Çatışma Aşamalarını Tanıma

ÇATIŞMA AŞAMALARINI TANIMA

 

Etkili çatışma yönetimi uygun bir çatışma stratejisi geliştirip uyguladığınızda sonuçlanır. Çatışmanın yoğunluğu hangi stratejinin en etkili olacağını belirler. Çatışmanın farklı düzeyleri çeşitli derecelerde duygusal ilişki ve yoğunluk içerir.

Çatışma hararetlendiğinde, her bireyin kendi ilgisi ve kazanma arzusu artar. Görünüşü kurtarmak yüksek düzeyde çatışmalardaoldukça önemlidir. Normalde mülayim olan bireyler bile çatışma hararetlendiğindedüşmanca ve incitici olmaya başlayabilirler.

Çatışma erken tespit edildiğinde ve olayları düzeltmek ve duygularla başa çıkmak için planlı adımlar atıldığında, hemen her çatışma bir fırsata dönüşebilir.

Bu bölümü tamamladığınızda, çatışmanın aşamalarını, her birinin özelliklerini, her seviyede çatışmayla etkili olarak kullanılabilecek yöntemleri tanımlayabileceksiniz. Buna ilaveten, kendinizle ilgili durumları değerlendirebileceksiniz.

Çatışmanın Üç Düzeyi

BirinciDüzey:Günlük Endişe ve Tartışmalar. En az tehdit edici çatışma olan birinci düzey çatışmalar, baş etme stratejileriyle ele alınabilir.

İkinci Düzey: Daha Önemli Sorunlar.Uzun dönemli sonuçları ve daha yüksek duygusal ilişkiyle, ikinci düzey çatışma daha fazla alıştırma ve özel yönetim becerileri gerektirir.

Üçüncü Düzey:Açık Çatışma.Kibar insanlar bile, değişken duyguları sıralanınca ve cezalandırma arzusu yenme arzunun önüne geçince, üçüncü düzey çatışma esnasında bu kişiler çevresindekilere zararlı olabilir.

Çatışma her zaman yatay düzende olmayan düzeyler arası hareketlilik gösterir. Pazartesi sabahı önemsenmemiş birinci düzey bir çatışma, günün sonuna doğru üçüncü düzeye yükselebilir. Bununla birlikte bunun tam tersine yüksek düzeyde bir çatışma oldukça beklenmedik bir şekilde zamanla yok olabilir. Çatışmanın bu değişken doğasının ışığında her aşama için uygun stratejileri ve özellikleri tamamen kavramak gereklidir.

Birinci Düzey Çatışmanın Özellikleri- Günlük Endişe ve Tartışmalar

Birinci düzey çatışma yoğunluk olarak düşük olsa bile gerçektir. Bu düzey çatışma günlük rahatsızlıklardan oluşur. Birçok birey çatışma yönetim stratejilerini bilinçsiz olarak uygular ve bu yönetim becerileri bu çatışmalar için mükemmel birer araçtırlar. Fakat çalışanları idare etmek müsamaha göstermek gibi bu yönetim davranışları bilinçsizlikten çok bilinçli yapıldıkları zaman daha etkili olurlar. Bu sorunlara daha büyük problemlere dönüşmemesi için dikkat edilmelidir.

Buradaki önemli değişken insandır. Farklı kişilikler, başa çıkma mekanizmaları, değişen hayat şartları bir kişinin patlama noktasını tahmin etmeyi imkânsızlaştırır. Dün idare edilebilir bir şey yarın bir soruna dönüşebilir. Nerde ne olacağını tahmin etmek mümkün değildir.

İnsanlar birlikte çalıştığında amaçlarda, kişisel gereksinimlerde ve değerlerde farklılıklarortaya çıkar. Birinci düzeyde, taraflar rahatsızlık hissederler ve hatta öfkelenirler fakat bu duygulardan hızlıca kurtulabilirler. Kişiler genellikle sorunları çözebilecek bir iyimserlikle çözüm odaklı olmaya isteklidirler.

Bu iyimserlik ‘önemli değil’ tavrıyla da saptanabilir. Sorun yüzeye çıktığında gerçekler ve düşünceler açıkça karşılıklı olarak paylaşılır. İletişim –kişilere değil de sorunlara odaklanılmış –  genellikle açık, belirli ve çözüm yönelimlidir.

Çatışmanın birinci düzeyde mi yoksa daha yoğun bir düzeyde mi olduğunun anlamanın en kolay yolu tarafların kişileri sorunlardan ayırabilme becerilerini gözlemlemektir. Beyin fırtınası ve yaratıcı sorun çözme birinci düzey çatışmada çok iyi işler çünkü taraflar kişiliklerden çok sorunları tartışmaya isteklidirler.

Dinleme ve katılımcılık bu düzeyde olmazsa olmazdır. Bir çatışma yöneticisi olarak, karşılıklı dinleme ve sorumluluk paylaşımıyla takım çalışmasının önemine yatırımın keşfine öncülük edin. Bu strateji tüm katılımcılara açık yönde olmaya ve herkesin katımına izin vermeye odaklanır.

Birinci Düzey Çatışmalarla Başa Çıkma Stratejileri

Kaçınma birinci düzey çatışmalarda etkili bir baş etme stratejisidir. Planlanmış kaçınma stratejisi ne yeterli zamanın ne de kişilerin mizacını değiştirecek motivasyonun olmadığını saptadığınızda ortaya çıkar. Ufak şeylerle uğraşmak yerine yavaşça geçiştirirsiniz. Patronunuzla bir konu üzerinde heyecanlı bir konuşmayı ateşlemek yerine o anda sessiz kalmayıtercih edersiniz. Eğer bir insanla minimum düzeyde muhatap olursanız rahatsızlıkla uygun bir şekilde başa çıkmışsınız demektir. Bu aşamada ‘kendinden pay biçip hoş görülü olma’ tavrı çok iyi işe yarar.

Fakat dikkat! Aşırı derecede çok fazla olan rahatsızlıklar eğer ele alınmazlarsa gizli birikme yaratabilir, bu da gelecekte sorunları içinden çıkılmaz bir şekilde çetrefilleştirir. Okuldaki oyun takımlarınızın seçildiği ve arkadaşlarının eşleştiği oyunlarınızı hatırlıyor musunuz? Seçmeyi yapan ve en sona seçilenler arasında anında bir çözüm stratejisine ön ayak olunurdu. Oyunlar devam edebilir, fakat bazen yabancılaşma hissi artıp aylarca, hatta gelecekte yıllarca devam edebilirdi. Benzer hisler diğerleriyle günlük davranışlarımızda da ortaya çıkar.

Bir kişinin diğerine boyun eğdiği nazik davranma kaçınmadan biraz daha güçlüdür. Nazik davranma bir kişin uyma ve ait olma arzusunu içerir. Bu arzu genellikle güçlüdür ve düşük düzeyde çatışmaları geçersiz kılar. Bu strateji her şey olduğu gibi devam etsin diye boyun eğme tutumunu kullanır. Bilinçli nezaket takım çalışması için faydalı olabilir ancak bir bireyin ne kadar nazik olmaya devam edeceğini tahin etmenin yolu yoktur.

İlaveten birinci düzey çatışma stratejileri şunları içerebilir:

  • Her iki tarafı da inceleyen bir sürece ön ayak olmak. Karşılıklı anlamayı cesaretlendiren bir çerçeve oluşturulabilir mi?
  • Duruma verilen tepkinin orantılı olup olmadığının sorulması. Taraflardan herhangi biri eskiden kalma bir olayla ilgili duygular taşıyor mu? Olay tek başına mı yoksa önceki anlaşmazlıklardan kalan duyguları mı yansıtıyor?
  • Önce anlaşma noktalarını belirlemek ve bu noktalar üzerinde çalışmak, daha sonra anlaşılmayan noktaları belirlemek. Çatışmanın dışına sıçrayıp tüm resmi uzaktan görmek mümkün müdür?

İkinci Düzey Çatışmanın Özellikleri – Daha Önemli Sorunlar

İkinci düzey çatışma kazan-kaybet tutumunun belirgin bir özelliği olan yarışma özelliğini taşır. Bu aşamada kayıplar daha büyük gözükür çünkü insanlar daha çok kişiler sorunlarla doludur. Bireysel çıkar ve görünüşü kurtarmak çok fazla önem taşır. Bir ‘saklanma’ tutumu gözlemlenebilir. İkinci düzeyde bireyler sözlü zaferlerini sayarlar ve hataları kaydederler, tanıklar taraf tutar ve skorların sayıldığı hayali bir tartışma ortaya çıkar. İttifaklar ve klikleroluşmaya başlar. Sonuç olarak, ikinci düzey bir çatışmayı yönetmekte gerekli olan adanmışlık birinci düzey bir çatışmayı yönetmekte gerekli olan adanmışlıktan anlamlı düzeyde yüksektir.

Kişilerin çatışmayı ya da anlaşmazlığı tanımlarken seçtikleri sözcüklere dikkat edin. İkinci düzey çatışmada dil daha az belirlidir; insanlar genellemeler üzerinden konuşur. Hayali bir ‘onlar’ ya da ‘herkes inanır’ yorumlarına atıflar duyarsınız. ‘ Her zaman’ ve ‘asla’ gibi abartma kelimelerinin kullanımı ikinci düzey çatışma sürecinde artan bir sıklık gösterir.

İkinci düzeyde çatışmalar daha karmaşık olduğu için, sorunlar artık başa çıkma stratejileriyle çözümlenemez. Bu aşamada insanlar sorundur.  Taraflar devamlı olarak bireysel çıkarlarında sürüklendikleri için, sorunların tartışılması çoğunlukla boşunadır. Aslında, doğrundan sorunlara yönelme eğilimi gösterdiğinizde bir direnme olduğunu fark edersiniz.

Şunu da belirtmek gerekir ki ikinci düzeyde atmosfer her zaman düşmanca değildir; fakat insanlar dikkatlidir! Bastırma, iğneleme ve dokundurmalar ikinci düzey çatışmada varlığını sürdürmek için kullanılan taktiklerdir.  Birinci düzeyde çok işe yarayan kaçınma ya da nazik davranma gibi başa çıkma stratejileri ikinci düzey çatışmada yararsızdır. Bir düzeyde ‘bekle ve gör’ tutumu ikinci düzeyde ‘bana kendini kanıtla’ tutumuna dönüşür. Taraflar birbirlerine doğruları çok az söyleme eğilimi gösterirler çünkü güven aşaması reddedilmiştir.

İkinci düzey çatışmayı etkili bir şekilde yönetmek için, bir insanları yönetme stratejisi geliştirmek zorundasınız.

İkinci Düzey Çatışmayla Baş Etme Stratejileri

  • Güvenli bir ortam yaratın. Herkesin güvende olacağı bir ortam sağlayın.
  • Ortamı resmi yapın
  • Tarafsız bir temel kurun
  • Bir gündeminiz olsun
  • Kontrolde olun
  • Tonlamayı ayarlayın
  • Kısmen savunmasız olun
  • Gerçekler üzerinde katı insanlar üzerinde yumuşak olun. Her ayrıntıya ulaşmak için uzun zaman harcayın. Genellemeleri netleştirin. ‘Onlar’ kim? ‘Her zaman’ yerinde bir yargı mı? Her hangi bir gerçeğin kaçırılıp kaçırılmadığını sorgulayın.
  • Herkes için uygun bir seçenek bulma sorumluluğunu paylaşarak, takım olarak başlangıç yapın.Stress eşit sorumluluğun gereğidir.
  • Orta yolu bulmaya çalışın fakat asla uzlaşmayı tavsiye etmeyin. Uzlaşma istenen şeylerden vazgeçmeyi ima eder. Bunun yerine anlaşma noktalarına odaklanarak yaratıcı bir şekilde orta yolu bulmaya bakın.
  • Ayrıcalıklar ve zorlayıcı olaylar olmaksızın çekişen tarafların kabul edilebilir bir temele çekmek için zaman harcayın.
  • Çekişen taraflar masada karşı karşıya oturmaktansa yan yana oturtulmalıdırlar. Yuvarlak bir masa bunun için uygundur.

Kontrol altına alınmayan ikinci aşama da yanıltıcı düşündürür ve sorunları büyütür. Çekişen taraflar kendilerini daha yardım sever olarak görürken, diğerlerini olduklarından daha kötü görürler. Eğer sadece iyimser ya da sadece kötümser düşünceye odaklanan siyah ya da beyaz gibi yorumları fark ederseniz çatışma üçüncü aşamaya yükselmiştir.

 

Üçüncü Düzey Çatışmaların Özellikleri- Açık Çatışmalar

Çatışmanın üçüncü düzeyinde, amaç kazanma isteğinden, can acıtma isteğine dönüşür. Tüm motivasyon karşı taraftan kurtulmak içindir. Üçüncü düzey çatışmaya kilitlenenler için durumu değiştirmek ya da sorun çözme artık tatmin edici değildir. Zihin tamamıyla haklı olmaya ve yanlış olanları cezalandırmaya motive olmuştur.

Çekişen taraflar arasında tanımlanan kendinden ve kendinden olmayan meselelerinde bireyler taraf seçerler. Üçüncü düzey çatışmalara dahil olan bireylerin kafasında ‘benim için iyi olan ne’ ile ‘örgüt için iyi olan ne’ eş anlamlı hale gelir.

Liderler gruplardan ortaya çıkar ve sözcü olarak rol oynarlar. Durumlar kutuplaştırılır, küçük gruplaşmalar gelişir ve grubun bağlılığı örgütsel bütünlükten daha önemlidir.  Tarafların savunduğu bir fikrin değeri ve gücü bu aşamada oldukça abartılır. Tüm bireylerin açısından öngörü kaybı oldukça olasıdır.

Bu aşamada diğerlerini caydırmakta akıl ve mantık faydalı değildir. Çünkü çatışmadaki herkes üçüncü düzey çatışma yoğunluğu taşımaz, çatışmanın daha düşük düzeylerinde olan bireyleri saptayın ve enerjilerini alternatif bir kaynak sağlayarak bu bireyleri yönlendirmeye başlayın.

Açık kurumsal amaçlar ve yönlendirme bireylerin üçüncü düzey çatışmalardan kazanan olarak ayrılmalarında önem taşır. İyi bir çatışma yöneticisi herkesin becerilerini teşvik ederek insanlara görevler verir ve olayları yeniden yönlendirir. Şimdi durumu idare etme zamanı değildir, fakat bunun bireylerin ortaya çıkarttığı gibi şiddetli olmasına gerek de yoktur.

Üçüncü Düzey Çatışmaya Müdahale Stratejileri

Çatışma üçüncü düzeye yükseldiğinde, kullanabileceğiniz en iyi strateji kayıpları en aza indirgemek ve kalanları yeniden odaklanmaya hazırlanmaktır. Kaybedenlerle ne yapacaksınız? Mümkün ise yer değiştirme ya da dışarıdan işe yerleştirme denenebilir. Karar verildikten sonra kaybedenler için bir soğuma dönemi başlatılabilir. Müzakere/hakemlik sürecini doğru kavradığınızda hayati önem taşır, yoksa yönetilecek bir şey bulamazsınız.

Üçüncü düzey tutumlarını gözlemlediğinizde düşünmeniz gereken taktik, çatışmadaki gruba tarafsız olan bir müdahale takımının devreye girmesidir. Örneğin, alakasız bir bölümün üyeleri ile iki tarafın da sorun ve endişelerini incelemek için bir takım oluşturulabilir. Böyle bir müdahale takımının rolü müzakere, arabuluculuk ya da hakemlik şeklini alabilir.

  • Müzakere: dışarıdan bir temsilcinin eşliğinde tarafların karşılıklı oturup sorunun üzerinde çalışmasını gerektirir. Bu süreç bir başladığında sorunlara çözüm üretebilir fakat muhtemelen uyum yaratmaz. Üçüncü aşamada taraflar birinin gitmesi gerektiğine karar verirler.
  • Arabuluculuk: her iki taraf ta müdahale takımına durumlarını sunarlar ve takım karşılıklı kabul edilebilir çözüme doğru hareketi teşvik eder ve tartışma ortamı sağlar. Genellikle, karşıt taraflar arabuluculuk için orta yol ve çözüm bulma için sorumlu olurlar.
  • Hakemlik: her iki tarafta durumlarını sunarlar; müdahale takımı bir tarafı diğer tarafa tercih eder. Bu taktik kullanıldığında her iki tarafında da oldukça kaybedeceği açıktır fakat yüksek düzey çatışmaları sona erdirir. Hakemlik, özellikle bağlayıcı hakemlik zorlama gerektirir.

Müzakere takımının üyeleri herkese adil bir yargılama sağlayarak tamamen tarafsız olarak algılanmalıdır. Bu takımın doğruları ararken tüm duygularından sıyrılmaları gerekmektedir ve gerçekleri bulma sürecinde kesin hatlı sonuçlar sağlamalıdırlar.

Üçüncü düzey çatışmaya sıkışmış kişiler, olay ve onun sağladığı enerji tarafından tükenip çatışmayı uzatma eğilimindedirler. Yönetim sonuçlara vardıktan sonra bile bazılar kendi amaçlarını takip ederek savaşmaya devam edebilirler.

Kaynakça:

ÇATIŞMAYI NASIL YÖNETİRİZ

(Evde, İşte, Okulda)

Yazar:PegPickering

Çeviri: Erkan KIRAL &Nahide Nur DUMLU

Çeviri Editörü: Erkan KIRAL

Add Comment