buraya yazılarak saklanması öngörülmüştür.
1879 yılında kabul edilen Rumeli Şarki Vilâyetinin Tedrisi
Hakkında kanunda Kaza Mektepleri Müfettişlerinin görevleri adı
altında sıralanan etkinlikler bugünkü yönetmelikle büyük bir örtüşme
içindedir.
1902 senesi Devlet Salnamesinde Bakanlık Müfettişleri “
Memurin-i Teftişiye” başlığı altında öğretim daireleri dışında
gösterilmiştir.
İkinci Meşrutiyetin ilân edildiği 1908’ den itibaren bütün
teftiş hizmetlerinin “Memurin-i Teftişiye Dairesi” bir bütünlüğe
kavuşturulma çalışmalarının başladığı görülmektedir.
1911 yılında yürürlüğe giren Maarifi Umumiye Nezareti
Merkez Teşkilâtı Hakkındaki Nizamname ile merkez hizmetleri
ahmetk@meb.gov.tr 188
idare ve teftiş olmak üzere ikiye ayrılmış, müfettişlerin orta ve
yüksek okul öğretmenleri arasından seçilmesi esası getirilmiştir.
1912 yılında hazırlanan yeni bir tüzükte müfettiş-i umumilik
ibaresi yer almakta olup, bunların, ” … ülkede bulunan kız ve erkek
okulları ile Bakanlığa bağlı diğer kuruluşların öğretim, yönetim
işlerini ve onların her birine ait kanunu tüzük, yönetmelik ve karar
hükümlerinin tamamıyla uygulanıp uygulanmadığını sürekli olarak
ve bu husustaki izlenimlerini, edinecekleri bilgileri, düşünceleri ile
birlikte Bakanlığa bildirmek, sonuçları alıncaya kadar kovuşturmak
görevi ile yükümlü…” oldukları ifade edilmektedir. Bu tüüğe göre
çıkarılan yönetmelik münhasıran, Milli Eğitim Bakanlığı genel
teftişine ilk yönetmeliktir.(Su. 1974 Sa.:13).
1914 yılında yapılan ek bir düzenleme ile de Ortaöğretim ve
Bakanlığa bağlı diğer kurumların teftişinde gözetilecek esaslar
belirlenmiştir.
18 Mayıs 1914 tarihli Memalik-i Ecnebiyeye Gönderilecek
Talebe Hakkındaki Nizamname hazırlanmış, buna göre yurt dışındaki
öğrencilerin gözetim altında bulundurulması gündeme gelmiştir.
TBMM Hükümeti ve Cumhuriyet Döneminde Teftiş (*)
1923 yılında Maarif Müfettişleri Talimatnamesi
yayımlanmış ve burada müfettişlik müessesesinin, kuruluş, görev ve
yetkileri ile teftişin esasları açıklanmış, bir müdür ve (10) müfettişten
oluşan Teftiş Heyeti ibaresi ilk defa kullanılmıştır.
3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile tüm okul
ve medreselerin Maarif Vekaletine bağlanması üzerine konu yeniden
gündeme getirilmiş ve 1925 yılında hazırlanan “Maarif
Müfettişlerinin Hukuk, Selahiyet ve Vazifelerine Dair Talimat”a
uygun olarak denetlemek üzere görevli müfettiş-i umumilerin
yanına muavinlerinin atanması hükme bağlanmıştır.
1926 yılında 789 Sayılı Maarif Teşkilât Kanununun
yürürlüğe girmesiyle, müfettişlerin hak, yetki ve görevlerine ilişkin
bir yönetmelik hazırlanmış, burada Müfettiş-i Umumi yerine vekâlet
müfettişi unvanı kullanılmış, muavinlik kaldırılmıştır. Bu arada
ahmetk@meb.gov.tr 189
Maarif Eminliklerinin kurulmasıyla , merkez ve mıntıka müfettişleri
diye ikiye ayrılan vekâlet müfettişleri 1931 yılında tekrar
birleştirilmiştir.
1933 yılında 2287 sayılı Kanun ile Milli Eğitim Bakanlığı
örgütü genişletilmiş, bu kanunun 10. Maddesinde Teftiş Kurulunun
oluşturulması ve görevleri yeniden düzenlenmiştir.
(*) Teftiş Kurulu Tarihçesi, MEB Teftiş Kurulu Başkanlığı,
Milli eğitim Basımevi 1995
1926-1931 Yılları arasında Maarif Eminlikleri görevlerine
atanan vekâlet müfettişleri önemli görevler üstlendiği göz önünde
bulundurulduğunda, Maarif Eminliklerinin genel durumunu bilmekte
yarar vardır.
Şu anda Avrupa Birliğinde öne çıkan “Ombudsman / Kamu
Denetçisi” kurumlarını oluşturma çabaları, Türkiye Cumhuriyetinde
Tevhidi Tedrisat Kanununun amacı olarak, Türk Eğitim Sisteminin
merkezileştirilmesinin Maarif Eminleri tarafından sağlandığının göz
ardı edilmemesi gerekmektedir.
Maarif Eminlikleri (**)
Cumhuriyetin ilk yıllarında, her alanda olduğu gibi, eğitim ve
öğretimde büyük atılımlar başlatılmış; eğitim teşkilâtında yeni
düzenlemelere gidilmişti. Tevhid-i Tedrisat Kanunuyla eğitimin
birleştirilmesi yolunda ilk adım atılmakla birlikte, Maarif Vekâletinin
henüz merkezi teşkilâtı tam anlamıyla oluşturulmamıştı. Maarif
Vekili Mustafa Necati, görevde bulunduğu (20 Aralık 1925 – 1 Ocak
1929) tarihlerde, Bakanlığın taşraya hakim olabilmesi ve eğitimi
merkezileştirmek için Maarif Eminlikleri Teşkilâtını kurdu. Beş yıl
kadar yürürlükte kalan Maarif Eminliği, Milli Eğitim Bakanlığının
taşra teşkilâtının en yüksek düzeydeki bir makamı durumundaydı.
Maarif Eminlikleri, 22 Mart 1926 tarihli Maarif Teşkilatı ile
oluşturuldu. Ancak, Türkiye’yi birtakım Maarif mıntıkalarına ayırma
düşüncesi 1923 yılından itibaren tartışılmaya ve mıntıkalar
belirlenmeye başlamıştı. Maarif mıntıkaları görüşü ilk defa, 1924 yılı
kanun tasarısında yer aldı. Tasarıda, Türkiye maarif mıntıkalarına
ahmetk@meb.gov.tr 190
ayrıldığı takdirde, mıntıkaların eğitimi açısından, gelişme, teftiş ve
denetimi açısından daha kolay yapılacağı ileri sürülüyordu, bu
konudaki düşünceler Maarif Vekili Mustafa Necati tarafından
uygulamaya konuldu.
O yıllarda vekaletin en önemli görevleri arasında bulunan İlk
öğretimin yaygınlaştırılması işi Valilerin yetkisine bırakılmıştı.
Maarif Vekili Mustafa Necati Bakan olduktan sonra Vekâletin bütün
birimlerine hakim olması gerektiğini yaptığı incelemelerde görmüştü
bunun için birden çok Vilayeti birleştirerek bir Maarif mıntıkası
yaptırarak ve o mıntıkanın eğitim öğretim işlerine doğrudan Maarif
Vekaletine bağlı bir Maarif emininin idaresine vermeyi tasarladı.
Bu düşünce çok geçmeden 22 Mart 1926 tarihli Maarif
Teşkilatı Kanunu ile yürürlüğe konuldu. Türkiye, eğitim teşkilatı
açısından bir veya birkaç Vilayetten oluşan ve Maarif Eminlerince
idare edilecek olan mıntıkalara ayrıldı. Her Vilayetçe bir Maarif
Müdürü ve daha küçük idari bölümlerde bir maarif memuru eğitim
işlerine bakacaktı. İlk, Orta ve Sanat okulları tamamıyla Maarif
eminlerinin kontrol ve teftişlerine bırakılıyordu.
Böylece Maarif vekaleti eğitimi merkezileştirme yolunda en
önemli adımı atmış oluyordu. Başlangıçta (13) olan Maarif Eminlik
sayısı daha sonra 12’ye indirildi. Bu eminlikler Ankara, İstanbul,
İzmir, Edirne, Konya, Antalya, Adana, Trabzon, Kastamonu,
Diyarbakır ve Erzurum’dur.
İlk Maarif Eminleri toplantısı Bakan, Müsteşar ve Bakanlık
üst düzey yöneticilerinin katılımıyla 2.8.1927 tarihleri arasında
yapılmış olup, Bu toplantıda alınan bazı kararlar doğrultusunda
Maarif Eminlikleri Yönetmeliği 29 Haziran 1927 tarihinde Bakanlar
Kurulunca kabul edilmiştir.
Maarif Eminleri yetkisi dahilindeki bölgenin eğitim alanında
en büyük amiri durumunda idi. Bölgedeki gündüz ve yatılı şehir ve
köy ilkokulları müdür, başöğretmen ve öğretmenleri ile İlköğretim
Maarif ve Sıhhiye Müfettişlerini, Eminlik mahiyetindeki memurları,
Vilayetlerin Maarif Başkatip ve Katiplerini yabancı ve azınlık
okullarının Türkçe, Türk Tarihi ve Türkiye Coğrafyası
ahmetk@meb.gov.tr 191
Öğretmenlerine, Müze ve Kütüphane memurlarını doğrudan doğruya
veya Maarif Müdürünün tavsiyesiyle tayin ederlerdi.
Maarif eminleri teftiş ve incelemelerde genel Müfettiş
(Müfettiş-i Umumi) yetkisine sahiptiler. Maarif Müdürleri işlemleri
açısından Maarif Eminlerine bağlı idi.
Maarif Eminlikleri Teşkilatı, 29 Haziran 1931 tarihinde
kaldırıldı bu uygulamayla birbirine yakın illerdeki eğitim işleri bir
araya toplanmış çoğu kez ikinci derecedeki işlerin çözümü
Eminliklere bırakılarak Bakanlığın iş yoğunluğu azaltılmıştır. Ancak
bir süre sonra eğitim Teşkilat ve hedeflerinin büyük ölçüde
gerçekleşmesi, Vilayet nüfusunda artışla birlikte bazı karışıklıkların
ortaya çıkması ve eminliklerin eski işlevlerini yitirmesi sebebiyle bu
teşkilata son verilmiştir.
Türk Eğitim Tarihinde beş yıllık bir süreyi kapsayan Maarif
Eminlikleri Teşkilatı Cumhuriyetin ilk yıllarında hedeflenen eğitim
amaçlarının gerçekleşmesinde Maarif Vekâletinin taşradaki en
yüksek birimini oluşturmuştu. Ülkeyi eğitim açısından bölgelere
ayırmak ilk bakışta tezat gibi görünse de aslında bu teşkilatın gayesi
eğitimin gelişmesine merkeziyetçi bir yapı içersinde gerçekleştirmek
ve Tevhidi Tedrisat Kanununun uygulanmasını sağlamaktı.
(**) (M.E.B. Cumhuriyet Döneminde Eğitim II.,Maarif
Eminlikleri Teşkilatının Türk Eğitimindeki yeri, Mesut ÇAPA, K.T.Ü.
Fatih Eğitim Fakültesi, Ankara-1999)
Bir yandan Türk Eğitim Sisteminde birlik sağlanırken, diğer
yandan yurt dışındaki öğrencilerin gözetimi ve kontrolunu
sağlamak açısından Teftiş birimine bağlı “ÖĞRENCİ
MÜFETTİŞLİĞİ” kurum oluşturulmuştur.
Öğrenci Müfettişliği (***)
Osmanlı İmparatorluğu zamanında, askeri gücü artırmak
amacıyla Avrupa’dan uzman davet edilirken, bu alanda eleman
yetiştirmek üzere Avrupa’ya öğrenci gönderilmesine de başlanmış,
18.yy.dan itibaren eğitim-öğretimle ilgili ilişkiler giderek artmış,
Türk öğrencilerinin Avrupa’da çoğalması, bunların eğitim ve
ahmetk@meb.gov.tr 192
davranışlarının denetim altında bulundurulması hususunda devletçe
bazı tedbirler alınması gereğini ortaya koymuştur.
Milli Eğitim Bakanlığının ilk yurtdışı temsilciliği, 18 Mayıs
1914 tarihli Memalik-i Ecnebiye’ ye Gönderilecek Talebe
Hakkındaki Nizamname adlı Tüzüğe dayalı olarak 17.10.1926 tarih
ve 4400 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, yurtdışındaki öğrencilerin
davranış, çalışma ve geçim durumlarının kontrolü amacıyla, Avrupa
Talebe Müfettişliği adı altında Berlin’de kurulmuş, bu ilk temsilcilik
2.Dünya Savaşından sonra Bonn’a nakledilmiştir.
Daha sonra, yine 1926 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla
Paris’te ikinci bir Avrupa Talebe Müfettişliği kurulması
gerçekleştirilmiştir. 1924 yılında hazırlanan Maarif Vekaleti
hesabına Memalik-i Ecnebiye’ ye Gönderilecek Talebeye ait
Talimatnamede, 1927 yılında yapılan bir değişiklikle; yabancı
memleketlerde öğrenim gören öğrencilerin çalışmalarını yakından
kontrol etmek ve gerektiğinde yol göstermek üzere Bakanlıkça,
üniversite veya yüksekokul öğretim üyelerinden, öğrencilerin
çalıştığı dalda ihtisası olan birinin Muhabir Müderris olarak
görevlendirilmesi hükme bağlanmış; öğrenciler altı ayda bir Öğrenci
Müfettişliği aracılığıyla Muhabir Müderrise bir rapor göndererek
takip ettiği dersler, yaptığı ödevler, katıldığı uygulamalar hakkında
bilgi vermek ve Müderrisin vereceği talimata göre hareket etmekle
yükümlü kılınmışlardır.
Bu uygulamadan da beklenilen verimin alınamadığı
anlaşılınca, 16.4.1929 tarihinde Ecnebi Memleketlere Gönderilecek
Talebe Hakkında Kanun yürürlüğe konmuş, böylece resmi ve özel
her kurum ve kuruluşun kendisinin yürütmeye çalıştığı yabancı
memleketlere öğrenci gönderme işi, Milli Eğitim Bakanlığına görev
olarak verilmiş; bu konudaki iş ve işlemler tek elde toplanırken dört
Bakanlık Müfettişinin, Öğrenci Müfettişi olarak yurtdışında
görevlendirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak, 1416 sayılı kanuna rağmen gerekli kadro
sağlanamamış; 1939 yılında yürürlüğe giren 3556 sayılı kanunla
yurtdışı Öğrenci Müfettişi kadro sayısı 3’e çıkarılmış, buna
dayanılarak Londra’da 3. bir büro kurulabilmiştir.
ahmetk@meb.gov.tr 193
1945 yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığının yurtdışı
temsilcileri olarak görev yapan Bakanlık Müfettişleri, 4737 sayılı
kanunun yayımlanmasından sonra, bulundukları ülkelerde Misyon
Temsilcilikleri Kurullarına katılarak Öğrenci Müfettişi ve Kültür
Ataşesi unvanını almış, böylece diplomatik bir statüye kavuşturularak
görevlerinin sınırı ve kapsamı genişletilip daha açık bir hale
getirilmiştir.
Bu değişikliği takiben Bern’de (İsviçre’de) bir müfettişlik
daha kurularak, 1416 sayılı kanunun öngördüğü gibi öğrenci
müfettişliği ve Kültür Ataşeliği sayısı (4)’e tamamlanmıştır.
Zaman içerisinde, sayıları artan ve devam ettikleri kurum ve
kuruluşlar itibariyle çok dağınık bulunan öğrencilerin teftiş ve
kontrollerine, öğretim ve stajlarıyla ilgili işlerin zamanında takip ve
sonuçlandırılmasına mevcut temsilciliklerin yetişememeleri
nedeniyle 2287 sayılı kanunun Bakanlık Müfettişleriyle ilgili 26.
maddesi 6389 sayılı kanunla değiştirilirken Öğrenci
Müfettişliklerinde görevlendirilecek müfettiş sayısı da (7)’e
çıkarılmış ve işlerin yoğun olduğu ülkelerde, gerektiğinde iki Öğrenci
Müfettişliği kurulmasına da imkan sağlanmıştır. Buna dayanılarak
Almanya’da ikinci bir Öğrenci Müfettişliği ve Bağdat’ta da bir
Kültür Ataşeliği kurulmuş; ayrıca, bir Türk mühendisi tarafından
fahri olarak yürütülen öğrenci işleri için de New York’ta bir
müfettişlik bürosu oluşturulmuştur.
Özetlenecek olursa; 1960’lı yıllara kadar,
a) 1416 sayılı kanun çerçevesinde yurtdışına gönderilen
resmi öğrencilerin,
b) 6660 sayılı kanunla, öğrenim için yurtdışına giden
olağanüstü yeteneklere sahip çocukların,
c) kendi hesaplarına yurtdışında öğrenimlerini sürdüren
dövizli veya dövizsiz öğrencilerin,
d) 4936 sayılı üniversiteler kanunun 62. maddesine göre
yurtdışına gönderilecek öğretim elemanlarının
ahmetk@meb.gov.tr 194
e) bilgi, görgü ve ihtisaslarını artırmak amacıyla yurtdışına
gönderilen kamu kurum ve kuruluşlarıyla, belediye ve
özel idare memurlarının,
yurtdışında bulundukları sürece öğrenimleri veya ihtisas çalışmaları
ile ilgili her türlü iş ve işlemler, Milli Eğitim Bakanlığı ile o ülke
arasındaki eğitim, öğretim ve kültür alışverişine ilişkin hizmetler,
zaman içerisinde sayıları 6’a yükselen;
1) Merkezi, önceleri Berlin, 2.Dünya Savaşından sonra da
Bonn olmak üzere, Almanya;
2) Merkezi New York’ta olmak üzere, Kanada, Kore,
Almanya, Brezilya, Meksika ve Uruguay’dan oluşan
Amerika;
3) Merkezi Paris olmak üzere, Belçika, Hollanda, İspanya,
Portekiz, Lüksemburg’ tan oluşan Fransa;
4) Merkezi Londra olmak üzere, İsveç, Norveç, Finlandiya,
İrlanda ve İzlanda’dan oluşan İngiltere;
5) Merkezi Bern’de olmak üzere, Avusturya, İtalya ve
Malta’dan oluşan İsviçre;
6) Merkezi Bağdat olmak üzere, Ortadoğu ülkelerinden
oluşan Irak Bölgesi Öğrenci Müfettişliği ve Kültür
Ataşeliği bürolarınca yürütülmüştür.
Bu bürolarda, Kültür Ataşesi ve Öğrenci Müfettişi dışında, iş
hacmine göre Başkatip, Katip ve Mahalli Katip kadrolarıyla yardımcı
elemanlar da görev almışlardır.
1976 yılında Yurtdışı İşçi Çocukları Eğitim ve Öğretimi
Genel Müdürlüğünün kurulmasından sonra Öğrenci Müfettişlerine,
bulundukları ülkedeki Türk İşçi çocuklarının eğitim-öğretim işleriyle
meşgul olma görevi de verilirken, Öğrenci Müfettişlerinin
bulunmadığı ve işçi çocuklarının yoğun olduğu ülkelerde sadece bu
çocukların eğitim-öğretim hizmetleriyle ilgili iş ve işlemleri
yürütmek,sorunlarına çözüm getirmek amacıyla, eğitim
müşavirlikleri oluşturulmuştur.
ahmetk@meb.gov.tr 195
Öte yandan; yurtdışındaki vatandaşlarımızın kültürel
bağlarının korunması, güçlendirilmesi, yayılması ve tanıtılması
amacıyla, zaman zaman bazı ülkelerde Kültür Merkezleri
kurulduğunu, ikili anlaşmalar doğrultusunda, karşı üniversitelerin
Türkoloji Kürsülerinde veya ilgili enstitülerinde uzman elemanlar
görevlendirildiğini, bunların da yurtdışında hizmet veren kurumlar
olduğunu belirtmek gerekir.
Yurtdışı teşkilatının yapısında, 13.12.1983 tarih ve 189 sayılı
(Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurt Dışında Sürekli
Görevlendirileceği Personel Hakkında Yönetmelik) K.H.K. ile
yeniden düzenlemelere gidilerek Öğrenci Müfettişlikleri kaldırılmış,
unvan birliği sağlanması düşüncesiyle Büyükelçilikler nezdinde (13)
Eğitim Müşavirliği ile Başkonsolosluklar nezdinde de (16) Eğitim
Ataşeliği kurulmuş, yurtdışında görevlendirilecek bu elemanlardan
bazılarının Teftiş Kurulu kadrolarını kullanmaları ve bunun için de
önce Bakanlık Müfettişliğine atanmaları zorunluluğu sona
erdirilmiştir
(***) Bahir SORGUÇ, MEV Dergisi, Sayı:17 .
Maarif Eminlikleri ve Öğrenci Müfettişliklerinin önemi
açısından Maarif Vekillerinden Hasan Ali YÜCEL (1938-
1946)’in bu görevlerle ilgili aşağıdaki durumunu değerlendirmek
gerekir (****)
Mart 1924’te yürürlüğe giren Öğretim Birliği (Tevhid-i
Tedrisat) yasasının sonucu olarak, öğretim kurumlarının hepsi Maarif
Vekaleti’ne bağlanmış, bu çerçevede, Mustafa Necati döneminde
(1926’da) Maarif Emirlikleri kurulmuş ve ülke Mıntıkalara
ayrılmıştır. 1927 başında, Hasan-Âli, Reşat Şemsettin (Sirer) ile
birlikte “Mıntıka Müfettişleri” unvanıyla İstanbul Maarif Eminliğinde
görevlendirilmişlerdir.
Müfettişlik döneminde, Hasan-Âli, öncelikle “yazı ve dil
sorunları” üzerine yoğunlaşır. Tevfik Fikret’in batılılaşma
(modernleşme) doğrultusundaki düşüncelerine ilgi duyar. O’nun
“Tarihi Kadim-Doksan Beşe Doğru” adlı şiir kitabını Lâtin
ahmetk@meb.gov.tr 196
harfleriyle yayınlamasının altında bu ilgi (ve hayranlık) yatmaktadır
(Bu kitap Latin harfleriyle basılan ilk eserdir).
Hasan-Âli, 1929 sonunda İkinci Sınıf Maarif Müfettiş
Umumiliğine yükselir. Maarif Emirlikleri kaldırılınca Maarif
Vekaleti Teftiş Kurulu Üyesi olur. 1930’da Maarif Vekili Cemal
Hüsnü (Toray), kendisini araştırma ve inceleme göreviyle Paris’e
gönderir.
Bu dönem, Hasan-Âli’nin “batı uygarlığıyla ilk kez
karşılaşması” açısından önemlidir. Bu süre içerisinde, öğretim
kurumlarını inceler ve Fransız kültürü üzerine araştırmalar yapar.
Oradaki Türk öğrencilerin denetimiyle görevli müfettiş Salih Zeki ile
beraber Londra’ya iki haftalık bir teftiş gezisinde bulunur. Salih Zeki
geri çağrılınca müfettişlik görevi Hasan-Âli’ye verilir. Bu arada
Fransızca’sını geliştirmeye çalışır, opera ve tiyatro sanatlarıyla
ilgilenir. 1930’un sonunda, geniş bir inceleme ve araştırma dosyasıyla
Türkiye’ye döner. 1936’da bu incelemesini “Fransa’da Kültür İşleri”
adıyla yayınlar
(****)(www.meb.gov.tr den Talim ve Terbiye Kurulu
Başkanlığı Kurul Uzmanı S. ELÎBOL ve Figen EKEŞ tarafindan
öncelikle M. Çıkar ‘ın Türkiye İş Bankası Yayınları arasında yer alan
çalışması)
Zaman içinde, Milli Eğitim Bakanlığının kuruluş kanununda
çeşitli tarihlerde değişiklikler yapılmışsa da teftişin yapısı genel
hatları ile korunmuştur.
Ülkemizde Cumhuriyetin ilanından sonra eğitim öğretimde
birliğin sağlanması ve okullaşma sürecinin hızlandırılmasında teftiş
ciddi ve önemli roller üstlenmiş, değişim ve gelişim merkezi olarak
icranın yanında ve önünde yer almış, Atatürk ilke ve devrimlerinin
benimsenip yaşama geçirilmesinde belirleyici olmuş, olmaya da
devam etmiştir.
Anayasamızın 42. maddesi “ Kimse eğitim ve öğrenim
hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı
kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”
ahmetk@meb.gov.tr 197
Eğitim ve öğretim Atatürk İlkeleri ve İnkılâpları
doğrultusunda; çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre Devletin
gözetim ve denetimi altında yapılır ” hükmüyle denetimi Anayasal
bir görev olarak belirlemiştir. Yürütme birimleri elbette denetim
işlevini yerine getirirler. Ancak, yalnızca bu işten sorumlu ve görevli
olan birim hiç şüphe yok ki Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kuruludur
3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları
Hakkında Kanun’un 23. maddesi, 3797 sayılı Bakanlığımız Teşkilat
Kanunu’nun 27. maddesi;
“ Teftiş Kurulu Başkanlığı, Bakan’dan alacağı emir ve onay
üzerine, Bakan adına:
a) Bakanlık teşkilatı ile Bakanlığa bağlı ve ilgili kuruluşların
her türlü faaliyet ve işlemleriyle ilgili olarak teftiş,
inceleme ve soruşturma işlerini yürütür.
b) Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuat,
plan ve programa uygun çalışmasını temin etmek
amacıyla gerekli teklifleri hazırlar ve bakana sunar.
c) Özel kanunlarla verilen diğer görevleri yapar.
Hükümleriyle görev, yetki ve sorumlulukları açıkça
belirlenmiştir.
1739 sayılı Milli Eğitim temel Kanunu’nun 56 ve 58.
maddelerinde, Anayasal olan gözetim ve denetim görevinin
yürütülmesi Devlet adına Milli Eğitim Bakanlığına verilmiş olup bu
işlerin eksiksiz olarak yerine getirilmesinde Teftiş Kurulu birinci
derecede sorumlu kılınmıştır.
Teftiş Kurulu Başkanlığı, diğer bakanlıklar gibi Başbakanlık
Teftiş Kurulu Çerçeve Yönetmeliği’ne göre Tüzük ve Yönetmeliği ile
görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma esasları ve ilkeleri belirlenmiş
etkinliklerini bu temel dayanaklarla yerine getirmektedir.
ahmetk@meb.gov.tr 198
(Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü
;RG:19.02.1993/21501; Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu
Yönetmeliği ;RG:03.10.1993/21717 ,Değişiklik 12.09.1998/23461)
Ayrıca, 1702, 4357, 222, 4306, 4359, 3308, 4702, 625 sayılı
özel ve diğer genel yasalarımız, kalkınma planları, hükümet
programları, şura kararları ile Teftiş Kurulu’na verilen görevlerini de
yapmak durumundadır.
Buna göre;
Teftiş Kurulu’nun görev merkezi Ankara’dır. İstanbul ve
İzmir de çalışma merkezi bulunmaktadır.
Başkanlığın; Başkan, başmüfettiş, müfettiş ve müfettiş
yardımcısı olarak Ekim 2007 tarihi itibariyle kadrosunda (284)
müfettiş bulunmaktadır. Bunların (148) müfettiş yardımcısı, (27)
müfettiş ve (109) başmüfettiştir. Bunların (238)’ü Ankara, (16)’sı
İstanbul ve (30) sı de İzmir merkezinde ikâmet etmektedir. Bayan
başmüfettiş / müfettişlerin toplam sayısı (24) olup, bunların (10) i
“ Kız Teknik Branşı”ndandır.
Merkezde, (4) Başkan Yardımcısı ve inceleme kurulunda da
(6) başmüfettiş; İstanbul ve İzmir (1) er koordinatör ve İzmir’de (2),
İstanbul’da (1) koordinatör yardımcısı görev yapmaktadır.
Cumhuriyetle yaşıt, geniş deneyimlere dayanan Teftiş Kurulu;
kurum kültürünü oluşturmuş, misyonunu, vizyonunu ve temel
değerlerini belirleyerek hayata geçirmiştir.
Başkanlığımız; çağın getirdiği değişim ve gelişmeleri doğru
algılayıp değerlendirmeyi; çalışanların sürekli eğitimi ile niteliklerini
yükseltmeyi; eğitim hizmetinden yararlananların memnuniyetini
sağlamayı; problemlerin çözümünde ve eğitim yönetiminde karar
alma süreçlerinde ilgililerin tam katılımını gerçekleştirmeyi; karar
almada veri kullanmayı yaygın hale getirerek verilerle yönetim
anlayışını hakim kılmayı; İnsanlık onurunu her şeyin üstünde tutmayı
ve yüceltmeyi hedefleyen Toplam Kalite Yönetimi felsefesini
kurumda yerleştirmeyi amaç edinmiştir.
ahmetk@meb.gov.tr 199
Bu amaca ulaşmak için Teftiş Kurulunun ilkeleri: Toplam
Kalite Yönetimi uygulamalarının bir plân dahilinde yürütülmesi;
müfettişlerin, karar süreçlerine gönül, el ve beyin gücüyle
katılımlarının sağlanması; ekip çalışmasının ön plânda tutulması;
öz değerlendirme yönteminin uygulanması; kurumsal ve bireysel
amaçlar arasında denge sağlanarak çalışanların iş doyumunun göz
önünde bulundurulması; çalışanlara, problemin bir parçası olmak
yerine, çözümün bir parçası olma anlayışının benimsetilmesi;
öğrenen birey , öğrenen organizasyon anlayışının plânlı bir
şekilde kurumsallaştırılması; “Ben” yerine “Biz” anlayışının
hakim kılınması için gerekli eğitim çalışmalarının yapılması esas
alınmıştır.
Bu çalışmalarla: hizmetten yararlananların memnuniyetinin
sağlanabileceği; hizmet üretim süreçlerinin sürekli gözden
geçirilerek hataların önceden tespit edilip önlem alınmak suretiyle
en aza indirilebileceği; böylece kaynakların amaçlara yönelik
kullanılabileceği; uygun bir kurum kültürü oluşumunun
sağlanabileceği; en az maliyetle en iyi sonucun alınabileceği;
müfettiş sorunlarının, Kalite Yöntem ve Teknikleriyle yerinde
çözebileceği; iş doyumunun, karar verme, yetki ve sorumluluk
almanın özendirilmesi; çalışanların niteliklerinin sürekli
geliştirilmesi ve buna özendirilmesi ve iç talep bilincinin
geliştirilmesi; müfettişler arasında, iş birliğine ve güvene dayalı bir
anlayışın oluşturulması; ben kusur/suç merkezli yerine biz ödül
merkezli bir anlayışın egemen kılınması çağdaşlaşmanın temel
öngörüleridir.
Teftiş Kurulu üyeleri , Atatürk’ün şu özdeyişini ana ilke
edinmişlerdir.
“Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar
çalışmalarının denetlenmesinden karşı fikirler ortaya
atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk
alırlar”
ahmetk@meb.gov.tr 200
İç Denetçiler:
Bu birim, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarına doğrudan bağlı
Maliye Bakanlığı İç Denetim Koordinasyon Kuruluna karşı sorumlu,
bir koordinatörün başkanlığında (12) iç denetçiden oluşmuştur.
İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları :
İllerde teşkilatlanmış olup, illerdeki İlköğretim kurumlarının
denetimlerini bünyelerinde bulunan İlköğretim Müfettişleri
vasıtasıyla yerine getirirler. İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları
Yönetmeliği 2505 Sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanmıştır.
İlköğretim Müfettişleri İllerdeki görevlerini yerine getirirken Milli
Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Rehberlik ve
Teftiş Yönergesindeki (2508 Sayılı Tebliğler Dergisi ) görevlerinin
yanı sıra; Bakanlık, Merkez Teşkilatı Teftiş Kurulundan ayrı olarak
yönetmelik ve emirler doğrultusunda Vali’nin veya Milli Eğitim
Müdürü’nün vereceği muhakkiklik görevini de yerine getirirler.
İllerde görev yapan İlköğretim Müfettişi sayısı 2802 dir.
Bunların(81) sı İlköğretim Müfettiş Yardımcısıdır. Toplam Bayan ilk
öğretim müfettişi/müfettiş yardımcısı sayısı (127)dır. Ayrıca, (319)
İlköğretim Müfettiş Yardımcısı alınmış, atamaları devam etmektedir.
İlköğretimde öğretmen denetimi yapan eğitim müfettişlerinin yanı
sıra görevli branş müfettişleri de bulunmaktadır.
Bakanlıkta, İlköğretim Müfettişlikleri Başkanlıklarının yerini
alacak olan Eğitim Müfettişliği Yasası için çalışmalar
sürdürülmektedir.
Yüksek Öğretimde Denetim
Yüksek Öğretim Kurulu Kanunun ( 2547 Sayılı Kanun)
9. Maddesinde( Değişik :17.8.1983 gün ve 2880/5 Maddesi)
Yükseköğretim Denetleme Kurulunun görevleri;
a) Yükseköğretim kurumlarında eğitim-öğretim ve diğer
faaliyetlerin bu kanunda belirtilen amaca ve ana ilkelere
uygunluğunu Yükseköğretim Kurulunca hazırlanacak
esaslara göre ve onun adına denetlemek,
ahmetk@meb.gov.tr 201
b) Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı tarafından bu Kanunun
53 ncü maddesine göre istenen soruşturmaları yapmak,
c) Yüksek öğretim Kurulu tarafından bu kanuna göre
verilecek diğer görevleri yapmak,
şeklinde belirtilmiştir.
Şu anda Yüksek Öğretim Denetleme Kurulunda (1)
Başkan, (7) üye görev yapmaktadır.
124 Sayılı KHK’ nin (7.10.1983 ) Dördüncü Bölümünde;
Yükseköğretim Denetleme Kurulu İdari Teşkilatı ve Görevleri
Yüksek Öğretim Denetleme Kurulu başlığı altında 14 ncü
Maddesinde belirtilmiştir. Bunlar;
1. Yüksek Öğretim Denetleme Kurulu İdari Teşkilatı ve
Sekreterin Yönetiminde Kurul Sekreterliği bürosundan
oluşur.
2. Kurul Sekreterliği bürosu, Kurul Başkanınca verilecek
yazışma evrakı ve benzeri görevleri yapar.
ifadelerine yer verilmiştir.
Yükseköğretim Denetleme Kurulu Teşkilat, Görev ve
Çalışma Usulleri Yönetmeliği 3.8.1982 gün ve 17771 Sayılı Resmi
Gazetede yayınlanmıştır.

 

kaynakça:

T.C.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Teftiş Kurulu Başkanlığı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE
EĞİTİM DENETİMİ

Hazırlayan
Ahmet KASAPÇOPUR
Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi

Ankara 2007

Add Comment