Çatışmanın Temel Öğeleri

ÇATIŞMANIN TEMEL ÖĞELERİ

 

Çatışmayı-nedenlerini ve etkilerini- anlamak kişisel ve profesyonel başarı için esastır. Sizin, kişilerle etkili bir biçimde baş etmeye, deneme durumlarında bile iş birliğini ortaya çıkarmaya olan kabiliyetiniz; hiç bir zaman bugün olduğu kadar önemli olmamıştır. Bu bölümü tamamladığınızda çatışmayı daha net tanımlayabilecek, onun olumlu ve olumsuz etkilerini açıklayabilecekve onunla alakalı en çok karşılaşılan beş yanlış kavramlaştırmayı da öğrenmiş olacaksınız.

Çatışma Nedir ve Neden Çatışmayla Çokça Karşılaşırız?

Daniel Webstersözlüğü çatışmayı şu şekilde tanımlar:

  1. Uyumsuz olanların karşıt veya yarışmacı eylemi
  2. Muhalif durum ya da eylem ( farklı fikirler, ilgiler ve kişiler)
  3. Uyuşmayan ihtiyaçlar, dürtüler, istekler ya da arzulardan kaynaklanan çatışma
  4. Düşmanca bir tutum sergileme

Özünde, bir olaya yönelik iki ya da daha fazla yanıtın ya da eylem şeklinin bulunması durumunda çatışmanın ortaya çıktığı düşünülür. Her ne kadar düşmanlığın bir parçası olsa da de çatışma illa ki düşmanlığı yol açmaz.

Kısacası; çatışma rekabetin ya da uyuşmaz seçeneklerin ortaya çıkmasından ibarettir.

Gayet basit. Belki de çok basit. Günümüz de hızlı bir değişim ve mücadelenin olduğu toplumda çatışma kaçınılmaz ve yaygındır. Baktığınız her yerde rekabet ve uyuşmaz seçenekler vardır:

  • Parfüme olan alerjiniz sizi her gün birçok kişiyle çatışmaya sokar.
  • Her gün işe gidip gelirken yolda aynı aptal insanlarla mücadele edebilirsiniz.
  • Kariyeriniz ve aileniz,sürekli zaman ve bağlılık çatışması yaratır.
  • Bir komşunuz basit bir anlaşmazlık yüzünden sizi dava etmekle tehdit eder.
  • Nereden başlayacağınızı bilemediğiniz ve başarmak istediğiniz pek çok şey vardır.
  • Toplumda durumsal etikle yüz yüze kalmanız, değerlerinizi ve etik ilkelerinizisürekli içsel olarak gözden geçirmenize sebep olur.
  • Çocuklarınız her şeyi bildiklerine karar vermiş ve siz hiçbir şey bilmediğinize karar vermişinizdir.
  • Bazı günler patronunuzun çocuklarınızla aynı fikirde olduklarından korkarsınız!

Bunların hepsi çok tanıdık geliyor değil mi? Maalesef, daha da kötü bir haberim var. Çatışma olasılığı toplumun hızı arttıkça üst düzeyde artmaya devam edecek.Öyle ki patlama yapan teknolojik gelişmeler, bir değişim çığını getirmektedir. Değişim; belirsizlik, korku ve rahatsızlık getirir ve bu da çatışma için verimli bir ortam oluşturur. Sonuç olarak, çatışma yönetim becerileri yirminci yüzyılın sonlarına doğru bir üstünlük iken, yirmi birinci yüzyılda sadece yaşam için bir olmazsa olmazdır.

Buna rağmen, çatışma ile ilgili iyi haberlerde var. Yaygın inancın aksine, çatışma her zaman kötü bir şey değildir. Aslında, doğru bir şekilde yönetilen çatışma hem bireylere hem de örgütlere sayısız fayda sağlar.

Çatışmanın Olası Olumlu Etkileri

  • Artanmotivasyon
  • Gelişmiş sorun/çözüm tanımlama
  • Takım dayanışması
  • Gerçeğe uyum sağlama
  • Artan bilgi/beceri
  • Artan yaratıcılık
  • Amaca ulaşmaya katkı
  • Gelişimin teşvik edilmesi

Ancak eğer çatışma göz ardı edilir ya da kötü yönetilirse,yukarıda sayılan faydalar ortaya çıkmaz. Bu gibi durumlarda, çatışma zararlı ve hatta yıkıcı hale gelebilir.

Çatışmanın Olası Olumsuz Etkileri

  • Azalan verimlilik
  • Güvenin sarsılması
  • Kutuplaşmış durumlarda koalisyon oluşturma
  • Gizlilik ve azaltılmış bilgi akışı
  • Ahlaki sorunlar
  • Aşırı zaman harcanması
  • Karar vermeyi durdurma

Açıkça, çatışmayı etkili bir şekilde yönetmeyi öğrenmek kritik derecede önemlidir. Çatışma yönetimi tekniklerine girmeden önce, çatışmayla ilgili beş genel kavram yanılgısı incelenmelidir.

Çatışmayla İlgili Genel Kavram Yanılgıları

  1. Çatışma, eğer yalnız bırakılırsa, kendi başının çaresine bakacaktır.
  2. Bir sorunla ya da bir kişi ile yüzleşmek her zaman hoş değildir.
  3. Bir örgütte çatışmanın olması başarısız bir yöneticinin var olduğunaişarettir.
  4. Çalışanlar arasında çatışma örgüt adına düşük ilgililik belirtisidir.
  5. Öfke her zaman olumsuz ve yıkıcıdır.

Yanlış kavramlaştırma1: Çatışma, eğer yalnız bırakılırsa, kendi başının çaresine bakacaktır.

Bu durum güzel olmaz.Genellikle, çatışma ne kadar uzun süre göz ardı edilirse, o kadar da zorlaşır.  Çatışma göz ardı edilemeyecek kadar dayanılmaz olunca yoğunluğun seviyesi de git gide artar.

Maalesef, bazen çatışma kendi kendini yok edebilir. Neden maalesef olduğunu mu soruyorsunuz? Eğer kendi kendine ortadan kaybolan bir çatışmanız olduysa, çekinme eğiliminizi arttırırsınız, olaylarla yüzleşmekten ve onun da büyülü bir şekilde ortadan kaybolacağını umarak bir sonraki çatışmayla uğraşmaktan kaçınırsınız. Siz o yok olacak diye beklerken, çatışma, mayası gelmiş bir hamur gibi kendi başına kabarmaya başlar. Bu arada maalesef çatışma içinden çıkılmaz ve yönetilemez bir hal alır.

Yanlış kavramlaştırma 2: Bir sorunla ya da bir kişi ile yüzleşmek her zaman hoş değildir.

Birçok insan çatışmayla yüzleşmektense vurulmayı tercih eder! Sadece bu cümle bile insanıntüylerini diken diken eder. Fakat bir şeyle yüzleşme kötü bir değişmeyi içermemelidir. Yüzleşme basitçe şu anlama gelir:

  1. Özellikle bir sorunla yüzleşmek
  2. Karşı koymak
  3. Görüşmeye sebep olmak
  4. Yüz yüze getirmek

Bir sorunla ya da kişiyle yüzleşmek, basitçe ilgilenilmesi gereken soruları masaya yatırmak anlamına gelir. Bu inceleme olmazsa, çatışma başarılı bir şekilde çözülemez. Ancak sorunlar uygun bir şekilde tanımlandığında ve iyice belirlendiğinde zaten yarı yarıya çözülmüş olurlar.

Unutmayınız:  Yüzleşilmemiş bir davranış değişmez. Eğer bir kişinin davranış şekli ve yaptığı sizin için kabul edilemezse, bu konuda onların dikkatiniçekmelisiniz. Sorunla yüzleşmelisiniz. Bunu yapmak için gerekli olan özel tekniklerialtıncı bölümde bulabilirsiniz.

Yanlış kavramlaştırma3: Bir örgütte çatışmanın olması başarısız bir yöneticinin var olduğuna işarettir.

Yalnızca çatışmanın varlığı hiç bir anlama gelmez. Bu durum hiç bir şekilde yöneticinin yeteneğini yansıtmaz. Ancak çatışma ortaya çıktığında onun çatışmayı ne kadar iyi yönettiği ve gelecekte olası karşılaşılabilecek sorunları belirlemesi, yöneticinin yönetim becerilerini belirleyen asıl ölçütlerdir.

1960’larda şampiyon olan TripleCrown adlı atın binicisi WillieShoemaker mükemmel kontrolünden ötürü özellikle sıra dışı bir biniciydi. At gerekli olmadıkça hiç bir zaman yularının onun elinde olduğunu hissetmedi. İyi bir yönetici çatışma anında bu “yumuşak ellere” sahip olmalıdır.

Yanlış Kavramlaştırma 4: Çalışanlar arasında çatışma örgüt adına düşük ilgililik belirtisidir.

İnsanlar niçin onları hiç bir sonuca götürmeyecek şeylere daha fazla miktarda zaman ve duygusal enerji harcasınlar? İnsanlar umursadıkları şeylerle duygusal olarak ilgilenme eğilimi gösterirler. Dolayısıyla çatışma saf ilginin işareti olabilir. Çatışma duyguları netleştirmeye ve altında yatan değerleri tanımlamaya hizmet edebilir.

Yanlış kavramlaştırma5: Öfke her zaman olumsuz ve yıkıcıdır.

Çatışma düşük düzeylerde ortaya çıktığı zaman, tarafların olayları ve içinde bulunduğu değerleri daha açık tanımlamalarına yardım ederek kurtarıcı olabilir. Fakat çatışma yüksek düzeylerde ortaya çıktığı zaman, patlayan öfke tam tersi etkiye neden olabilir.

Tek başına öfke ne olumlu ne de olumsuzdur. Ancak öfkeden nasıl faydalanacağımızı seçmemiz, çatışma yönetimindeki başarımız için hayatı önem taşır. Aslında öfkeyi ve genel stres seviyemizi ne kadar iyi kontrol ettiğimiz, yaşamımızdaki çatışmaları etkili bir biçimde çözme yeteneğimize yüksek oranda etki edecektir.

Aşağıda çatışmanın ve öfkenin ortaya çıkabileceği 25 durum bulunmaktadır. Her durumu dikkatlice düşününüz, sizin vereceğiniz olası tepkiyi 1-5 arasında puanlayınız ve cevabınızı yuvarlak içine alınız (1 nispeten sakin bir tepkiyi, 5 ise büyük çapta bir öfke patlamasını işaret etmektedir)….

kaynakça:

ÇATIŞMAYI NASIL YÖNETİRİZ

(Evde, İşte, Okulda)

Yazar:PegPickering

Çeviri: Erkan KIRAL &Nahide Nur DUMLU

Çeviri Editörü: Erkan KIRAL

Add Comment