Fransa, İngiltere ve Almanya Eğitim Denetim Sistemlerinin Yapı ve İşleyişi

Fransa, İngiltere ve Almanya Eğitim Denetim Sistemlerinin Yapı ve İşleyişi

Özet

Bu makalede Avrupa Birliğinin önde gelen ülkelerinden Fransa, İngiltere ve Almanya’nın eğitim denetimi sistemlerine yer verilmektedir. Çalışmada öncelikle eğitim denetimi sistemleri açısından birbirlerinden farklı özellikler gösteren Fransa, İngiltere ve Almanya’nın eğitim denetimi sistemlerinin yapı ve işleyişine değinilmiş, son bölümde ise bu ülkelerle ülkemizin eğitim denetimi sistemi arasındaki benzerlik ve farklılıkların neler olduğu betimlenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Sözcükler: Fransa, İngiltere, Almanya, eğitim denetimi

Giriş

Teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan nitelikli insan gücü ihtiyacı, 2000’li yıllarda insan kaynaklarına yatırımın önemini ortaya koymaktadır. Nitelikli insan gücü ihtiyacını karşılayabilmek için eğitimin ne kadar önemli olduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır. Açık bir sistem olan eğitim sistemine dahil olan bireylerin toplumsal ihtiyaçlara uygun, nitelikli bireyler hâlinde yetiştirilmesi sistemin öncelikli görevlerindendir.

Eğitim sisteminde yetiştirilen bireylerin toplumsal amaçlara uygun olup olmadığını anlayabilmek, öğrenme-öğretme sürecinin kontrol altında tutulmasıyla sağlanabilir. Yapılacak denetim etkinlikleri sistemdeki aksaklıkları gidererek sistemin geliştirilmesini sağlamaya, eğitim ve öğretimin amaçlarına uygun yöntemi bulmaya yardımcı olacaktır. Eğitim kurumları belirlenen amaç ve niteliklere uygun bireyler yetiştirmek için çalışır. Yapılan uygulamaların başarı derecesini tarafsız olarak tespit edebilmek için kurumsal değerlendirme ve denetime ihtiyaç vardır (Bozkurt, 1995, 531). Taymaz’ın da belirttiği gibi (1982, 37) bir sistemin amaçlarına yönelik olarak çalışmasının değerlendirilmesi, sistemin bütünlüğü ve sistemden çıkan ürün için büyük önem taşır.

Günümüzde denetim, modern akımlardan etkilenmiş çağdaş denetim, demokratik denetim, etkili denetim gibi isimlerle anılmaya başlanmıştır (Yalçınkaya, 1986, 32). Bu kavramların hepsi de temelde verimliliğin arttırılmasına ve insan kaynaklarının geliştirilmesine önem vermektedir (Aydın, 1993, 2) İnsan kaynaklarının geliştirilmesine önem veren etkili eğitim denetim süreci tanılama, değerlendirme ve geliştirme işlevlerini içeren bir süreçtir. Buna göre, denetmenin öncelikle denetleyeceği kişi veya eylem hakkında bilgi toplaması, toplanan bilgiler ışığında bir değerlendirme yapıp olumlu ve olumsuz yönleri belirlemesi, yapılan belirlemelere göre iş gören ile görüşüp öğrenme-öğretme sürecini geliştirmeye çalışması önemli bir noktadır (Köklü, 1996, 260-263).

Ülkelerin eğitim sistemleri içerisinde eğitim-öğretim çalışmalarının daha önceden belirlenmiş olan amaçlarına uygun olarak yürütülmesini sağlayabilmeleri için denetim önemli bir faaliyettir. Amaçların çalışanlar tarafından tam olarak anlaşılması, değişen çevre şartlarına göre amaçların geliştirilmesi, çalışanların iş birliği içerisinde, uyumlu, verimli bir şekilde görevlerini yapmaları denetim sayesinde mümkün olabilir. Dolayısıyla, eğitim sistemlerinin varlığını devam ettirebilmeleri için etkili denetimi gerçekleştirecek örgüt yapısına sahip olmaları ve bu yapının istikrarlı bir biçimde işlemesini sağlamaları gereklidir.

Bu çalışmada sırasıyla Fransa, İngiltere ve Almanya eğitim denetimi sistemlerinin yapı ve işleyişlerine yer verilecek, bu ülkelerin eğitim denetimi sistemleri ile Türk eğitim denetim sistemi arasındaki benzerlik ve farklılıkların neler olduğu ortaya konulmaya çalışılacaktır.

Fransa Eğitim Denetimi Sisteminin Yapısı ve İşleyişi

Geçmişte, okullarının kalite kontrolleri büyük oranda üst kademelerce yapılan ve oldukça merkeziyetçi bir eğitim sistemine sahip olan Fransa’da özellikle 1980’li yıllarda bir dizi reform çalışmaları yapılmıştır. Bu reformlara ihtiyaç duyulmasının nedeni, Fransa’nın oldukça tutucu ve hantal olan eğitim sistemini modernize etmek, bununla birlikte eğitimle ilgili yeni ve iddialı hedefler belirlemektir (St. John-Brooks, 1995, 69). Bu eğitim reformları ile Millî Eğitim Bakanlığı, merkeziyetçiliğin önüne geçebilmek için yerel yönetimlere yetki göçermeye çalışmış, ancak bu reformlara rağmen merkezî yönetim geleneği geçerliliğini büyük ölçüde korumuştur (Nicolas, 1988, 2381).

Fransız eğitim sistemi, bölgesel düzeyde üç idarî birime ayrılmıştır; bunlar büyüklüklerine göre üniversite bölgesi (akademi), taşra teşkilatı (department) ve mahallî birimlerdir (commune). Üniversite bölgesi yerel düzeyde en büyük idarî birimdir. Fransa 28 üniversite bölgesine bölünmüştür. Üniversite bölgesinin başında bir rektör bulunur (rektör aynı zamanda o bölgedeki üniversitenin de yöneticisidir). Rektör, Millî Eğitim Bakanlığının temsilcisidir, Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır, ilköğretim okullarının ve orta okulların yönetimi ve üniversite bölgesi içerisinde ulusal düzenlemelerin uygulanmasından sorumludur (Kurian, 1988, 421).

Taşra biriminin yönetimi, merkezî hükûmet tarafından atanan bir vali tarafından yapılır. Taşra birimi içerisindeki öğretmenlerin tayini, öğrencilere verilen bursların kontrolü valinin sorumluluğundadır. Taşra biriminde ayrıca valinin başkanlık ettiği bir eğitim konseyi bulunmaktadır ve bu konsey eğitim ile ilgili konularda valiye danışmanlık yapmaktadır (Gülcan, 2005, 167-168). Taşra biriminde, rektörün temsilcisi olarak bir müfettiş bulunmaktadır ve bu müfettiş ilköğretimi denetlemekle görevlidir (Nicolas, 1988, 2382).

Mahallî birimlerin başı belediye başkanıdır. Her mahallî birim de kendi içerisinde kantonlara ayrılmıştır. Bu kantonların başında müfettişler vardır ve bu müfettişler kantonlar arasındaki koordinasyonu sağlarlar ve sorumlu oldukları bölgelerdeki ilköğretim kurumlarını denetlerler (Gülcan, 2005, 168).

Okul Denetimi

Fransa’da eğitim denetimi iki önemli kısımdan oluşmaktadır: Inspection Generale de l’Education Nationale (IGEN / Millî Eğitim Genel Denetleme Kurulu) müfredat programları ve onların nasıl uygulandığı ile ilgilenmektedir; Inspection Generale de l’Administration de l’Education Nationale (IGAEN / Eğitim Yönetimi Genel Müfettişleri) ise eğitim sisteminin yönetimi ile ilgilenmektedir (St. John-Brooks, 1995, 72).

Eğitim Yönetimi Genel Müfettişleri (IGAEN)

Eğitim yönetimi genel müfettişleri Millî Eğitim Bakanının aday göstermesi ile Cumhurbaşkanı tarafından kararname ile atanırlar. Doğrudan bakanın otoritesi altında bulunan merkezî ve bölgesel servis ve kurumları, bunlara mensup personeli kontrol etmek ve denetlemekle sorumludurlar (www.eurydice.org).

Millî Eğitim Bakanlığının amaçlarını gerçekleştirmek ve gerekli bilgileri elde etmek, bu kurulun sorumlulukları arasındadır. Kurul, bakan tarafından dağıtılan fonların yönetimlerini, okulların fizikî kapasite düzenleme işlemlerini, personel işlerini, okulların eğitim toplantılarını, sorumlu oldukları okulların öğretiminin ve sınavlarının değerlendirilmesini gözetim altında tutar (Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Avrupa Birliği Masası, 1996, 10).

Eğitim yönetimi genel müfettişleri, eğitim sisteminin yönetimini, yapısını, uygulanan metotların tutarlılık ve etkiliğini denetler. Millî Eğitim Bakanı, tarafından atanan bir başmüfettiş denetim departmanını yönetir, müfettiş gruplarını yönlendirir, müfettişler arasındaki koordinasyonu sağlar ve denetim raporlarını bakanlığa sunar (www.eurydice.org).

Eğitim yönetimi genel müfettişlerinin görevleri denetleme, değerlendirme ve rehberlikten oluşur. Bu müfettişler idarî ve malî konularda; personeli, merkezî ve yerel kurumları, kamu kuruluşlarını ve bakanlığın dolaylı veya doğrudan yardımından faydalanan veya faydalanmış olan kurumları kontrol eder ve denetlerler (www.education.gouv.fr).

Her yıl bakan tarafından hazırlanan bir plana uygun olarak, eğitim yönetimi genel müfettişleri, eğitimle ilgili önceliği olan konularda değerlendirmeler yaparlar ve eğitimle ilgili sorunlara çözüm önerileri sunan bir rapor hazırlarlar (www.eurydice.org).

Millî Eğitim Genel Denetleme Kurulu (IGEN)

Doğrudan bakanlığa bağlı olan Millî Eğitim Genel Denetleme Kurulu bakanlığın bünyesinde danışmanlık, planlama ve değerlendirme işlemlerini yürütmektedir. 1802 yılında kurulmuş olup, yaklaşık iki yüz yıldan beri işlevleri çeşitlenmiş ve uygulama alanları giderek okullara, kolejlere, liselere ve personele yönelik meslek eğitimi veren kurumlara kadar uzanmıştır (www.education.gouv.fr).

Millî Eğitim Genel Denetleme Kurulunun üyeleri, doktora derecesi olan ya da orta öğretimde öğretmenlik yapabilmek için uygulanan sınavı (agre_gation) geçmiş olan öğretmenlerden seçilir. Kurulun üyeleri, Millî Eğitim Bakanlığınca oluşturulan bir komisyon tarafından seçilir. Millî Eğitim Genel Denetleme Kurulu üyeleri direkt olarak bakanın otoritesi altındadır (www.eurydice.org).

Millî Eğitim Genel Denetleme Kuruluna verilen değerlendirme görevi, eğitimin çeşidine, içeriğine, programlara, pedagojik metotlara, uygulanan yöntem ve kullanılan araç-gereçlere dayanmaktadır. Genel denetleme kurulu denetim, yönetim, eğitim, öğretim ve yönlendirmeyi gerçekleştiren personelin kontrolünü yapar. Bunların işe alınmasına, eğitimine ve çalışmalarının değerlendirilmesine katılır. Kurul, eğitim politikasını uygulamak için bütün görüş ve önerileri bakanlığa bildirir (www.education.gouv.fr).

Kuruldaki müfettişler başarılarına bağlı olarak sürekli ve uzmanlaşmış gruplar içerisinde yer alabilir. Bu gruplarda yer alacak müfettişlerin listesi bakanlık kararnamesi ile saptanmaktadır. Millî Eğitim Genel Denetleme Kurulundaki müfettiş gruplarının çalışmaları iki yıl veya daha fazla bir süre için, bakan tarafından grup içerisinden atanan başkan tarafından düzenlenmektedir. Bu grupların sayısı şu anda 14’tür. Bunların 12’sinin alanı; biyoloji-jeoloji, ekonomi-idarî bilimler, beden eğitimi ve spor, sanat eğitimi, tarih ve coğrafya, modern diller, beşerî bilimler, matematik, felsefe, fizik ve kimya, sosyal bilimler, endüstriyel bilimler ve tekniklerdir. İlköğretim için ve eğitsel kuruluşlar ile okul yaşamı için oluşturulmuş iki grup daha vardır. Millî Eğitim Genel Denetleme Kurulunun görevleri, yüksek öğretim kurumları dışında bütün eğitim sistemi ile ilgili olarak, üç alanı kapsamaktadır: idarî, eğitim-öğretim ve rehberlik ile ilgili hizmetlerden sorumlu personelin işe alınması ve yetiştirilmesi sırasında yapılan sınavlara nezaret etmek, bu sınavlar sonucunda istihdam edilen personelin çalışmalarını denetlemek ve bir bütün olarak eğitim sistemini değerlendirmektir. Bu değerlendirme okullar, eğitimin türü, öğretimin içeriği, müfredat, öğretim metotları, bu metotların uygulanma şekilleri ve okul sınav sonuçlarını içermektedir (www.eurydice.org).

Millî Eğitim Genel Denetleme Kurulundaki müfettişler ayrıca her yıl bakan tarafından saptanan konularda bakana fikir ve önerilerde bulunarak, özellikle öğretimle ilgili çağdaş yaklaşımlar konusunda bilgi verirler (www.eurydice.org). Araştırılan konular genellikle eğitim sistemindeki güncel sorunlara ilişkindir. Yapılan araştırmalar belirli bir plan dahilinde ve iş birliği içerisinde gerçekleştirilmekte, verilerin toplanması sırasında öğretmen, öğrenci, okuldaki diğer personel ve dışarıdan katılımcılar (anne, babalar, seçilmiş görevliler ve iş çevrelerinden yöneticiler) ile görüşülmektedir (Oktay, 1998, 150-151).

Bölgesel Seviyedeki Denetim Toplulukları (IPR-IA ve IEN)

Bölgesel seviyedeki denetim topluluklarının bir kısmı üniversite bölgesinde (akademi), bir kısmı da taşrada (department) görev yapmaktadır. Bölge eğitim müfettişleri (IPR-IA), üniversite bölgesinde etkinlik gösterirken; millî eğitim müfettişlerinin (IEN), bir kısmı üniversite bölgesinde bir kısmı da taşrada görev yapmaktadır. Bölge eğitim müfettişleri ile akademi sınırları içerisinde etkinlik gösteren millî eğitim müfettişleri rektörün idaresi altındadır ve kendi uzmanlık alanlarında ders veren orta dereceli okul öğretmenlerinin değerlendirilmesinden sorumludurlar. Taşrada görev yapan millî eğitim müfettişleri ise ilköğretim kurumlarının ve buralarda görevli bulunan öğretmenlerin denetiminden sorumludurlar ve bulundukları bölgenin millî eğitim müdürüne bağlı olarak görev yapmaktadırlar (Oktay, 1998, 138-139).

Bölge eğitim müfettişlerinin işe alınmasında iki yol vardır. Bölge eğitim müfettişleri, rekabete dayalı bir sınavla veya 10 yıl aktif olarak hizmet vermiş millî eğitim müfettişleri arasından yetenekleri ve uzmanlık alanları esas alınarak yapılan bir listeye göre (Liyakat Listesi) seçilmektedirler. Bölge eğitim müfettişi olacak adaylar (www.eurydice.org):

• Orta öğretimde öğretmenlik yapabilmek için uygulanan sınavı (agre_gation) geçen nitelikli öğretmenler,

• Yüksek öğretimdeki öğretmenler,

• İdari personel,

• Görevlerinde en az 5 yıllık tecrübesi bulunan millî eğitim müfettişleri içerisinden seçilirler.

Yeteneklerine göre liyakat listesinden işe alınan bölge eğitim müfettişleri, denetim için zaten gerekli eğitimi almış olduklarından dolayı yeni görevlerine uyumları, düzenlenen seminerler yoluyla sağlanmaktadır. Sınavla işe alınanlar da atamaları yapılmadan önce bir yıllık yetiştirme programına alınmakta daha sonra görevde geçirdikleri bir yıldan sonra daimî kadro alma hakkını (tenure) elde etmektedirler. Bölgesel seviyede denetim yapan diğer bir grup olan millî eğitim müfettişleri için de bölge eğitim müfettişlerinin seçimi ve yetiştirilmesindeki aşamalar geçerlidir. Millî eğitim müfettişi adaylarında (Oktay, 1998, 142-145):

• Millî Eğitim Bakanlığında görev yapmış olmak ve bilimsel bir derece ya da bu dereceye denk bir üniversite diplomasına sahip olmak,

• Birinci veya ikinci kademe öğretmeni ya da eğitim personelinden olmak,

• Görevinde en az beş yıl kıdemli olmak,

şartları aranmaktadır.

Bölgesel seviyedeki müfettiş gruplarına üç esas görev verilir; teşvik, değerlendirme ve personelin denetimi. Teşvik rolünü Millî Eğitim Bakanı tarafından belirlenen eğitim politikasının uygulanması oluşturmaktadır. Bu amaçla personelin işe alınması ve yetiştirilmesi ve sınavların organizasyonuna iştirak ederler. Aynı zamanda öğretmenlerin ilk ve sonraki eğitimlerine yardımcı olurlar. Değerlendirme aktiviteleri kurumların yönetilmesi ve eğitim politikasının belirli yönleri ile ilgilidir. Geleneksel olarak her seviyeden öğretmen müfettiş tarafından düzenli olarak denetlenir. Bu sırada onlara verilen not kariyer ilerlemeleri için önemli bir faktördür. Personelin bireysel olarak teftişinde (kamu ya da kontrata göre özel kurumlarda) görevlendirilecek müfettiş, hem teftişi yapacak kişinin hem de teftiş edilen kişinin özellik ve niteliklerine göre seçilir (www.eurydice.org).

Akademi sınırları içerisinde görev yapan bölge eğitim müfettişleri ve millî eğitim müfettişleri, Genel Denetleme Kurulu ile yakın iş birliği içerisinde görevlerini yerine getirmektedirler. Ayrıca, 1989 Eğitimde Yönlendirme Yasasına göre, müfettişler bakana teknolojideki gelişmelerin gerektirdiği program değişikliklerine ilişkin önerilerde bulunmaktadır ve öğretmenleri bilgilendirmek amacı ile programda yapılan değişiklikleri sunmak için toplantılar düzenlemektedirler. Denetim konusunda öğretmenler önceden bilgilendirilmektedir. Denetim sırasında öğretmenin sınıfını nasıl yönettiğinin yanı sıra ne kadar iyi hazırlandığı, ne kadar sıklıkta alıştırma verdiği, bunları nasıl kontrol ettiği gibi konulara dikkat edilmektedir. Müfettişler denetim sırasında sınıfın genel koşullarına, öğretmen öğrenci arasındaki ilişkiyi, fikir alışverişinde sınıfın katılımını incelemek zorundadır. Yapılan teftişlerde öğretmenin veliler ve diğer personelle olan ilişkisi ve okulun çevre ile olan bağları da göz önüne alınmaktadır. Müfettişin sınıf ziyaretini denetim sonrası öğretmenle yapılan toplantı izlemektedir. (Oktay, 1998, 151-156).

İngiltere Eğitim Denetimi Sisteminin Yapısı ve İşleyişi

İngiltere’de eğitim, genel politika uygulamalarında merkezi idarenin ve bütün ayrıntıların çözümünde mahallî özerkliğin rol oynadığı bir bileşim içerisinde yönetilir. Merkezi hükümette eğitimin başında görevli olarak DfEE’nin (Eğitim ve Çalışma Dairesi) başında Eğitim Bakanı bulunmaktadır (Cramer, 1974, 68).

Merkezi idare genel olarak ulusal hedefleri belirlemekte, ulusal eğitim politikasını formüle etmekte, araştırma yaptırmakta, okul eğitim programının geliştirilmesi çalışmalarını desteklemekte, eğitim hizmetinde minimum standartları saptamakta, eğitimin kalitesini ve maliyetini izlemektedir (Oktay, 1998, 162).

Okulların günlük yönetimi genellikle “yerel eğitim otoriteleri” nin (local education authority) denetimindedir. Yerel eğitim otoriteleri, yerel hükümetin eğitim harcamalarındaki payını ödemek için kullanılan yerel vergi oranını saptamak gibi önemli kararlar dışında, eğitim ile ilgili kararların bir çoğu ile ilgilenen eğitim komitesini atar. Bu Eğitim Komitesi çoğunlukla şehir ya da bölge konseyi üyelerinden oluşur (Male, 1988, 1338). Eğitim komitesi demokratik olarak seçilmiş olan şehir meclisi üyelerinin en az %50’sini kapsar ve diğer üyeler genellikle dışarıdan, eğitim alanında uzman, deneyim ve tecrübelere sahip kişilerden seçilir (Millî Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Komisyonu, 1996, 197). 1993 yılından bu yana, bu şekilde davranmaya zorunlu olmasalar da pek çok yerel eğitim otoritesi uygulamalarını bu şekilde devam ettirmektedir. 1998 Okul Standartları Yasası, eğitim komitelerine ailelerin temsilcilerinin de atanmasını gerektirmektedir. Yerel eğitim otoriteleri eğitimle ilgili komiteye okul yönetim kurulundan temsilci olarak en az iki, en fazla beş tane veliyi atamakla sorumludur (www.eurydice.org).

Her yerel eğitim otoritesi, eğitim konusunda kapsamlı idarî sorumluluklara sahip bir baş eğitim memuru görevlendirir. Ayrıca, bu otoritelere bağlı olarak eğitim dairelerinde görev yapan yeterli sayıda başkan yardımcısı, eğitim psikoloğu, memur ve müfettişler gibi görevliler bulunmaktadır. Bu müfettişler (danışman olarak da bilinir) yerel eğitim otoriteleri tarafından derslerin içeriği ve niteliği hakkında tavsiyelerde bulunmak ve öğretmenler için hizmet içi eğitimini organize etmek için istihdam edilirler. Giderlerin hesaplaması, okul açılmadan önce gerekli hazırlıkların yapılması, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması gibi belirli alanlardan sorumludurlar. Bu müfettişler için önceden belirlenmiş bir sayı yoktur. Bazı yerel eğitim otoritelerinin görevlendirdiği 50 kadar müfettişi varken kimi otoritelerin hiç müfettişi yoktur (Statham & Mackinnon, 1991, 96-98).

1996 Eğitim Yasası, yerel eğitim otoritelerinin sorumluluklarına ve yetkilerine bazı eklemelerde bulunmuştur. Ayrıca 1998 Okul Standartları Yasası, eğitim standartlarının geliştirilmesine yardımcı olma görevini bu otoritelere vermiştir. 1999 yılında yayımlanan kanun ise yerel eğitim otoritelerine eğitim standartlarının yükseltilmesi için okullarla nasıl etkili bir biçimde iş birliği yapabileceklerine dair rehberlik etmekte ve yerel eğitim otoritelerinin yetkilerini uygun bir biçimde nasıl kullanacaklarını açıklamaktadır. Bununla birlikte 1997 yılında çıkarılan Eğitim Kanununa göre yerel eğitim otoriteleri de denetime tâbidir (www.eurydice.org).

1980’li yılların başlangıcındaki kamu fabrikalarının özelleştirilmesi ve kamu sektöründe verimliliği arttırmak için yapılan çalışmalar eğitim sektöründe de kendisini göstermiştir. Kamu sektöründeki özelleştirme yanlısı politikalar 1988 Eğitim Reformunu da etkilemiştir. Bu reforma göre okullar yarı özerk hâle getirilirken, bütün okullarda aynı eğitim kalitesini yakalayabilmek için eğitim standartları da merkezîleştirilmiştir (St. John-Brooks, 1995, 56).

İngiltere, günümüzde eğitim alanında meydana gelen değişikliklere uyum sağlamak amacıyla, eğitime yön veren kapsamlı reformlar gerçekleştirmiştir. 1988 Eğitim Reformu amacı ve kapsamı itibariyle eğitim sistemi içerisinde önemli bir yere sahiptir, 1992,1993 ve 1996 yıllarında yürürlüğe sokulan eğitim kanunları, İngiliz eğitim sisteminin yasal dayanağını oluşturmaktadır. Bu kısımda, İngiliz eğitim sisteminde denetim örgütünde öncelikle 1992 yılına kadar var olan yapı ve 1992 Eğitim Yasası ile denetim sisteminde yapılan değişiklikler ve mevcut durum değerlendirilecektir.

Majestelerinin Müfettişleri (Her Majesty’s Inspectors)

Majestelerinin müfettişleri ilk kez 1839 yılında okullardaki eğitimin kalitesi hakkında rapor verilmesi için atanmıştır. 1839’daki başlangıcında Majestelerinin müfettişlerinin görevi, hükümetin eğitimle alakalı görevlerinin yerine getirilmesine yardımcı olabilmek ve eğitimin gelişmesine katkıda bulunabilmek için eğitimin denetlenmesi ve bu konuda rapor vermekti. 1994 eğitim yasasının 77. fıkrası Eğitim Bakanlığını ilk, orta ve özel nitelikteki okulların, ileri ve yüksek öğretim kurumlarının denetlenmesi ve öğretmen yetiştirilmesinin kontrolünün yapılması ve yetişkin eğitiminin denetiminin yaptırılması ile sorumluluğunu vermiştir. Yasa ayrıca majesteleri tarafından bu amaçla atanan müfettişler tarafından denetimlerin yapılmasını da öngörmektedir (www.eurydice.org).

Majestelerinin müfettişlerinin, bakanlığa verdiği resmî raporlar 1980’lerin başından itibaren kamuya açık hâle getirilmiştir. 1983’ten bu yana verilen bütün resmî raporlar yayımlanmıştır. Majestelerinin müfettişlerinin görevleri arasında öğretmenlerin hizmet içi eğitimi ve merkezî yönetimin müfredat hakkındaki düşünce ve uygulamalarını duyurmak da vardır (Statham & Mackinnon, 1991, 94).

Majestelerinin müfettişlerinin başında bir başmüfettiş ve ona bağlı yedi başmüfettiş vardır ve bunların her biri eğitimin pek çok alanında görev yapan personelin (kısım müfettişlerinin) koordinasyonunu sağlamakla görevlidirler (meselâ müfettişin birisi, okul öncesi, ilköğretim, eğitimsel kayıplar ve multikültürel eğitimden sorumlu iken bir başkası 5-16 yaş öğrencilerinin müfredatı, yerel rehberlik hizmetleri, yerel eğitim otoritelerinin denetimleri ve özel okullardan sorumludur) (Statham & Mackinnon, 1991, 96).

1990’lı yıllara değin İngiliz eğitim sisteminde esas teftiş ağırlığı Majestelerinin müfettişlerinde toplanmaktaydı. Bunların yetki ve statüleri oldukça yüksekti. Majestelerinin müfettişlerinin yüksek meslek vasıfları taşıyan, yönetim ve rehberlik alanlarında yetişmiş, okullarda uygulama bakımından başarılı tecrübeler kazanmış kimseler olmasına dikkat edilirdi (Bilir, 1991, 127).

Ancak hem bu müfettişleri istihdam eden hükümet açısından hem de daha genel anlamda sorumluluklar açısından çoğunlukla Majestelerinin müfettişlerine dayanan bu sistemde sorunlar olduğu düşünülüyordu. Majestelerinin müfettişleri için en büyük problem onların seçkin yapısından ve bunun sonucu olarak da personelinin az olmasından kaynaklanıyordu. İngiltere ve Galler’deki eğitim kurumlarının denetimlerini düzenli bir şekilde gerçekleştirecek sistemi işletmek bu organizasyon için mümkün değildi (Winch, 1996, 134).

1992 Eğitim Yasası, okulların denetim sistemini köklü bir biçimde değiştirmiştir. Bu sistem altında İngiltere’deki okullar düzenli aralıklarla denetime tâbidir. Sistem, majestelerinin müfettişlerinin rollerini okulların direk olarak denetiminden alıp bağımsız denetim sisteminin danışmanlığına dönüştürmüştür. Kıdemli bir başmüfettiş tarafından yönetilen yeni bir hükümet departmanı, OFSTED (Eğitimde Standartlar Ofisi) bu amaçla oluşturulmuştur (St. John-Brooks, 1995, 60). Yeni sistem uyarınca yapılmakta olan okul denetimleri OFSTED ile yapılan kontrata göre bağımsız müfettişler ve majestelerinin müfettişleri tarafından gerçekleştirilir (www.eurydice.org).

Yeni denetim sisteminin temelini, hem okul hem de aile ile ilgili olacak bir şekilde, okul performansının değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Yani denetim sırasında öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişiminin yanında okulun toplum ile olan bağlarının da öğrencilerin kişisel gelişimine olan katkısı incelenmekte; ayrıca öğrenci velileri ile denetim öncesinde yukarıda bahsedilen hususlarda ön görüşmeler yapılmaktadır. Bu sistemin beş önemli ilkesi vardır (St. John-Brooks, 1995, 55-56):

• Bütün okullar her 4 yılda bir kez tamamen denetlenmelidir.

• Denetimler, hükümetin yeni bir departmanı olan OFSTED tarafından yetki verilip fiyat teklifini yapan özel ekiplerce yapılır.

• Okullar denetim raporlarına karşılık faaliyet planlarını yapmak zorundadırlar.

• Her bir raporun ve faaliyet planının bir özeti bütün ailelere gönderilir.

• Yeni sistem denetim ekipleri ve rehberleri istihdam eden yerel otoriteler tarafından finanse edildiği için bu sistem okulların desteklenmesinden ziyade performansının gözlenmesine önem vermektedir.

Yukarıda da belirtildiği gibi 1992 yılında başlatılan yeni denetim sistemi sürekli bir müfettiş heyetine değil her dört yılda bir denetlenmesi gereken okulları denetlemek için kontrat teklifinde bulunacak grupları oluşturan yetkili bireylere dayanmaktadır. Kontratları yaptıran ve bunları kontrol eden makam OFSTED’tir. Denetimlere, “Denetim İçin Yasal Çerçeve” adında çoğunlukla majestelerinin müfettişleri tarafından yazılan bir doküman kılavuzluk etmektedir. Bu durum daha önceden pek de şeffaf olmayan denetim kurallarını ve raporunu şeffaf hâle getirmiştir ve denetimde amaç yasal çerçevede belirtilen noktalara her zaman sadık kalmaktır (Winch, 1996, 135).

OFSTED, majestelerinin başmüfettişi tarafından yönetilmektedir. Majestelerinin müfettişleri de başmüfettişe bu konuda destek sağlamaktadırlar. OFSTED’in amacı okullardaki, öğretmen eğitimindeki, gençlik hizmetleri ve yetişkin eğitimindeki kalite ve başarı standartlarını düzenli denetleyerek, kamuya bu konuda rapor ve rehberlik hizmeti sunmak yoluyla öğrencilere sağlanan eğitimin, öğretmen eğitiminin, gençlik hizmetleri ve yetişkin eğitiminin niteliklerini geliştirmektir. OFSTED’in en fazla bilinen görevi okulların denetimidir, yerine getirmesi gereken sorumlulukları ise (www.ofsted.gov.uk):

• İngiltere’de okullarda sağlanan eğitimin kalitesini,

• Okullarda öğrencilerin ulaştığı eğitim standartlarını,

• Okullara sağlanan finansal kaynakların etkili bir biçimde idare edilip edilmediğini,

• Okullardaki öğrencilerin ruhsal, sosyal, ahlâkî ve kültürel gelişimlerini izlemektir.

Majestelerinin müfettişleri OFSTED’in profesyonel ekibini oluşturmaktadır. Sayıları 220 civarındadır. Bu müfettişler, yeni sistemde kalite gelişimi için denetim bulguları üzerine ön hazırlıklardan sorumludurlar. 1992 Eğitim Kanunu ile okul denetim grupları aşağıdaki üç kategoriyi içermektedir (Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Avrupa Birliği Masası, 1996, 30):

1. Eğitim Müfettişleri (Registered Inspectors/RgI),

2. Branş / Alan Uzmanı Müfettişler (Professional Team Members / PTM),

3. Meslekten olmayan müfettişler (Lay Inspectors).

Eğitim Müfettişleri (RgI): Denetim için gerekli çerçeveyi uygulamak için yetiştirilmiş ve Majestelerinin başmüfettişleri adına okul denetimlerini yönetmeleri için sözleşme yapılmış olan grup liderleridir. Çoğunlukla yerel eğitim otoritelerine bağlı olarak çalışmış olan eski müfettişler arasından seçilirler (Winch, 1996, 135). Eğitim müfettişlerinin çalışmaları majestelerinin müfettişleri tarafından izlenir. Denetim esnasında en yetkili kişidirler, dolayısıyla da denetimin her aşamasına katılmakla yükümlüdürler (www.eurydice.org). Görevleri denetim grubunun seçimi, yönetimi, görev dağılımı ve denetim raporunun yazılmasıdır (www.ofsted.gov.uk). Her denetim öncesinde eğitim müfettişi okulda kayıtlı olan öğrencilerin aileleri ile denetim konusunda gerekli bilgileri vermek ve onların okul hakkındaki görüşlerini almak için görüşme yapmakla sorumludur (www.eurydice.org).

Branş/Alan Uzmanı Müfettişler (PTM): Eğitim müfettişlerinin sorumluluklarını üstlenmeksizin, denetim sistemi içerisinde yer almak isteyen eğitim almış müfettişlerdir. Normal olarak bunların öğretmenlik ya da denetim tecrübesi vardır (www.eurydice.org). Okul sektörünün finansmanı, yönetimi ve özel eğitim programları gibi belirli alanlarda uzmanlaşmışlardır (Türkoğlu, 1999, 360). Uzman oldukları alanlardaki inceleme ve bulgularıyla rapora katkıda bulunurlar (www.ofsted.gov.uk).

Meslekten Olmayan Müfettişler (Lay inspectors): Her denetim grubunda, herhangi bir okulun yönetimi ve benzeri görevlerde kişisel tecrübesi olmayan en az bir müfettiş bulundurması gerekir. Sanayi, ticaret alanlarındaki mesleklerle uğraşan kişilerden veya halkın herhangi bir tabakasından seçilebilir (www.eurydice.org).

Majestelerinin müfettişleri ve okul denetim gruplarında bulunan müfettişlerin statüsü arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Majestelerinin müfettişleri OFSTED personelindendir. Ancak okul denetim gruplarında bulunan müfettişler OFSTED personeli değildirler. Okul denetim gruplarındaki müfettişler denetimlerini ya da diğer organizasyonlar için yaptıkları işleri OFSTED ile yaptıkları kontrata göre gerçekleştirirler (www.ofsted.gov.uk). Uygulanmakta olan sistem, majestelerinin müfettişlerini direk olarak okulların denetiminden alıp bağımsız denetim sisteminin danışmanlığına getirmiştir (St. John-Brooks, 1995, s. 60). Majestelerinin müfettişlerinden başka okul denetim grubundaki müfettişleri yetiştirmek, denetimlerin kalitesini güvence altına almak ve bazı özel durumlarda okul denetlemekle görevli olup OFSTED’in sürekli personeli olarak görev yapan müfettiş yoktur.

Okul Denetimi Yasasına göre, majestelerinin müfettişlerinin başlıca görevi İngiltere’de devlet tarafından finanse edilen bütün okulların bağımsız müfettişler tarafından düzenli bir şekilde denetimi için sistemi tesis etmek ve devamını sağlamaktır. OFSTED ise (www.ofsted.gov.uk):

• Okul denetim grubunda bulunan müfettişleri eğitmek,

• Denetim topluluklarının bir üyesi olarak çalışması onaylanmış olanların sicilini tutmak,

• Denetim yönetimi için gerekli şartları belirlemek,

• Denetim ve rapor yazımı konusunda yol göstermek,

• Yüksek standartlara ulaşılmasını garanti altına almak için teftişin yapılma şeklini izlemek,

• Denetim sistemini gözlem altında tutmakla yükümlüdür.

İngiltere’de uygulanmakta olan bu denetim sistemine ilişkin araştırmalar da göstermektedir ki denetim sadece bir haftalık işlem olarak değil de en az iki veya üç yıllık bir işlem olarak görülmelidir. Denetim, okul yöneticileri ve müfettişlerin tavır ve davranışlarının bir sonraki aşamayı etkileyebildiği altı aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar (Earley, 1998, 14):

• Denetim tarihinin ilan edilmesinden önceki süre,

• Denetim zamanının okula bildirilmesi,

• Denetim ve faaliyet planının yazılması,

• Faaliyet planının uygulanması,

• İlk denetimdeki olumsuzlukların giderilmesi,

• Tekrar denetlemedir.

Okullar ziyaret edilmeden önce müfettişler okulun genel durumu, amaçları, personel ve bütçesi gibi konularda bilgi sahibi olmak için belgeleri gözden geçirirler. Fakat denetimin en önemli noktası bir hafta sürecek ve çoğunluğunun sınıf ziyaretleri ile geçeceği okul denetimidir. Böyle bir denetim için ayrılacak süre okulun büyüklüğüne göre değişir. Ancak, denetim programı müfredat çalışmalarının sistematik olarak incelenebileceği şekilde düzenlenir. Haftanın sonunda ilk sözlü rapor kıdemli personel ve yöneticilere verilir (St. John-Brooks, 1995, 60).

Denetimi yapan grubun başında bulunan eğitim müfettişi denetimin tamamlanmasından sonra altı hafta içerisinde denetim raporunu ve raporun bir özetini hazırlar. Müfettiş raporun kopyalarını ve özetini; okulun yönetim kuruluna, OFSTED’e ve ilgili yerel eğitim otoritesine gönderir. Denetim raporları kamuya açık belgelerdir ve yönetim kurulu raporun tamamının ve özetinin belirtilen şahıslara ve kurullara duyurulması için gerekli hazırlıkları yapmalıdır. Talep edilmesi hâlinde raporun tamamına ait kopyalar sağlanmalıdır. İngiltere’de denetim raporları internet yoluyla topluma sunulmaktadır (www.eurydice.org).

Yöneticiler için diğer bir yeni zorunluluk ise denetim işleminin tamamlanmasından sonra 40 gün içerisinde bir çalışma planının yapılması ve bu planı (denetim raporunun özeti ile birlikte) ailelere gönderilmesidir. Bu plana göre zamanları belirlenerek hedeflerin konulması ve okuldaki mevcut eksiklerinin de tamamlanması beklenir (St. John-Brooks, 1995, 60-61).

Eğitim müfettişi, bir okulun başarısız olduğunu ya da öğrencilerine makul eğitim standartlarını sağlamada başarılı olamama ihtimalinin varolduğunu düşünüyorsa özel tedbirler alınır. Yerel eğitim otoritesi ile birlikte çalışan okul, bir faaliyet planı hazırlamalı ve yerel eğitim otoritesi faaliyet hakkında yorum ve açıklamalarda bulunmalıdır. Majestelerinin müfettişleri, okulun faaliyet planının kalitesi ve yerel eğitim otoritesinin ifadeleri, okul için alınan özel önlemlerin kaldırılması için hedeflenen tarih, yerel eğitim otoritesinin gelecekteki desteğinin sürekliliği ve ilk denetimden sonra kaydedilen ilerlemeler gibi konularda bir yargıya varmak için okulun ilk kez denetlenmesinden yaklaşık altı ay sonra bir kontrol ziyareti yapar. Bundan sonra majestelerinin müfettişleri okulu her öğretim döneminde bir kez ziyaret ederler. Bu ziyaretler sırasında okul için özel önlemlerin artık gerekmediğine karar verilirse son bir denetimden sonra bu yargıya varan bir rapor yazılır. Sürekli olarak başarısız olan bir okul sonuçta kapatılabilir. “Yeni Başlangıç” adı verilen bir politika ile başarısız olan bazı okullara yeni bir isim ve yeni bir yönetim ile okulları tekrar açma fırsatı tanınabilmektedir (www.ofsted.gov.uk).

Eylül 1997’den itibaren, müfettişlerden genel olarak okul tarafından uygun eğitim standartlarının sağlanmasına rağmen okulun önemli eksikliklerinin olduğu düşünülüyorsa denetim raporlarında bu durumun belirtilmesi istenilmiştir. Yerel eğitim otoritelerinin böyle okulların gözlem altına almaları gerekir ve 1998 Okul Standartları Yasasına göre bu okullara müdahale etme yetkileri vardır. Yerel eğitim otoritesi altı ay içerisinde beklenen gelişmeyi göstermeyen okul için OFSTED’e başvuruda bulunabilir. Önemli eksiklikleri olan bütün okullar Eğitim müfettişleri tarafından iki yıl aradan sonra tekrar teftiş edilir. Yeterli gelişmeyi gösteremediği düşünülen okullar için yukarıda belirtilen özel önlemler alınır (www.eurydice.org).

Almanya Eğitim Denetimi Sisteminin Yapısı ve İşleyişi

Almanya’nın 16 eyaletinin (Almanya Federal Cumhuriyeti’ni oluşturan 16 eyaletten eski Doğu Almanya kısmında bulunan 5 eyalet Doğu Alman Eyaletleri, Almanya Federal Cumhuriyeti’nde bulunan 11 eyalet Batı Almanya eyaletleri olarak bilinir) her birinin kendi “kültürel bağımsızlığı” vardır ve okul sisteminin nasıl organize edileceğine ve yasal düzenlemelerin nasıl yapılacağına kendileri karar verebilirler. Okulların yönetimi ve kontrolü direk ya da dolaylı olarak eyaletteki bakanlığa bağlıdır (Nauman & Köhler, 1990, 2038-2039).

Okul teşkilatının yönetimi, eyaletlere ve okul çeşitlerine göre farklılıklar göstermekle birlikte, genellikle şu üç kademeli sistem içinde yürütülmektedir (Aytaç, 1999, 37):

• Yüksek makam olarak eğitim ve kültür bakanlıkları,

• Orta Makam olarak yerel yönetimlere bağlı okul büroları (schulabteilung) veya müstakil olan okul daireleri (schulamt),

• Alt makam olarak ilçe ve köylerdeki okul daireleri yoluyla.

Farklı Alman eyaletlerindeki eğitim politikaları bir kısım politik sebeplerden dolayı birbirinden değişik olmakla beraber eyaletlerin eğitim bakanları arasında yapılan anlaşmalara dayalı olarak bazı temel benzerlikler de içermektedir. Bunlar (St. John-Brooks, 1995, 88):

• Okulla alakalı kanuni provizyonlar vardır. Örneğin, bütün okul türlerine göre hangi konuların ne kadar zamanda öğretileceğine dair ortak bir anlaşma vardır.

• Öğretmen olmak için gerekli eğitimsel nitelikler; öğrencilerin hepsi üniversiteye gitmeli, eyaletin yaptığı sınavı geçmeli ve stajyer öğretmen olarak diğer sınavları geçmeden önce iki yıl süre geçirmelidir.

• Müfredatın oluşturulması ve geliştirilmesi için yöntemler; bütün eyaletlerin öğretmenlerle iş birliği yapan bir komisyon tarafından hazırlanıp, yayımlanmış müfredatı vardır.

• Okulları denetleyecek bir müfettişin görevleri, sınıf içi öğretimi denetlemek ve hem ilköğretim ve orta öğretimdeki öğretmenlerin performanslarını değerlendirmek hem de bu öğretmenlere rehberlik etmektir.

Okulların eyalet tarafından denetimleri yasal denetim, ( Rechtsaufsicht ) (eyalette yapılan uygulamaların kanuna uygunluğunu hukuk kurulları tarafından denetlenir- okullar ve yüksek öğretim kurumlarını içerir), akademik denetim (eğitsel çalışmaların denetlenmesi ve öğretmenlere tavsiyelerde bulunulmasını içerir) ve devlet sektöründeki personelin denetlenmesini içerir. Okullar, Eğitim ve Kültür Bakanlıkları (Ministries of Education and Cultural Affairs) tarafından denetlenir. Yasal denetim genellikle yerel otoriteler tarafından (koruma dernekleri) gerçekleştirilen eğitim-öğretim dışı konuların kontrol edilmesini içerir. Eğitim-öğretim dışı konular okul binasının yapılması ve ihtiyaçlarının karşılanması, ders kitaplarının ve diğer öğretim materyallerinin sağlanmasını içerir (www.eurydice.org).

Akademik denetim, okullarda yapılan çalışmalar ve öğretimle ilgilidir. Okul müfettişlerinin görevleri, eğitim/öğretim çalışmalarını gerçekleştirirken müfredatın ve önceden belirlenmiş olan kuralların uygulanmasını; eğitim/öğretimin profesyonel bir şekilde uygun teknikler kullanılarak yapılmasını; aksaklık görülen noktalarda gerekli iyileştirmeler yapılmasını sağlamak ve eğitim/öğretim ile ilgili işlerin yapılmasına destek verip, ilgili kişileri bu işleri yapmaya teşvik etmektir. Akademik teftiş okullara ziyaretlerde bulunularak, dersleri izleyerek ve okul seviyesinde tavsiyelerde bulunarak gerçekleştirilir. İlkokullarda, Hauptschulen (temel eğitim veren ortaokul, şayet çocuk başka bir tür okula gitmiyorsa zorunludur, 5-9. alt seviye sınıflardan oluşur), Sonderschulen (engelli öğrenciler için) ve Real Schulen (5-10 sınıflardan oluşan ortaokul, daha yoğunlaştırılmış bir eğitim verir ve meslekî ya da yüksek eğitime devam etme imkânı tanır) okullarının denetimleri daha alt seviyedeki okul denetim otoriteleri tarafından gerçekleştirilir (Schulamter). Eğitim ve Kültür İşleri Bakanlığının orta dereceli okul müfettişleri (Oberschulämter/Bezirksregierungen), diğer bütün seviyedeki okulların denetimini yaparlar. Akademik denetimi yapacak yetkili, yetkisini Temel Eğitim Kanunundan almıştır. Bu kanuna göre bütün okul sistemi eyaletin denetimi altındadır. Müfettişler okulun belirlenmiş olan müfredat ve sınav kurallarına uyduğunu sınıfları ziyaret ederek ve dersleri dinleyerek kontrol etmek ve gerekli tedbirleri almak yetkisine sahiptir. Ama, müfettişler bireysel kararları kendi başlarına alamazlar ve bu yüzden öğretmenin pedagojik sorumluluklarına müdahale edemezler. Pedagojik sorumluluk (aynı zamanda pedagojik serbestlik diye de bilinir) öğretmenin dersleri uygun kanuni hükümler çerçevesinde kendi yetkisi dahilinde dersini verme hakkını içerir. Bu serbestlik sayesinde öğretmen öğrencisinin ilgi ve ihtiyaçlarına göre öğrenci merkezli öğretimi garanti altına almak için dersin içeriğini, öğretim metodunu ve değerlendirmesini yapmak özgürlüğüne sahiptir (www.eurydice.org).

Yasal denetim, okul denetiminin diğer bir kısmıdır. Schultager tarafından okulda eğitim dışı faaliyetler denen işler ve idarenin kanunlara uygunluğu (meselâ, okul binalarının yapımı ve ihtiyaçlarının karşılanması vs.) kontrol edilir. En son olarak yetkili müfettişler, devlet okullarının öğretmenleri ve başöğretmenlerin denetimlerini yaparlar. Böylelikle personelin görevlerini yapmalarını sağlarlar. Devlet hizmeti esasları çeşitli durumlarda (stajyerliğin sona ermesi, terfi, transfer vb.) periyodik olarak öğretmenlerin değerlendirmesinin yapılmasına olan ihtiyacı öngörür. Bu hem öğretmenin kariyer ilerlemesine hem de okul sisteminin verimli bir şekilde işlemesine yardımcı olur. Öğretme yeteneği ve becerisi öğretmenin meslekî nitelikleri olarak değerlendirilir. Yapılan değerlendirme başöğretmen ve müfettişler tarafından yapılan sınıf ziyaretlerine, başöğretmenin ilgili öğretmen hakkındaki performans raporuna ve öğretmenle yapılan konuşma ile öğrencilerin çalışmalarının denetlenip değerlendirilmesine bağlıdır (www.eurydice.org).

Eyaletler arasında önemli farklılıklar olmasına rağmen müfettişlerin rolleri aşağıdaki şekilde sınıflanabilir (St. John-Brooks, 1995, 90):

• Yıl boyunca her okulu bir kaç kez ziyaret etmek,

• Personelle mevcut problemler hakkında görüş alışverişinde bulunmak,

• Okul gelişimini teşvik etmek,

• Okulun yıllık istatistiklerini analiz etmek,

• Çeşitli amaçlarla öğretmenleri değerlendirmek,

• Gerektiğinde yöneticilere tavsiyelerde bulunmak,

• Yerel okullar için politika geliştirilmesine iştirak etmek,

• Bölgesel okul projelerini şekillendirmek ve değişiklikleri yapmak,

• Kurs ve seminerler yoluyla hizmetiçi eğitim sağlamaktır.

Ayrıca, denetim haberli olarak yapılmakta, ders denetimi esnasında daha çok öğretmenin pedagojik yeterliliğine, öğretmenin demokratik ortam sağlamasına, öğretmenin derse girmeden önceki yaptığı hazırlığa, ders esnasında öğrencileri motive etmesine, yöntem ve metot bilgisine, uygun araç-gereç kullanımına, ders sonunda öğrencilerle birlikte yapılan değerlendirmeye ve belirlenen amaçların gerçekleştirilme derecesine dikkat etmektedir (www.eurydice.org).

Alman Anayasası’nın eğitim haklarının kullanılmasıyla ilgili maddesi, Almanya’da yaşayan yabancı ailelerin çocukları için de geçerlidir. Yabancı işçi çocuklarının Alman okullarında uygulanan programı takip edebilecek düzeyde Almanca bilmemeleri ya da yabancı ailelerin çocuklarının ülkelerine döndükleri zaman uyum sorunları yaşamalarını önlemek amacıyla ikili anlaşmalar uyarınca bu konuda düzenlemeler yapılmaktadır (Bilir, 1991, 119).

Denetim sistemi eyaletlere göre çeşitli değişiklikler göstermekle birlikte kimi eyaletlerde yabancı öğrencilerin bulunduğu sınıfların denetimi, koordinatör öğretmenler tarafından gerçekleştirilmektedir. Meselâ Bayern eyaletinde, yabancı ve Alman sınıf ve branş öğretmenleri için ayrı koordinatör öğretmenler görev yapmaktadır. Koordinatör öğretmen bölgesindeki öğretmenlerin sisteme uyumlarını sağlamak için gerekli çalışmaları yapmakta, öğretmenlere meslekî yönden rehberlik etmekte, meslekî toplantılar planlar, ders denetimleri sonrasında değerlendirme yaparak öğretmenin geliştirmesi gerekli yönleri üzerinde durmakta, gerekli gördüğü takdirde rapor yazarak yetiştirilmek üzere hizmetiçi eğitime katılacak öğretmenleri belirlemektedir (Bilir, 1991, 121-122).

Türkiye Eğitim Denetimi Sisteminin Yapısı ve İşleyişi

Anayasanın 42. maddesine göre eğitim ve öğretim devletin gözetimi ve denetimi altında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş esaslara göre gerçekleştirilir. Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 56. maddesine göre eğitim-öğretim hizmetinin devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Millî Eğitim Bakanlığı sorumludur.

Cumhuriyet döneminde eğitim denetimi ile ilgili düzenlemeler ilk defa 1923 yılında yayımlanan Maarif Müfettişleri Talimatnamesi ile başlatılmıştır. Bu talimatname ile müfettişlik makamının kuruluş, müfettişlik görev ve yetkileri ile teftiş esasları açıklanmıştır. Teftiş kurulu da aynı yıl içerisinde kurulmuştur. 1926 yılında 789 sayılı Maarif Teşkilatı Kanunu’nun çıkartılması ve maarif eminliklerinin kurulması üzerine, bakanlık müfettişlerinin hak, yetki ve görevlerine ilişkin yönetmelik hazırlanmıştır. Bu yönetmeliğe göre müfettişler vekalet müfettişi (bakanlık müfettişi) ünvanı altında merkez müfettişleri ve mıntıka müfettişleri olmak üzere iki gruba ayrılmıştır (Taymaz, 1982, 13-14).

Millî Eğitim Temel Kanunu’nda ve 222 sayılı kanunda yapılan değişikliklerle 1983 yılından sonra Türk eğitim sisteminde denetim hizmetleri, bakanlık ve ilköğretim müfettişliği olmak üzere ikili biçimde örgütlenmiştir. Bakanlık müfettişleri önceden belirtildiği üzere Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu’nda ve doğrudan bakana bağlı olarak, ilköğretim müfettişleri ise taşra teşkilatında ve valilik (il millî eğitim müdürlüğü) emrinde görev yapmaktadırlar (Gümüş ve Karabıyık, 1997, 13). Bakanlık müfettişlerinin görev ve sorumlulukları Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği ile, ilköğretim müfettişlerinin görevleri ise 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği ve Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Rehberlik ve Teftiş Yönergesi’ne göre düzenlenmiştir.

Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu

Teftiş Kurulu Başkanlığı, Millî Eğitim Bakanı adına denetim faaliyetlerini bakandan alacağı emir ve onay üzerine yürütür. Buna göre Millî Eğitim Bakanlığının merkez, taşra, yurtdışı teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşların her türlü faaliyet ve işlemleriyle ilgili teftiş, inceleme ve soruşturma işlemlerini yürütmek, bakanlığın gözetim ve denetimine tabi olan diğer kurumlarda teftiş ve incelemelerde bulunmak, bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek ve mevzuata uygun çalışmasını temin etmek amacıyla gerekli teklifleri bakana sunmak, özel kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek Teftiş Kurulu Başkanlığının görevlerindendir (http://ogm.meb.gov.tr/gos_kanun.asp?alno=2).

Teftiş Kurulu Başkanlığı; başkan, başmüfettişler, müfettişler, müfettiş yardımcıları, şube müdürlüklerinden oluşup doğrudan bakana bağlıdır. Müfettişlere bakan ve başkan dışında hiçbir yerden emir verilemez. Bakanlık müfettişleri, Millî Eğitim Bakanı’nın emri ve onayı üzerine Teftiş Kurulu Başkanı’ndan aldıkları talimata göre görevlerini yerine getirirler ve görevlerinin sonucunu Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bildirirler. Eğer verilen denetim görevinin gruplar hâlinde yerine getirilmesi gerekiyorsa, grup içerisinde bulunan müfettişlerin en kıdemlisi grup başkanı olur ve grupta bulunan müfettişler arasında işbölümünü yapar. İşlerin zamanında ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlar ve Teftiş Kurulu Başkanlığı ile olan iletişimi sağlar. Denetim bitiminde, denetimi gerçekleştirilen ilin eğitim-öğretim durumu hakkında genel bir durum raporu hazırlar (http://yasemin.meb.gov.tr/ mebdata/mevzuat/html/ 108.html).

Teftiş Kurulu’nun görev merkezi ve müfettişlerin görev ve çalışma merkezi Ankara’dır. İstanbul ve İzmir’de de çalışma merkezleri bulunmaktadır. Ayrıca iş yoğunluğuna göre Teftiş Kurulu Başkanı’nın önerisi ve bakanın onayı ile diğer illerde çalışma merkezleri ve bunlara bağlı bürolar kurulabilir veya kaldırılabilir (http://www.geocities.com/ertankocak/baknlk_ogrt_ilgili.htm). Teftiş Kurulu Yönetmeliği uyarınca müfettişlerin yerine getirmesi gereken denetim hizmetleri şunlardır:

• Genel denetim ve raporu,

• Öğretmen-personel denetimi ve raporu,

• Sınav denetimi ve raporu,

• Kurs ve seminer denetimi ve değerlendirme raporu,

• İncelemeler ve inceleme raporları,

• Araştırmalar ve araştırma raporları,

• Soruşturmalar ve soruşturma raporları.

Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişliği

Her ilde il millî eğitim müdürlüğü bünyesinde Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Yönetmeliği’nde belirtilen görevlerin yerine getirilmesini sağlamak üzere ilköğretim müfettişleri başkanlığı oluşturulmuştur (Oktay, 1998, 103). İlköğretim müfettişleri başkanlıkları doğrudan il millî eğitim müdürüne bağlı olarak görev yaparlar. Amaçları rehberlik, iş başında yetiştirme, teftiş ve değerlendirme, inceleme, soruşturma hizmetlerinin yürütülmesidir (MEB, 1999).

İlköğretim müfettişleri kurulu başkan, başkan yardımcıları ile müfettişler ve müfettiş yardımcılarından oluşur. İlköğretim müfettişlerinin başkanı aynı zamanda ilköğretim müfettişleri kurulunun da başkanıdır. Kurul, bir öğretim yılı içerisinde öğretim yılının başı, ortası ve sonunda olmak üzere en az üç defa bir gündemle toplanır. Ayrıca il millî eğitim müdürünün yazılı isteği üzerine kurul olağanüstü toplantıya çağrılabilir. Bakanlıkça yapılan düzenlemeler çerçevesinde ilköğretim müfettişleri kurulunun yerine getirmesi gereken görevler: Görev alanına giren okul ve kurumların denetlenmesi ve bunlar ile ilgili olarak alınması gereken önlemleri belirlemek; meslekî toplantı ve hizmet içi kurslara ilişkin programları hazırlamak, valilikçe kurulda görüşülmesi istenen konuların ve belirtilen görüşlerin değerlendirmesini yapmak; okul ve kurumlarda denetim hizmetlerinin yerine getirilmesinde önceden belirlenen amaçlara ne dereceye kadar ulaşıldığını, sorunların neler olduğunu ve alınması gereken önlemleri saptamak; okul ve kurumlar ile bu kurumlardaki personel ile ilgili teftiş raporlarının değerlendirmesini yapmak, teftiş gruplarının düzenlediği öğretim yılı sonu raporlarını incelemek; eğitimin kalitesini artırmak, sorunları belirleyip bunlara çözüm bulmak amacıyla araştırma konuları saptamak; görev alanına giren kurumların çalışma programını belirlemek ve buralardaki rehberlik çalışmalarını yürütmektir (MEB, 2001).

İlköğretim müfettişleri görevli oldukları bölgelerde kurum denetimi, kurs ve seminer denetimi gerçekleştirirler. Kurum denetimi sırasında denetimin yapıldığı kurumda görevli yönetici, öğretmen ve diğer personeli denetlerler. Denetim sırasında müfettişler görevli personele sistemdeki yenilikleri iletirler, kurumun çalışmalarını güçleştiren veya zayıflatan nedenleri belirlerler, eğitim-öğretim ve yönetim sürecini ilgili mevzuat uyarınca gözleyip, önceden belirlenmiş ölçütlere göre değerlendirirler ve daha etkili bir duruma gelmesi için geliştirilmesine rehberlik ederler (MEB, 2001).


Sonuç

Avrupa Birliği, ülkemizden yalnızca ekonomik ve siyasî değil kültürel alanda da birliğe uyum sağlayabilmek için standartları yükseltmesini beklemektedir. Bu beklentileri karşılayabilmenin yolu eğitimden geçmektedir. Eğitim ile nitelikli insan gücü yetiştirilmesinin yanında toplumun kültür seviyesi ve yaşam standardı da geliştirilebilecektir.

Avrupa Birliği yolunda Türkiye’de sağlanan eğitimin standardının da geliştirilmesinin gerekliliği dikkati çekmektedir. Birliğe uyum sağlayabilmesi için Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye arasında eğitim sistemleri yönünden de paralellik sağlanmalıdır. Bu tür araştırmaların eğitim alanında Avrupa Birliği politika ve düzenlemelerine uyum sağlanabilmesi için gerekli çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Eğitimde kaliteyi yükseltebilmek için denetimin etkin bir şekilde yerine getirilmesine dönük çalışmalara, Avrupa Birliği ülkeleri ile gelişmiş ülkelerin denetim modellerinden esinlenerek eğitim denetimi sistemindeki eksikliklerin tespit edilerek bunların giderilmesine yardımcı olması mümkündür.

Kaynakça

Aytaç, K. (1999). Federal Almanya Cumhuriyetinde Okul Sistemi . Ankara: Engin Yayınevi.

Bilir, M. (1991). Türk Eğitim Sisteminde Teftiş Alt Sisteminin Yapı ve İşleyişi . Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara: A.Ü.S.B.E.

Bozkurt, E. (1995). Eğitimde Değerlendirmenin Gerekliliği. Eğitim Yönetimi Dergisi . Ankara: Pegem Yayınevi.

Cramer, J. F. (1974). (Çeviren: Ferhan Oğuzkan). Çağdaş Eğitim . İstanbul: Millî Eğitim Basımevi.

Earley, P. (1998). School Improvement after Inspection: School and LEA Responses . London: Chapman Publishing.

Erdoğan, İ. (1997). Çağdaş Eğitim Sistemleri . İstanbul: Sistem Yayıncılık.

Kurian, G. (1988). World Education Encyclopedia . New York: Facts on File Publications.

Gülcan, M. G. (2005 ). A.B. ve Eğitim Süreci . Ankara: Anı Yayıncılık.

Male, G. A. (1988). World Education Encyclopedia . New York. : Facts on File Publications.

Millî Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Komisyonu. (1996). Avrupa Birliği Üye Ülkelerinin Eğitim Sistemleri . Ankara: Millî Eğitim Basımevi.

Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Avrupa Birliği Masası. (1996). Avrupa Birliği Ülkeleri Eğitim Denetimi . Ankara: Millî Eğitim Basımevi.

Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği (1999). Tebliğler Dergisi. Sayı:2505, Ekim. (http://yayim.meb.gov.tr/dergiler adresinden 07.07.2001 tarihinde alınmıştır).

Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Rehberlik ve Teftiş Yönergesi, (2001). Tebliğler Dergisi. Sayı: 2521, Şubat. (http://yayim.meb.gov.tr/dergiler adresinden 07.07.2001 tarihinde alınmıştır).

Nauman&Kohler. (1990). The International Encyclopedia of Education . Oxford: Pergamon Press.

Nicolas, B. (1988). Times Educational Suplement . London: Times Supplements Ltd.

Oktay, F. (1998). Denetim Alt Sistemleri Üzerine Karşılaştırmalı Bir Araştırma: Türk, Fransız ve İngiliz Denetim Alt Sistemleri. Ankara: Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi.

St. John-Brooks, C. (1995). Schools Under Scrutiny. Washington, D.C.: OECD Publications and Information Center.

Statham, J. & Mackinnon D. (1991) The Education Fact File . London: Hodder and Stoughton.

Taymaz, H. (1982). Teftiş: Kavramlar, İlkeler, Yöntemler . Ankara: Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Yayınları.

Türkoğlu, A. (1999). Karşılaştırmalı Eğitim . Ankara: Baki Kitabevi.

Yalçınkaya, M. (2003).

Winch, C. (1996). Quality and Education . Oxford: Blackwell publishers.

www.education.gouv.fr/syst/inspections.htm (adresinden 16.06.2001tarihinde alınmıştır).

www.eurydice.org/Eurybase/Application/frameset.asp?country=DE&language=EN (adresinden 20.06.2001tarihinde alınmıştır).

www.eurydice.org/Eurybase/Application/frameset.asp?country=FR&language=EN (adresinden 16.06.2001tarihinde alınmıştır).

www.eurydice.org/Eurybase/Application/frameset.asp?country=UK&language=EN (adresinden 18.06.2001tarihinde alınmıştır).

www.ofsted.gov.uk/howwework/index.cfm?fuseaction=howwework.inspections&id =10#whatis (adresinden 18.06.2001tarihinde alınmıştır).

www.geocities.com/ertankocak/baknlk_ogrt_ilgili.htm. (Adresinden 07.07.2001 tarihinde alınmıştır). MEB Teftiş Kurulu Tüzüğü.

www.ogm.meb.gov.tr/gos_kanun.asp?alno=2 (Adresinden 07.07.2001 tarihinde alınmıştır) 3797 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

www.yasemin.meb.gov.tr/ mebdata/mevzuat/html/ 108.html (Adresinden 07.07.2001 tarihinde alınmıştır). MEB Teftiş Kurulu Yönetmeliği

EDUCATIONAL SUPERVISION SYSTEMS OF FRANCE, ENGLAND AND GERMANY IN TERMS OF FORM ANDPRACTICE

Abstract

In this article, educational supervision systems of France, England and Germany, which are the outstanding countries of the European Union, were referred. Firstly, structures and practices of educational supervision systems of France, England and Germany were mentioned as these systems have different aspects in terms of form and practice. In the last section, these systems were compared with our country in order to emphasize the similarities and differences.

Key Words: France, England, Germany, educational supervision

Add Comment