Akademisyenleri Etik Dışı Davranışlara İten Nedenler

  1. GİRİŞ

Bilimsel araştırmanın tüm evrelerinde, araştırmanın tasarlanmasından, verilerin toplanmasına, bulguların ortaya çıkmasına ve sonuçların yayınlanmasına kadar etik sorunlarla karşılaşılmaktadır.  Bunların araştırmacı dürüstlüğü, yansızlığı, çıkarsızlığı ile çözümlenmesi istenir, ancak araştırma süresince araştırmacının gösterdiği etik olmayan davranışlar göze çarpmaktadır. Etik olmayan davranışlar, bilim adamının dürüst olmasına rağmen çalışma sırasında ortaya çıkabilecek yanlış davranışları olduğu gibi, disiplinsiz (dikkatsiz ya da özensiz) bir çalışmanın sonunda yaptığı yanlış davranışları da olabilir. (Köklü, 2003: 139).

Bilim; akademisyenleri güven ilkesi ve sorumluluk bilincine dayalı olarak bilimsel değer ve ilkelere, etik tutum ve davranış standartlarına uygun hareket etme yükümlülüğü altına sokar. Her bireyin değer ve onuruna saygı, gerçeği izleme, kusursuzu arayış esastır. Bu bağlamda akademik özgürlük ve özerklik, akademik dürüstlük, sorumluluk ve hesap verebilirlik, başkalarına saygı, temel hakların korunması, liyakat temel değerler arasındadır.(İnci, 2015: 282).

Etik olmadan bilim olmaz. Bilimsel yayında akademik değerlerin korunması elzemdir. Bilim insanlarının etik değerlere aykırı davranışlarda bulunmamaları esastır. Bilimsel çalışmanın dürüst yapıldığına, doğru temellere dayandığına, araştırma verilerinin doğru yöntemlerle toplandığına, doğru istatistiklerin kullanıldığına ve sonuçların uygun rapor edildiğine, sonuçların yazılım, sunum ve paylaşımında profesyonel standartlara uyulduğuna inanılır. (İnci, 2015: 282).

  • PROBLEM DURUMU

 

Ülkemizdeki üniversite sayısı  son yıllarda iyiden iyiye artmaya başlamıştır. Ancak bu sayının birden bire böyle artması sevindirici olmaktan çok kaygı vericidir. Çünkü açılan üniversiteler nitelik sorununu da birlikte getirmiştir. Akademik yükselmelerin de yayımlara bağlanması  etik sorunlarının daha fazla gündeme gelmesine neden olduğu  söylenebilir.

Üniversitelerin bilimsel yayınlar bakımından oldukça zengin olması beklenir. Çünkü temel olarak, bir bakıma görev olarak bunu gerçekleştirmesi gereken kurumlardır. Türkiye’de de bilimsel yayınların büyük bir oranı üniversiteler tarafından üretilmekte ve yayınlanmaktadır. Ancak bu aşamada çok önemli bir nokta ön plana çıkmaktadır “bilimsel yayınların taşıması gereken özellikler”. Son yıllarda bu çok önemli ölçütle ilgili gazete sayfalarına yansıyan, akademik ortamlarda tartışılan, hatta yargıya aktarılan bilimsel yayınlara ve bilimsel sınavlara ilişkin olumsuz gelişmeler yaşanmaktadır. Bütün bu gelişmeler, üniversitenin ve bilim çalışanlarının saygınlığına gölge düşürmektedir. Bu olumsuz  gelişmelerin üniversite toplumuna tamamen genellenemeyeceği bir gerçektir. Ancak bilimsel saygınlığın temsilcisi niteliğinde olan üniversitelerin bu tür olumsuzluklardan kendini soyutlaması bir gerçektir. (Tabancalı, ?)

Bilimsel aktivitede bulunmayı amaç edinen insanlar öncelikle etik ilkeleri iyi bilmek zorundadırlar. Bilimde kolaycılık ve bedavacılığa asla yer yoktur. Bilim hak etmeden kimseyi ünlü, namlı, sanlı-şöhretli yapma yolu değildir. Normal süreçte hiçbir sonuç elde edilmeyebilir ama bir büyük değer korunmuştur: dürüstlük, bilimde etiğin tüm değerleri dürüstlük üzerinedir. Bilimsel yanıltmalar, sapmalar işte bu kırılmadan başlar. (İnci, 2009:81).

Bilimde etik dışı davranış öncelik eğitimsizlikte olmak üzere yükselme hırsı, bilimsel niteliği yayın sayısı ile ölçme, ekonomik öğeler, elde edilen desteği kaybetmeme, atama ve yükseltilmelerin yayın sayısına ve belli standartlara bağlanması, yetersiz olanakları olanların mevki, makam kapmak için yaptıkları yanıltmalardır. (İnci, 2009:81).

Bilimsel yayın etiğinde çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bunun ayırdında olan birçok kurum ve kuruluş çeşitli önlemler almakta, etik dışı davranış tanımlamaları listeler halinde belirlenmekte, yönergeler hazırlanmaktadır. Editörler ve yayın kurumları ilkeler yayınlamaktadır. Ancak tüm yazılı kurallara, yönetmelik, yönerge ve belirlenen ilkelere karşın etik sorunlar giderek artmaktadır. Denetleme düzeneği işlememekte, yaptırımlar yetersiz kalmaktadır. Şurası bir gerçektir: altyapısız üniversitelerin kurulması ve açılması sürdükçe, yayınlarda nitelik değil nicelik arandıkça, genç bilim insanı adaylarına bilimsel araştırma ve yayın eğitimi verilmedikçe, “Akademik ve Yönetim kültürü” yerleşmedikçe, yönetici seçim ve atamaları bu şekli ile sürdükçe, ayrıca kurumlar arası eşgüdüm sağlanmadıkça, etik yanıltma sayıları artarak sürecektir. “Köşe dönücülük” gibi sosyal yaşamdaki ahlak erezyonu bilimsel atama ve yükseltilmelere de yansımaktadır. Gelişmiş toplumlarda bilimsel sahtekârlık yapıldığı saptandığında sahtekârlık yapanlar çok etkin bir şekilde yalnızlaştırılmakta ve dışlanmaktadır. Bilimsel yanıltma yaptığı kanıtlanan kişiler bilim çevreleri içinde tüm itibarlarını kaybederler ve en azından aynı ortamda çalışamazlar. (İnci, 2009:71) Tüm bu caydırıcı faktörlere rağmen, “akademisyenleri etik dışı davranışlara iten nedenler nelerdir?” sorusu irdelenecektir.

  • ARAŞTIRMANIN AMACI

 Bu çalışmanın amacı, akademisyenlerin bilerek veya bilmeyerek başvurmak durumunda kaldıkları etik dışı davranışlara dikkat çekmek ve nedenlerini sorgulayarak bilimsel yayınların etik dışı uygulamalardan uzak kalması gerekliliğinin altını çizmektir.

  • PROBLEM CÜMLESİ VE ALT PROBLEMLER

Akademisyenleri etik dışı davranışlara iten nedenler nelerdir? Bu genel problem doğrultusunda cevap aranan alt problemler ise şunlardır:

Etik dışı davranışlar yaşa, cinsiyete, üniversiteye ve statüye göre farklılıklar göstermekte midir?

Etik dışı davranış sergileyen akademisyenlerin karşı karşıya kaldıkları durumlar nelerdir?

Etik ilke ve davranışların benimsenmesi yönünde etik kurullar etkili olabilir mi?

Akademisyenlerin etik dışı davranışlarının önüne geçmek  mümkün  müdür?

  • ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ

Yayın etiğine aykırı davranışlar basit bir ahlak sorunu olmaktan öte, bilimi yanlış yönlendirme, bilime olan güveni azaltma gibi ciddi sorunlara da yol açmaktadır. Bu bağlamda araştırmamız, akademisyenleri etik dışı davranışlara iten nedenleri saptamak ve bunlara çözüm üretmek açısından önemli olduğu düşünülmektedir.

  • SAYILTILAR

 Bu araştırmada, deneklerin anket formuna doğru ve içten cevap verdikleri varsayılmıştır.

  • SINIRLILIKLAR

 Araştırma, 2015-2016 eğitim öğretim yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde görev yapan 2 Prof., 3 Yrd.Doç., 1 Doç., ile Adnan Menderes Üniversitesi’nde  2 Prof., 2 Doç., 3  Yrd.Doç. ile sınırlıdır.

  • TANIMLAR

Etik: Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü (TDK)

Etik Dışı Davranış:  Bilimsel bir ortam içinde araştırmanın amaçlanması, tasarımı, iletilmesi veya rapor edilmesi için genel olarak kabul edilen kurallardan ciddi bir şekilde sapma; yalan söyleme ve uydurma; tahrif veya taklit etme veya değiştirme; aşırmacılık veya benzer uygulamalara bilimde etik dışı, uygunsuz ya da kusurlu davranış denir. (Ataç, 2005:91)

  Aşırma

 İntihal, yağmacılık, korsanlık ve plagiarism adlarıyla da anılmaktadır. Bir başkasına ait olan bir fikrin, buluşun, araştırma sonuçlarının veya araştırma ürünlerinin bir bölümünün ya da tümünün, hatta kitapların tümünün ya da bir bölümünün kaynak gösterilmeksizin istemli olarak kopya ya da tercüme edilip yazarın kendi üretimiymiş gibi gösterilmesine aşırma denir. Yapılan şey kısaca hırsızlıktır. Kaynak göstererek de bu suçtan kurtulmak mümkün değildir. Örneğin, eğer bir yazarın ana ekseninin çoğu başka bir eserden alındıysa kaynak gösterilse bile “aşırma” suçu işlenmiş demektir. Genel bir kural olarak eğer yapılan alıntı miktarı bir paragrafı aşıyorsa, kaynak göstermek yetmez yazılı izin de alınması ve bunun makalede belirtilmesi gerekir. (Günal, 2013)

 Masa Başı Üretim

 Uydurmacılık, fabrikasyon isimler ile de bilinir. Burada araştırma hiç yapılmamış olabilir. Ya da yapıldıysa tam yapılmamıştır elde hiç veri yoktur ya da yazılan verilerin elde edilen verilerle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Laboratuara inilmeden çalışma yapılmadan tümüyle uydurma verilerle makale yazılmıştır. En tehlikeli akademik yolsuzluk türüdür çünkü bütünüyle bilimi yanlış  yönlendirmeye yöneliktir. (Günal, 2013)

 Verilerin saptırılması

 Sahtecilik, falsifikasyon, aldatmaca isimleriyle de bilinir. Masa başı üretime benzese de burada deney veya çalışma yapılmıştır fakat sonrasında ya verilerle oynanmış ya istatistiki manipülasyonlarla veriler olduğundan daha farklı gösterilmiş veya çalışmada elde edilen ancak hipotezi desteklemeyen veriler görmemezlikten gelinmiştir. Burada da bilimi yanlış yönlendirmeye yönelik girişim vardır. (Günal, 2013)

Kıyak Yazarlık

 Hediye yazarlık ismiyle de bilinir. Çalışmaya hiçbir katkısı  olmayan veya katkısı olmakla birlikte yazarlar arasında yer almaya yetecek kadar katkısı olmayan kişilerin yazarlar arasında yer almasıdır. Üstte sıralanan suçlara göre daha hafiftir, sadece bazı kişilerin yayın sayısını artırmaya yarar. Genellikle bölüm veya bilim dalı başkanının isminin yazılması şeklinde görülür. Bir diğer sık rastlanan kıyak yazarlık şekli ise, örneğin, üç kişinin üç ayrı çalışma yapıp birbirlerinin isimlerini kendi çalışmalarına yazmasıdır. Böylece bir çalışma yapıp üç çalışmada ismi olur ve yayın sayısı da üç misli artmış olur. (Günal, 2013)

Hayalet Yazarlık

 Kıyak yazarlığın tam tersidir. Burada yazar olmayı hak etmiş bir kişinin isminin yazarlar arasında yer almaması durumudur. Genellikle asistanların başına gelen bir sorundur. Burada bir parantez açıp yazarlık sorununa değinmek gerekiyor. Gerçek anlamda yazar olabilmek için bir çalışmanın planlanması, yapılması ve yazılması aşamalarının tümüne de katılmak gerekmektedir. Bunların bir bölümünü sağlayan kişilere sadece teşekkür edilebilir. Ancak her zaman için katkıları kuyumcu terazisi duyarlılığı ile saptamak kolay olmamaktadır. Kişisel düşüncem, ortada kalınan durumlarda kişinin isminin yazılması gerektiği şeklindedir. (Günal, 2013)

Salamlama

 Tek bir makale olabilecek çalışmayı parçalara ayırıp ayrı ayrı yayınlamaktır. Dürüst bir tavır olmamakla birlikte yazarın yayın sayısını olduğundan fazla göstermek dışında da bir zararı yoktur. (Günal, 2013)

Yinelenen Yayın

 Duplikasyon da denir. Bir makalenin birden fazla dergide yayınlanmasıdır. Sadece yazarın yayın sayısını kabarık gösterir. Kimi zaman aynı makalenin farklı iki dergide yayınlanması gerekebilir. Bu özellikle farklı dillerde yapılan yayınlar için geçerlidir. Ancak bu durumda her iki derginin editörünün bu konuda bilgilendirilmesi ve yazılı onaylarının alınması gerekir. (Günal, 2013)

  • SONUÇ VE ÖNERİLER

 Bilim yaşamının doğası gereği, aldatmalardan, yanıltmalardan uzak olması gerekir. Ama bilim yaşamı içinde de kendi kişisel çıkarları, ihtirasları yüzünden bilimde etik dışı hareketlere yönelenler görülmektedir. Bilim yaşamında karşılaşılan hataların bazıları belki istenmeden yapılmaktadır. Fakat bazı hatalar vardır ki başkasının emeğine göz dikenlerin bilerek isteyerek yaptıklarıyla ortaya çıkmaktadır.

            Bilim yaşamında karşımıza çıkan etik dışı davranışlarla savaşmanın yolu iyi bir eğitim  sürecinden geçmektedir. Yapılması gereken bilim hayatı içindeki her bireye bilimsel bilgiye ulaşma yolu, bilgiyi aktarma yolu, doğru araştırma ilkeleri, başlangıçta öğretilmelidir. Ayrıca özellikle ülkemiz de bilim insanları için rahat çalışma ortamlarını sağlanması, maddi olanakların iyileştirilmesi

bilim insanlarının bilimde etik dışı davranışlara yönelmesini önlemeye yarar sağlayacaktır.

Her üniversitenin kendi bünyesi içinde etik kurullarının oluşturulması, etik konusuna duyarlı ve  bilinçli akademisyenler yetişmesine zemin hazırlayacak, böylelikle sorunların  büyük ölçüde azalacaktır.

KAYNAKÇA

 

Ataç, A., (2005). Süreli Yayıncılıkta Editör ve Yayıncı Katkısı. Türk Tıp Dizini. Sağlık Bilimleri Süreli

Yayıncılık.

Günal, İ., (2013). “Yayın Etiği ve sorunları”. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu

Elektronik Dergisi, http://www.deuhyoedergi.org

İnci O., (2009). “Bilimsel Yayın Etiği İlkeleri, Yanıltmalar Yanıltmaları Önlemeye Yönelik Öneriler”.

Sağlık Bilimleri Süreli Yayıncılık.

İnci, O., (2015).Bilimsel Yayın Etiği”. Türk Kütüphaneciliği 29, 2 (2015), 282-295

Köklü, N. (2000). “Lisans ve Lisansüstü Öğrencilerinin Görüşlerine Göre Araştırma Sürecine Yönelik

            Etik Olmayan Davranışların Gösterilme Sıklığı ve Nedenleri.” Kuram ve Uygulamada Eğitim

            Bilimleri. Sayı 4.

Tabancalı, E., (?).Bilim ve Yayın Etiği”. Burdur Eğitim Fakültesi Dergisi, s.226

TDK.  28.12.2015, http://www.tdk.gov.tr

Add Comment