Eğitim Planlama Modelleri

 

 

EĞİTİM EKONOMİSİ VE PLANLAMASI

Eğitim Planlama Modelleri

 

 

 

İÇİNDEKİLER

1.GİRİŞ………………………………………………………….……………………………….……3

  1. EĞİTİM PLANLAMA MODELLERİ………..…………………………………………3

2.1. Eğitim Planlaması Nedir?….…………………………….…………………….3

2.2. İnsan Gücü Planlaması Modeli…………………….………………………….3

2.3. Toplumsal İstem Modeli……………………..…………………………………5

2.4. Eğitimde Verim  Oranları Modeli (Maliyet-Yarar Modeli)………………..5

2.5. Maliyet-Etkililik Modeli ……………………………………………………………………… 6

2.6. Girdi- Çıktı Modeli…………………………………………………………………………6

2.7. Uluslararası Karşılaştırmalar Modeli…………………………………………6

2.8. Doğrusal Programlama Modeli……………………………………………….7

2.9. Sentetik Planlama Modeli………………………………………………………7

2.10. Stratejik Planlama Modeli…………………………………………………………………..7

                        2.10.1Stratejik Planlama Nedir?.……………………………………………….7

            2.10.2. Stratejik Yönetim-Stratejik Planlama İlişkisi……………………8

2.10.3. Stratejik Planlama Gereksinimi ve Beklenen Yararları…………8

2.10.4. Stratejik Planlamanın Aşamaları..…………………………………9

2.10.5.Edim(Performans) Programı…..…………………………………12

2.10.6.Etkinlik(Faaliyet) Raporu…………………………………………13

2.10.7.Stratejik Planlama ve Eğitim Uygulamaları…………………….13

 

SONUÇ……………………………………………………………………………………..14

 

KAYNAKÇA……………………………………………………………………………….15

 

1.GİRİŞ

Planlama  belirli amaçlara ulaşmak için toplumun  mal, para ve insan kaynaklarını daha etkili ve verimli kılmak için gelecekte uygulanacak bir dizi karaları hazırlamaktan oluşan bir süreçtir ( Adem, M. 2008:31). Planlama geleceğe yönelik bir çalışmadır ve temelinde amaçlı hareket etme vardır. Sadece ekonomik bir olgu değildir aynı zamanda toplumsal bir olgudur. Yani planlama toplumsal etkinliklere yol gösterebilmektedir. Ayrıca kıt kaynakları en iyi biçimde kullanmaya olanak veren bir mekanizmadır(Hesapçıoğlu, 1984:10).

 Cumhuriyet döneminde Türkiye’de eğitim planlaması çalışmalarını iki ana bölüme ayırabiliriz.1920-1960 dönemi ve 1960’dan günümüze kadar olan dönemdir. 1920-1960 döneminde planlı çalışma görünümünden çok eğitim sistemini geliştirme ve sisteme yön verme çalışmaları görülmektedir. Bu çalışmalarda plan hazırlama için gerekli olan prosedürler saptanmamış ve sorumlu  bir örgüt belirtilmemiştir.  Türkiye’de 1960 yılında planlı kalkınma politikası benimsenmiştir. 1961 anayasasıyla birlikte bir planlama örgütü olan Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuştur (Hesapçıoğlu, 1984).

  1. EĞİTİMDE PLANLAMA MODELLERİ

2.1.Eğitim Planlaması

Eğitim planlamasının farklı tanımları yapılabilir: Eğitim sürecinin oluşumunu öngören bilimsel çözümlemelere dayandırılabilir. Geleceğin sağlayabileceği birçok seçeneği araştırmaya bazı sorunlar ve düzensizlikler gösterecek alanlara dikkat çekmeyi ve çeşitli çözümler öngörmeyi hedeflemektedir. Eğitim planlaması birbirine bağlı kararları içeren sürekli bir süreçtir (Hesapçıoğlu, 1984:15).

 Coombs’a göre (1973); eğitim planlaması gelecekle ilgilenir ancak ışığını geçmişten alır. Gelecekteki eylemler için bir sıçrama tahtasıdır. Eğitim planlaması, ussal ve düzenli çözümleme tekniğinin eğitim sürecine öğrencilerin ve toplumun  gereksinimlerini karşılamada  daha etkili kılmak için uygulanmasıdır.

2.2. İnsan Gücü Planlaması Modeli

Türkiye’de planlı döneme geçişin başlangıcında 1963-67 dönemini kapsayan 1. Beş yıllık kalkınma planında İnsan Gücü Yaklaşımı karşımıza çıkmaktadır (Hesapçıoğlu, 1984). Coombs’a göre (1973), iktisatçılar eğitim planlamasında daha çok bu yaklaşımı benimsemişlerdir. Bu yaklaşımı savunanlara göre ekonomik gelişme bir ulusun kalkınmadaki itici gücüdür.Ancak ekonomik gelişme yalnız maddi kaynakları değil onları düzenleyecek insan gücü kaynaklarını da gerektirir.

İnsangücü planlaması, genel olarak, ekonomide hedeflenen bir milli gelir artışının gerektirdiği  insangücünün yetiştirilmesini içerir. Eğitim ekonomiyi hızlandıran önemli bir etken olarak görülür.İnsan gücü gereksinimleri genel olarak belli seviyelerde eğitilmiş insanların sayısıyla ifade edilir vehedeflenen büyüme oranının ekonominin farklı sektörlerindeki istihdam düzeyi, meslek yapısı vedolayısıyla eğitime katılımla ilişkilendirilmesiyle tahmin edilir.(Tural, 2012; Akt.Ergen, 2013)

Adem’e göre (2008), İnsan Gücü Planlaması, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın gerekli kıldığı  insan kaynaklarının daha etkili ve verimli bir biçimde kullanılması amacıyla bilimsel yöntemlerle yetiştirilmesi sürecidir. Ancak insan gücü diğer kaynaklara benzememektedir. Çünkü insan gücü göç edebilir, greve gidebilir, üretim gücünü azaltabilir, bir iş yerinden diğerine geçebilir. İnsan gücü planlaması iki amaca yöneliktir.Bunlardan birincisi bireyi, ikincisi toplumu ilgilendirmektedir. Bu yaklaşımda bireysel hedef; bireyin fiziksel niteliklerini, verimini ve toplumsal üretime katkılarını içeren davranışları kapsamaktadır. İnsan gücü planlamasının çevreye yönelik hedefi eldeki personelin en etkili biçimde kullanılmasıdır.

Türkiye insan gücü planlamasında sıkıntılar yaşamış ve yaşamakta olan bir ülkedir.Kimi alanlarda çok sayıda diplomalı işsiz yetiştirilirken kimi alanlarda da nitelikli insan gücü eksikliği görülebilmektedir.Ülkemiz gibi  gelişmekte olan ülkelerde kalkınma sürecinde karşılaşılan sorunlar; (Adem,2008:58)

  • Gelişmekte olan ülkelerde doğum oranları yüksektir ve nüfus artışı fazladır.
  • Kırsaldan şehirlere, geri kalmış bölgelerden sanayinin yoğun olduğu bölgelere yoğun göç olması dolayısıyla iş, eğitim, sosyal güvenlik sorunları beraberinde gelmektedir.
  • Yeraltı zenginliklerinin hesapsızca harcanması.

Yukarıda belirtilen sorunları aşmanın yolu insan gücü planlamasının bilimsel araştırma bulgularına dayalı yapılması ile mümkündür. İnsan gücü alanındaki plansızlık sonucu  milyonlarca insan işsiz kalmakta, diplomalı insanlar iş arayıp bulamamakta ya da kendi alanlarından farklı işlerde çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Her ülkenin insan gücü sorunu bir birinden farklıdır. Kimi ülkelerde niteliksiz insan gücü ihtiyacı fazlayken kimilerinde nitelikli insan gücü ihtiyacı ön plana çıkabilmektedir. Bu nedenle uzmanlar ve politikacılar ülkelerinin insan gücü sorunlarını doğru değerlendirmek zorundalar. Bu değerlendirmeye insan gücü çözümlemesi denir. İnsan gücü çözümlemesinin genel amaçları;

  • Ekonominin tüm kesiminde nitelikli insan gücü gereksiniminin belirlenmesi.
  • Niteliksiz insan gücü ve eğitimli insan gücü fazlasının araştırılıp sebeplerinin ortaya konması.
  • İnsan gücü kaynaklarının geliştirilmesi konusunda ekonomide büyüme hedeflerinin belirlenmesi (Adem,2008: 52).

Tablo 1: Türkiye ve Dünyada genç istihdam ve işsizlik oranları, 2009 (%).

  İKO(1) İstihdam Oranı İşsizlik Oranı
Dünya Ortalaması Genel       64,7 60,5        6,4
15-24 yaş       51,0 44,4       13,0
Türkiye Genel       47,9 41,2       14,0
15-24 yaş       38,7 28,9       25,3

İnsan gücü yaklaşımına çeşitli eleştiriler de getirilmiştir.Coombs’a göre ( 1973), birçok insan gücüincelemelerinde daha çok kentlerdeki iş alanlarının gerektirdiği yüksek düzeyli insan gücü üzerinde durulmuştur.Böylece plancılar ulusun gelecekteki çalışanlarının çoğunluğun oluşturan yarı nitelikli ya da niteliksiz işçilerle kırsal kesimlerdeki işçi çoğunluğunun eğitim ihtiyaçları hakkında yararlı bilgilerden mahrum bırakılmışlardır.Ayrıca gelişmekte olan ülkelerdeki insan gücü araştırmalarında kullanılan iş sınıflandırmaları ve insan gücü oranları (doktor ve hemşireler arasında bulunması gereken oran) daha az gelişmiş ülkelerin gerçeklerine uymamaktadır.

2.3.Toplumsal İstem Modeli

Toplumsal İstem Yöntemine göre eğitim bir tüketim malı olduğundan bundan bütün insanların yararlanması gerekir. Eğitim hizmeti tüm nüfusa sunulmalıdır.Herkes yetenekleri doğrultusunda en yüksek eğitimi almalıdır.Ancak ülkemizde eğitimde fırsat ve olanak eşitsizliği olduğu için nüfus un tümü değerlendirilememektedir.Amaç bu eşitsizliğin en aza indirilmesidir. Bu yaklaşım halkın eğitim gereksinimini karşılayabilmek amacıyla eğitimin planlanmasıdır.Ayrıca toplumsal istem yaklaşımının temel hedefi eğitim hizmetinin hiç yararlanamayan ya da çok az yararlanabilen kişilere yoğunlukla sunulabilmesidir ( Adem, 2008: 136).

Eğitim planlamasında toplumsal istem yöntemi genellikle eğitimin çeşitli kademelerinde okullaşma oranlarını artırmaya yönelik ulusal hedeflere dayanır. Tanımlı yaş grubunda bulunan her bireyinokula erişiminin sağlanması anlamına gelen evrenselleşme ya da genelleşme hedefi söz konusudur (Davis,1980; Akt. Ergen, 2013). Örneğin, “6-13 yaşındaki tüm çocukların ilköğretime kaydının sağlanması” tipik plan hedeflerindenbiridir.

Coombs’a göre ( 1973), bir devletin okuma zorunluluğu koymasıyla birlikte  istem daha çok nüfustan etkilenerek hızla büyür.Uygulamada toplumsal isteğin artırılması azaltılmasından daha kolaydır. Örneğin devlet istiyor gücü yetiyorsa öğrenim zorunluluğu getirip zorunlu öğrenim yaşından sonra öğrenimi parasız yaparak toplumsal istemi artırabilir.

Adem’e göre ( 2008) zorunlu eğitim çağı ne kadar yüksek olursa, öğrenim çağındaki nüfusun karşılaştığı eşitsizlikler de azalacaktır.Zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkartılıp yaygınlaştırılmasıyla ilköğretimin 2. Kademesinden dışlanan 12-14 yaş arası öğrencilerin % 60’ının öğrenim hayatına devam etmesi sağlanmıştır. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması ile de 6-18 yaş arası öğrencilerin eğitime girişteki tüm eşitsizliklerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

2.4.Verim Oranları Yaklaşımı (Maliyet-Yarar Modeli)

Bu yöntem toplumsal istem yönteminin tam tersi olarak eğitimi bir yatırım malı olarak kabul etmektedir. Temel varsayım, gelir ve eğitim düzeyi arasındaki ilişkidir. Eğitim düzeyinin yükselmesi sadece bireye değil ülkelere de yarar sağlar. Bu yönteme göre eğitimin bir kesimindeki artış ile elde edilen yararlar, bu kesimdeki yatırımın verim oranı ve hedef eğitim düzeyine ulaşmak için yapılan harcamaların maliyeti ile karşılanmalıdır. Eğitimdeki verim oranı diğer ekonomik alanlardaki verim oranları ile karşılaştırılır ve elde edilen sonuca göre eğitim kesimine daha fazla ya da daha az yatırım yapılmasına karar verilir.

Bu yaklaşıma göre eğitim hizmetinin tüketimi süresince maliyeti ile birlikte incelenmesi gerektiğini, eğitimin yararlarının daha geç alınacağı için eğitimin yatırım malı olduğunu kabul etmektedir. Eğitimden sağlanacak yararlarla maliyetin kıyaslanmasıyla eğitimin gelişmesinde rasyonel bir seçim yapılmasında verim oranının önemli olduğu kabul edilmektedir (Adem, 2008: 182).

Coombs’a göre (1973), bu yöntemi savunanlar yöntemin yalnız ekonomik yararları ölçtüğünü, ekonomik olmayan yararlara önem vermediğini belirtmişlerdir. Yine de insan gücü yaklaşımı ve toplumsal istem yaklaşımı gibi verim oranı yaklaşımının da eğitim planlamasında bir yeri vardır.

2.5.Maliyet- Etkililk Modeli

Aslında maliyet-etkililik analizi, bir eğitim planlaması yaklaşımı olmaktan çok bir bütçe yaklaşımıdır (Davis, 1980; Akt. Ergen, 2013).Maliyet-etkililik yaklaşımı, en yüksek hizmetin en düşük maliyetle gerçekleştirilmesiniifade eder. Bu yaklaşım projedüzeyinde veya kurumsal düzeyde ele alınır. Bu yaklaşım sadece parasal olan sonuçları değil parasalolmayan sonuçları da göz önünde bulundurur (Levin, 199; Akt.Ergen, 2013).

Bu yaklaşımda önemli olan eğitimin amaçlarıyla sonuçları arasında ilişki kurularak değerlendirme yapılmasıdır. Bu değerlendirme iki aşamada yapılır.İlk olarak eğitimin amaçlarıyla süreci sonucunda ortaya çıkan davranış değişikliği karşılaştırılır. Yani ölçme değerlendirme yapılır. İkinci olarak bu sonuçların toplumun daha genel amaçlarıyla ve ekonomik hedefleriyle ne kadar tutarlı olduğu ele alınır ( Davis, 1980; Akt. Ergen, 2013).

2.6. Girdi- Çıktı Modeli

Psachoropoulos ve Tinbergen’e göre (1987), bir üretim süreci olarak düşünülebilecek olan eğitimin girdilerin ve çıktılarını ekonomideki gibi çözümleme süreci olarak tanımlanabilir. Eğitim etkinliğinin ya da öğrenim düzeyinin hangi girdileri ne kadar alması gerektiğini inceler (Karakütük, 2012: 179).

Ortaokullar ilkokullardan girdi alrken liseler ortaokullardan girdi almaktadırlar.Eğitim-öğretim sürecinde materyaller, öğretmenler, bir alt kademinin mezunları girdiler; o kademeden mezun olanlar ise çıktılar olarak düşünülebilirler (Karakütük, 2012: 179).

Planlamanın gereksinim duyulduğu az gelişmiş ülkelerde girdi- çıktı modelinin uygulanmasının ugun alacağı düşünülmektedir.Ancak bir öğrencinin kişilik özellikleri, bulunduğu sosyo-ekonomik durum bir birinden farklı olduğu için fabrika gibi tek düze bir girdi-çıktı modeli elde edilemez. Bu tür koşullara dikkat edilmesi koşuluyla girdi-çıktı modeli eğitim-öğretimin çözümlemesi, planlaması ve kestirimi çalışmalarında uygulanabilmektedir (Karakütük, 2012: 179).

2.7.Uluslararası Karşılaştırmalar Modeli

Bu modelin koşulları basittir. Eğitim (ya da meslek) alanında daha yüksek düzeyde bir gelişme hedefleyen bir ülke hedef yılında, daha gelişmiş bir ülke ile aynı düzeyde bir dizi göstergeyi gerçekleştirmiş olmalıdır. Bunun için, az gelişmiş ülkelere, ulaşmak istedikleri ülkelerin insangücü geliştirme stratejileri önerilir. Buna göre az gelişmiş ülkelerin örneğinortaöğretim okullaşma oranı gelişmiş ülkelerinkine göre düşük ise, bu oranıbelli bir sürede gelişmiş ülkelerin düzeyine çıkarmak için planlama yapılır(Karakütük,2012:190).

             Uluslararası karşılaştırmalar modeli, karşılaştırabilir verilere dayanır. Bir ülkenin çıktı ve işlendirme zaman dizisi verileri olmadığında, diğer ülkelerden gözlemlerle kestirimler yapılabilir, hangi eğilimin eksik verileri sağlayabileceği değerlendirilir. Bu model, hedeflenen yılda kişi başına düşen geliri artırmayı, bunu başarmanın koşulu olarak yükseköğretim mezunlarının oranının artırılmasını öngörür. Bu modelde temel olarak çıktı hedeflerine ulaşmak için verilen mezun sayısının öngörülen işgücü gereksinimlerini karşılaması hedeflenir. Bu nedenle insangücü gereksinimleri modelinin tüm varsayımlarını paylaşır (Karakütük,2012:191)

2.8. Doğrusal Programlama Modeli

Doğrusal programlamanın temel konusu, sınırlı kaynaklar arasında en iyi(optimal) biçimde dağıtımın sağlanması problemi ile ilgilidir. Kaynakların miktarı sınırlı olduğundan onların en ekonomik şekilde kullanılması çok önemlidir. Üretimi düşünülen malları elde etmek için kaynaklar çeşitli miktarlarda bir araya getirilerek kombinasyonları oluşturulabilir. Doğrusal programlama en iyi kombinasyonun bulunmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda, doğrusal programlama optimizasyon problemlerinin çözümünde kullanılan matematiksel bir teknik olmaktadır. Doğrusal programlama, bir fonksiyonun bazı şartlar altında en yüksek veya en düşük değerlerin bulunmasıyla ilgili teknikleri konu edinen bir disiplin olarak tanımlanabilir (Yılmaz, 2010).

             Ülkenin ulusal gelir ve kaynak sınırlılığı ile eğitim sisteminin öğretmen, okul ve derslik gibi gereksinimlerinin karşılanması doğrusal bir denkleme dönüştürülerek doğrusal programlama modelinin eğitimde uygulanması düşünülebilir. Doğrusal programlamadan eğitime ilişkin projelerin seçilmesinde, özellikle mal üretilen birimlerde (mesleki-teknik öğretim, üniversitelerde döner sermaye işletmelerinde) kullanılması düşünülebilir (Karakütük, 2012:190).

2.9. Sentetik Planlama Modeli

            Psacharapoulos’a göre (1987), sentetik planlama modeli  maliyet- yarar modeli ile insan gücü gereksinimleri modeli arasında bir uzlaşma kurmayı amaçlar. En iyi iş gücü geliştirme stratejilerinin maliyet ve yararlarının sıfırdan başlayarak değerler vererek karşılaştırmayı amaçlar. Bunun için hedef yılının istem olasılıklarına göre yaklaşık iş gücü gereksinimleri belirlenir. Daha sonra iş gücü beceri yapısında emeğin  fiyatları ve ürün incelenir. Maliyet- yarar temelinde hedef yılda ortaya çıkan ürün  karlı değilse belli bir zaman aralığında ikame önerilebilir(Akt. Karakütük, 2012).

2.10. STRATEJİK PLANLAMA MODELİ

2.10.1. Stratejik Planlama Nedir?

             Yunanca stratos(ordu) ve ago (gütmek) sözcüklerinden oluşan strateji, Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde Bir ulusun veya uluslar topluluğunun, barış ve savaşta benimsenen politikalara destek vermek amacıyla politik, ekonomik, psikolojik ve askerî güçleri bir arada kullanma bilimi ve sanatı olarak tanımlanmıştır (TDK,2015). Strateji seçilen hedeflere ulaşmak için yönetimin eylem planını belirtir. Örgütün nasıl işletileceği ve çalıştırılacağı; girişim, yarış ve işlev alanına nasıl yaklaşılacağı; örgütü arzu edilen duruma getirmek için hangi eylemlerde bulunulacağını gösterir. Strateji, bir anlamda ayrıntılı bir yol haritası ve etkinlikleri yönetirken örgütün izlemeye çalıştığı doğrultu olarak tanımlanırken, stratejik plan ise örgütün stratejik öz görevi, hedefleri ve stratejilerinin kapsamlı bir ifadesidir (Aksu, 2002:4).

             Karakütük’e göre toplumun kaynaklarını kullanan kamu örgütlerinin, bu kaynakları işletmelerde olduğu gibi etkin kullanması, kaynakların kullanılmasının açıklık, saydamlık, hesap verebilirlik ilkelerine uygun olması, örgütün ürettiği mal-hizmetin onu tüketenlerin istemine yanıt vermesi, dolayısıyla iç ve dış “müşteri memnuniyetinin’’ öne çıkarılması, dış çevredeki hızlı değişim nedeniyle iç çevrenin bu değişime uyum sağlayabilmesi için iç ve dış çevrenin çözümlenmesi ve diğer örgütlerle rekabet edilebilmesi, örgütün güçlü ve zayıf yanlarının belirlenmesi, fırsat ve tehditlerin ortaya konulması stratejik planlama modelinin temel öğeleridir. Stratejik planlama modeli örgütün uzun geleceğe taşınmasını öngörür. Stratejik planlama, stratejik yönetimin temelidir(Karakütük, 2012:194).

2.10.2 Stratejik Yönetim-Stratejik Planlama İlişkisi

             Stratejik yönetimin en önemli aşaması stratejik planlamadır. Stratejik planlama önceleri stratejik yönetimle karıştırılmış olsa bile günümüzde stratejik yönetimden ayrı olarak ele alınmaktadır(Ereş, 2004:1).

             Lester’e göre(1995); Stratejik yönetim ve stratejik planlama karşılıklı yer değiştirilebilir gibi kullanmakta ise de, gerçekte farklı kavram ve süreçlerdir. Stratejik planlama, dışsal çevrelerdeki değişimlerle başa çıkmak için örgütlerin yürüttüğü periyodik faaliyetleri tasarlar. Stratejik yönetim ise değişen çevresiyle örgüte uygun ve olanaklar ölçüsünde en fazla üstünlüğe sahip olan girişimleri içeren sürekli bir süreçtir. Stratejik yönetim örgütün içsel değişimler yoluyla dışsal çevreye uymasını da kapsayan geniş kapsamlı bir kavramdır. Stratejik yönetim, gerektiğinde stratejik kararlar üzerinde odaklanır. Stratejik planlama ise, bunları uygulamaya koymaya yoğunlaşır. Stratejik karar verme, basitçe A noktasından B noktasına nasıl ulaşılacağını belirlemeye ilişindir. Stratejik planlamada A noktasından B noktasına ulaşmanın ayrıntıları belirlenirken, stratejik yönetim, tüm sürecin ve ona ulaşılmasının denetiminden oluşmaktadır ( Akt. Aksu :27).

             Stratejik yönetim üst düzey yönetimin bir işlevidir, örgütü bir sistem olarak görür, alt düzey yöneticilere kılavuzluk eder. Stratejik yönetimde, yönetim süreçlerinin gerçekleştirilmesinde, genel yönetimden farklı olarak, var olan durumdan çok örgütün geleceğine yönelik bu süreçlerin yerine getirilmesi amaçlanmaktadır (Aykaç, 1999 akt.Karakütük, 2012:194)

             Stratejik planlama yapılırken aşağıdaki dört temel sorunun cevaplandırılması gerekmektedir (DPT, 2003: 8; Akt. Ereş, 2004:3)

  • Neredeyiz?
  • Nereye gitmek istiyoruz?
  • Gitmek istediğimiz yere nasıl ulaşabiliriz?
  • Başarımızı nasıl takip eder ve değerlendiririz?

             Stratejik planlama, stratejik yönetimin başarısı açısından son derece önemlidir. Stratejik planlamanın tüm aşamalarında rol üstlenecek planlama ekibinin amaca uygun bir yapıda kurulması yapılacak çalışmaların başarısı için kritik bir önem taşımaktadır             (Ereş, 2004:3).

2.10.3 Stratejik Planlama Gereksinimi ve Beklenen Yararlar

             Hızla gelişen ve değişen çevre koşullarına uyum sağlayabilmek için, bugünün okul yöneticilerinin daha fazla inisiyatif kullanmaları gerekmektedir. Stratejik planlama, bu amaçla kullanılabilecek işlevsel bir model sunmaktadır. Böylece yöneticiler, okullarını çevresel hareketliliğe uygun biçimde yaşatabilir ve daha etkili olabilirler(Erdoğan, 2009 akt. Aksu, 2004:30).

             Türkiye’de bulunan eğitim örgütlerine bakıldığında, stratejik planlama sürecine yeterince hazır oldukları söylenemez. Ulusal eğitim sistemimizin, bırakınız stratejik planlamayı, yıllardır eğitim ve insan gücü planlamalarına gereken önemi verdiği de kuşkuludur. Günümüzde öğretmenlerin istihdamında karşılaşılan darboğazın temel nedenlerinden birinin bu uygulama olduğu düşünülebilir. Aynı durum öğretmen yetiştiren örgütler için de söz konusudur. Sözgelimi, Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerde stratejik planlama ve uygulama yapabilecek kadrolar bulunmasına rağmen, YÖK/ Dünya Bankası II.Endüstriyel Eğitim Projesi çerçevesinde mesleki ve teknik eğitim fakülteleri için stratejik planlar ve yeni öğretim programları hazırlanmış; ancak yeterince uygulanıp değerlendirilmeden bu fakültelerde  yeniden yapılanma kapsamına alınarak önceki özgün düzenlemelerden kolayca vazgeçilmiştir(Aksu,2004:33).

             Stratejik planlamada bir başlangıç anlaşmasına gereksinim duyulabilir. Buna göre;

  1. Bazı kişi ve kümeler stratejik planlama sürecini başlatmalı ve desteklemelidir.
  2. Örgüt büyüdükçe ayrıntılı ve katılımcı pazarlıkla oluşturulmuş bir başlangıç anlaşmasına gereksinim vardır.
  3. Büyük örgütlerde planlama görev gücü ve koordinasyon kurulu oluşturulmalıdır.
  4. Stratejik planlama takımına gereksinim duyulabilir. Bu takım, stratejik planlama koordinasyon kurulunun verdiği kararları kolaylaştırarak, bilgi ve öğüt toplar, öneri geliştirir.
  5. Karar vericiler başlangıç anlaşmasından önce stratejik planlamanın doğası, amacı ve süreci hakkında uyum ve eğitime gereksinim duyabilirler.

Bütün bu gereksinimlerden dolayı stratejik planlamadan aşağıda belirtilen yararlar sağlanabilir:

  1. Stratejik Düşünce ve Eylem: Örgütün içsel-dışsal çevresi ve çeşitli üyelerin çıkarları, örgütün gelecekteki yönü, örgütsel öğrenmeye yüksek ilgi ve eylemler için örgütsel önceliklerin oluşması konusunda sistemi bilgi toplamaya götürür.
  2. Gelişmiş Karar Verme : Örgütün karşılaştığı önemli sorunlar ve meydan okumalara ilgi üzerinde yoğunlaşır ve kilit karar vericilere bunlara yönelik ne yapmaları gerektiğini öğrenmeleri için yardım eder.
  3. Artan Örgütsel İsteklilik veGelişmiş Başarım : Örgütler temel örgütsel sorunları açığa çıkarma ve ele almaya yüreklendirilir; içsel ve dışsal istem ve baskılara akılcı yanıtlar vererek hızla değişen durumlarla etkili biçimde başa çıkmaya çalışırlar.

             ç. Doğrudan Yararlanma : Politika belirleyiciler ve kilit karar vericiler, kendi rollerini daha iyi oynayabilir; sorumluluklarını yerine getirebilir; örgüt üyeleri arasında takım çalışmaları ve uzmanlık daha da güçlenebilir(Aksu, 2004:35).

2.10.4 Stratejik Planlamanın Aşamaları:

             Eğitim örgütlerinde stratejik planlamanın yapılmasında karşılaşılan sorunlar; kavramsal, hukuksal, finansal, insan kaynakları ve zaman olarak belirlenmiştir. Yapılan bir araştırmada eğitimde stratejik planlamanın ne tür bir uygulama olduğu, hangi tür örgütler için yararlı olacağı, planlama sürecine çevrenin katılımı gibi konularda kavramsal düzeyde çalışmalar yapılması gerektiği önerilmektedir (Işık ve Aypay, 2004: 361 akt. Ereş,2004). Eğitim örgütlerinin etkililiği sağlamada en önemli aşamalarından birisi planlama aşamasıdır. Planlama aşaması, yönetimin bilimsel yöntemlere uygun olarak sürdürülmesinde kullanılan bir süreçtir. Planlama, eğitim örgütlerinde eğitsel, örgütsel ve yönetsel amaçları gerçekleştirmede kullanılır. Planlama, uygulama için bir hazırlık süreci olarak da kabul edebilir. Stratejik planlama yapılırken çevredeki değişimlerin izlenmesi; güçlü, zayıf , fırsat ve tehdit yönler (SWOT) göz önüne alınarak gerçekleştirilmek istenen amaçların belirlenmesi gerekir (Gümüş, 1995:316 akt.Ereş, 2004). Eğitim planlamaları, yönetimin verimlilik ve etkililik özelliklerini önemli ölçüde etkilemektedir. Planlama sürecini etkin kılan ise bu sürece çoklu katılımın sağlanmasıdır. İmkanlar ölçüsünde, uygulayıcıların planlama sürecine katılımları, uygulayıcıya hem bir sorumluluk verecek hem de iş doyumu sağlayacaktır. Ancak planlama sürecine katılımın sağlanmasında en önemli husus, uygulayıcılar üstünde bir baskının kurulmamasıdır. Çünkü değişim çabaları, genellikle okul yöneticileri ve sınıf öğretmenlerinin değişim için ne yapacaklarını içerir(Ereş,2004).

             Kamu örgütlerinde ve eğitimde stratejik planlama, eğitim planlamasının aşamalarını neredeyiz, nereye gitmek istiyoruz, gitmek istediğimiz yere nasıl ulaşırız, başarımızı nasıl izler ve değerlendiririz sorularına verilecek yanıtlar olarak değerlendirilmektedir(Karakütük, 2012:195). Bu aşamalar aşağıda Çizelge 1.de gösterilmiştir.

KAVRAM YÖNTEM AÇIKLAMA
Durum Çözümlemesi (Analizi) ·        Dış Çevre Çözümlemesi

·        İç Çevre Çözümlemesi

·        GZFT (SWOT) Çözümlemesi

·        Paydaşlar Çözümlemesi

NEREDEYİZ ?
Özgörev (Misyon)

Uzgörü (Vizyon)

İlkeler

·        Örgütün Varoluş Gerekçesi

·        Temel İlkeleri

·        Arzu Edilen Gelecek

NEREYE ULAŞMAK İSTİYORUZ ?
Stratejik Niyetler        Ana Strateji ve Hedefler ·        Orta Dönemli Ulaşılacak Niyetler

·        Ölçülebilir Niyetler

Etkinlikler ve Projeler ·        Hedeflere Ulaşma Yöntemleri

·        İş Planları

·        Kaynak Planları

GİTMEK İSTEDİĞİMİZ YERE NASIL ULAŞIRIZ ?
İzleme Ölçme ve Değerlendirme ·        Raporlama

·        Edim (Performans) Göstergeleri

·        Edim (Performans) Yönetimi

BAŞARIMIZI NASIL İZLERİZ VE DEĞERLENDİRİRİZ ?

Çizelge 1. Stratejik Planlamanın Aşamaları(Karakütük, 2012:196)

 

Durum Çözümlemesi(Analizi): Bu aşamada örgütün dış ve iç çevresinin, güçlü ve zayıf yanları ile fırsatlar ve tehditlerin (GZFT) ve paydaşlarının çözümlenmesi gerekir(Karakütük, 2012:196). Dışsal etmenlerin fırsatlar ve tehditleri, içsel etmenlerin ise güçler ve kusurları kapsadığı görülmektedir. SWOT çevresel etmenlerin çözümlenmesinde kullanılmaktadır. Strengths(Güçler), Weaknesses(Zayıf yanlar), Opportunities(Fırsatlar), Threats(Tehditler) sözcüklerinin baş harflerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.(Aksu, 2004:63)

İÇSEL ÇEVRE:Güçler ve Kusurlar        DIŞSAL ÇEVRE:Fırsatlar ve Tehditler

  • Okul Müdürü ve Yardımcıları * Öğrencilerin sosyal faaliyetlere ilgisi
  • Başarılı öğretmen ve öğrenci kadrosu * Okul-Aile birliğinin çalışmaları
  • Gelişmiş Öğrenci-Veli-Öğretmen ilişkisi  * Diğer kurumlarla işbirliği çalışmaları
  • Okulun Web sitesi, Laboratuarları * Düşük disiplinsizlik düzeyi
  • Okul bahçesinin eksikliği * Yasal Sınırlılıklar
  • Hizmetli personel sorunu * Düşük ek ders ücretleri
  • Giriş-çıkışlarda güvenlik sorunu  * Projelere verilmeyen destekler

             Geleceğin Kestirilmesi, Özgörev(Misyon), uzgörü(vizyon), temel değerler, stratejik amaçlar ve hedefler, stratejiler ve edim(performans) göstergelerinin belirlenmesini kapsar(Karakütük, 2012:196).

Özgörev(Misyon): Örgütün varlık nedeni olan özgörev, örgütün kimliğini, neyi, kimin için, nasıl ve neden yaptığını, kamusal kaynakların neden bu çaba için ayrıldığını ve örgütün yasal görevlerinin neler olduğunu belirtir(Karakütük,2012:196). Bir örgütün özgörevi, onun varlık nedeni ya da amacını yansıtır(Hunger ve Wheelen,1996 akt.Aksu,2004). Özgörev ifadesi, örgütün amacı ile işin bileşimi olup aynı zamanda örgütün başarmaya çalıştığı genel ve kapsamlı bir rehberdir(Justis vd.1985 akt. Aksu,2004).

Uzgörü(Vizyon): Bir örgütün geleceğini belirten uzgörü, kamu yönetiminin uzun dönemde neler yapmak, nerede olmak istediğinin ve ulaşılmak istenen geleceğin anlatımıdır. Örgütsel uzgörünün belirlenmesi sınırlı kaynak koşulları altında örgütün hizmetleri ve ürünlerine yönelik olarak gelecekte oluşacak istemin nasıl karşılanacağını belirtir. Büyük uzgörüler ancak hem üst düzey yöneticiler, hem de tüm iş görenlerce benimsenmesi durumunda gerçekleştirilebilir(Karakütük, 2012:197). Şu anda içinde bulunulan ile ulaşılmak istenen konum arasındaki farklılığı, örgütü vizyonuna ulaştıracak yakıt olarak görülebilir. Vizyon ile varolan gerçeklik arasındaki fark ise yaratıcı gerilimdir(Braham,1998 akt. Aksu,2004).

 Temel Değerler(Örgüte değer katan ilke ve prensipler): Örgütün kurumsal ilkeleri ve davranış kuralları ile yönetim biçimini belirtir. Bir örgütün özgörev, uzgörü ve örgütsel kimliğinin gerisinde temel değerler bulunur(Karakütük, 2012:197).Temel değerler örgütün kararlarına, seçimlerine ve stratejilerinin belirlenmesine rehberlik eder. Hayata geçirilen değerler, örgüt kimliğinin değişiminde ve çalışanların motive edilmesinde güçlü araçlardır(Vardar, 2011)

Amaçlar : Örgütün hizmetlerine ilişkin yasaların uygulanması ile ulaşmayı hedeflediği sonuçları belirtir ve stratejik planın ayrıntılarına ilişkin çerçeveyi oluşturur. Özgörev, uzgörü ve temel değerlerle uyumlu, iddialı ama gerçekçi ve ulaşılabilir olmalıdır(Karakütük, 2012:197). Amaçlar uzun erimli, açık uçlu tutumlardır ve birey ya da örgütün neleri aradığını gösterir. Basit bir ifade ile amaç, varılacak yer veya son noktadır(Aksu, 2004:76).

Hedefler: Amaçların gerçekleştirilmesine yönelik özel ve ölçülebilir alt amaçlardır. Hedefler, stratejik planlama süreciyle ulaşılmak istenen yeri belirtir. Amaçlara göre daha somuttur, zaman açısından kısıtlı bir süreyi kapsar. İyi hedefler rasyonel olurlar. Bir amacı belirlemeye yönelik birden fazla hedef belirlenebilir(Karakütük, 2012:198). Amaçlar daha çok “Daha iyi kârlılığa ulaşma” gibi kavramlarla geliştirilir. Bu nedenle de açık uçludur ve böyle bir amaca asla tamamen ulaşılamaz. Çünkü örgütün, her zaman daha iyi ya da daha çok kârlılığa sahip olabilme fırsatı vardır. Hedef ise kapalı uçlu amaç olarak da adlandırılabilir. Bunlar ulaşılabilir olarak düşünülür ve ulaşıldığında da sona erer.Örneğin “Kârı, son yılın kârından yüzde 20 oranında arttırmak” kapalı uçlu bir hedeftir(Aksu, 2004:76)

Uygulama Stratejisi: Stratejik amaç ve hedefleri gerçekleştirecek etkinliklerin projelerin belirlenmesi işlemidir(Karakütük, 2012:198).

Bütçeleme: Uygulama stratejisi ile bütçe ilişkisinin kurulmasını gerektirir(Karakütük, 2012:198).

 İzleme: İzleme, stratejik plan uygulamasının sistematik olarak izlenmesi ve raporlanmasıdır. Amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesine ilişkin gelişmelerin belirli bir sıklıkla raporlanması ve ilgili taraflar ile örgüt içi ve dışı makamların değerlendirmesine sunulması, izleme etkinliklerini oluşturur. Performansın izlenmesi, izleme etkinliklerinin temelidir(Karakütük, 2012:198).

Raporlama:  İzleme etkinliklerinin temel aracıdır. İzleme raporları nesnel olmalı, ilerleme sağlanan alanlar yanında, ilerleme sağlanamayan konuları da içermelidir(Karakütük, 2012:198).

Değerlendirme: Uygulama sonuçlarının ölçülmesi ve planın amaç ve hedeflerine tutarlılık ve uygunluğunun çözümlenmesidir. Değerlendirme, amaçlardan sapma varsa nedenlerinin incelenmesini, sapmanın engellenmesini, koşullarda oluşan değişmelerin plan hedeflerine etkisinin belirlenmesini, ulaşılması olanaksızlaşan hedeflerden gerekiyorsa vazgeçilmesini içeren sürekli bir çalışmayı gerektirir(Karakütük, 2012:198)

             Stratejik planlar beş yıllık dönemi kapsar. Stratejik planlar en az iki yıl uygulandıktan sonra stratejik planın kalan süresi için güncelleştirilir. Stratejik plan modelinin, eğitim sisteminde ve okulda uygulanması zorunludur (Karakütük, 2012:199).

2.10.5 Edim(Performans) Programı:

             Edim (performans) programı, bir mali yılda kamu örgütünün stratejik planı doğrultusunda yürütülmesi gereken etkinlikleri, bu etkinliklerin kaynak gereksinimini, edim hedef ve göstergelerini içeren,örgüt bütçesinin ve örgüt etkinlik raporunun hazırlanmasına dayanak oluşturulan programdır. Edim programının hazırlanmasında şu aşamalar izlenir (Karakütük, 2012: 200).

  1. Öncelikli stratejik amaç ve hedeflerin belirlenmesi,
  2. Edim hedeflerinin belirlenmesi,
  3. Etkinlik ve projelerin belirlenmesi,
  4. Kaynak gereksiniminin belirlenmesi,
  5. Edim göstergelerinin belirlenmesi,
  6. Edim programının hazırlanması.

             Edim (Performans) Göstergeleri;  basit göstergeler ve kapsamlı göstergeler olmak üzere ikiye ayrılır. Basit göstergeler yalnızca etkinlik sayılarından oluşur, ayrıntıya girmeden yapılan işleri gösterir. Kapsamlı göstergeler ise; endeks, oran, birim başına ölçü şeklindeki karşılaştırmalı ifadeler, elde edilmesi basit göstergelere göre, etkinliğin niteliğine ilişkin olarak daha fazla bilgi verirler(Karakütük, 2012: 201).

              Girdi Göstergeleri, insan gücü, araç-gereçler, donatım, hedef kitle gibi etmenlerdir. Bir ürün ya da hizmetin üretilmesi için gereken insan, parasal ve fiziksel kaynaklardır. Girdi göstergeleri, ölçmeye temel olan başlangıç durumunu yansıtır(Karakütük, 2012: 201).

             Çıktı Göstergeleri, üretilen ürün ve hizmetlerin miktarıdır. Çıktı göstergeleri hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda ya da hizmetlerin etkililiği ve niteliği hakkında bilgi vermez(Karakütük, 2012: 200).

             Verimlilik Göstergeleri; Girdiler ile çıktılar arasındaki ilişkiyi gösterir, çıktı/girdi, zaman/çıktı, maliyet/girdi, maliyet/sonuç gibi çeşitli oranlarla belirtilir(Karakütük, 2012: 200).

              Sonuç Göstergeleri; Elde edilen çıktıların, amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesinde nasıl ve ne ölçüde başarılı olduklarını gösterir (Karakütük, 2012: 200).

             Nitelik Göstergeleri; Paydaş beklentilerin karşılanıp karşılanmadığını yansıtır. Nitelik göstergeleri arasında güvenilir olma, doğruluk, saygı, yeterlik gereksinimleri karşılayabilme gibi ürün ya da hizmet ile ilgili ölçütler yer alır  (Karakütük, 2012: 200).

2.10.6. Etkinlik(Faaliyet) Raporu:

             Bu raporlarda yer alacak konular, raporların hazırlanması, ilgili yönetimlere verilmesi, kamuoyuna açıklanması ve bu işlemelere ilişkin süreler ile diğer usul ve esaslar, İçişleri Bakanlığı ve Sayıştay’ın görüşü alınarak Maliye Bakanlığı’nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir(5018 SK Md. 41).

             Merkezi yönetim kapsamındaki örgütler ile sosyal güvenlik örgütlerinin bir mali yıldaki etkinlik sonuçları, Maliye Bakanlığı’nca hazırlanacak genel etkinlik raporunda gösterilir. Bu raporda, yerel yönetimlerin mali yapılarına ilişkin genel değerlendirmelere de yer verilir. Maliye Bakanlığı, genel etkinlik raporunu kamuoyuna açıklar ve bir örneğini Sayıştay’a gönderir(5018 SK Md. 41).

 

2.10.7.  Stratejik Planlama ve Eğitim Uygulamaları

Kanunda stratejik planların kalkınma planları ve yıllık programlar gözetilerek hazırlanması öngörülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı [MEB] 2010-14 yıllarını kapsayan ilk stratejik planını 2009’da yayınlamıştır (MEB, 2009). Buna uygun olarak il milli eğitim müdürlüklerinin ve ilçe ve kurum müdürlüklerinin kendi stratejik planlarını hazırlamaları öngörülmüştür( Ergen, 2013).

Eğitimde stratejik planlama uygulamaları, diğer alanlara göre farklılıklar taşır. Çünkü eğitim kurumları, özel işletmeler gibi yönetilmezler. Eğitimde stratejik planlama yerinden yönetim uygulamalarına imkan veren örgütler için bir yarar sağlar (Işık ve Aypay, 2004:351; Akt. Ereş, 2004). Stratejik planlama yapılırken çevredeki değişimlerin izlenmesi; fırsat, tehdit, güçlü ve zayıf yönler SWOT analizi (strengths, weaknesses, opportunities, threats – güçlü yanlar,zayıf yanlar, fırsatlar, tehditler)  göz önüne alınarak gerçekleştirilmek istenen amaçların belirlenmesi gerekir (Gümüş, 1995; Akt. Ereş, 2004). SWOT analizi, stratejik

planlama süreçlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. SWOT analizi organizasyonun kontrol edebildiği güçlü ve zayıf yanlarının organizasyon dışında oluşan fırsat ve tehditlerle bir arada düşünülmesini sağlar. Bu anlamda SWOT analizi sadece misyon ve vizyon geliştirilmesinin bir unsuru değil, organizasyonun uzun vadeli stratejilerini belirlemesinin de aracıdır (Kılıç, Erkan, 2006).

 

SONUÇ

  1. Dünya savaşından sonraki yıllarda en önemli sorun açlık ve beslenme sıkıntısı idi. Günümüzde ise geri kalmışlığın en önemli göstergesi eğitim düzeyindeki düşüklüktür. Gelişmiş ülkelerde zorunlu eğitim çağına gelip de okula gidemeyen çocuk yokken az gelişmiş ya da gelişmemiş ülkelerde nüfusun bir bölümü hala öğrenim olanağından yoksundur. Okuma- yazma bilmeyen insan sayısı fazladır( Adem, 2008: 92).

            Gelecek nesillerin, Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmesi, ancak ussal ve bilimsel eğitim planlama modelleri ile planlanmış bir eğitim sistemi ile gerçekleşebilecektir. Ülke olarak kalkınmışlık seviyemizi artırmanın en önemli ve gerekli yollarından biri eğitim kalitemizi artırmaktır. Bunu sağlayabilmek için yapılmış olan ve yapılmaya devam eden planlamaların sadece kağıt üzerinde kalmayıp uygulanabilmesi bu açıdan önemlidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  Kaynakça

1.Adem, M. (2008). Eğitim planlaması, Ekinoks Yayınevi.

  1. Aksu, Mualla. Eğitimde Stratejik Planlama ve Toplam Kalite Yönetimi. Anı Yayıncılık, Ankara 2002.

3.Coombs, P. (1973). Çev. Mıhçıoğlu C. (1973). Eğitim planlaması nedir?,Milli Eğitim Basım Evi.

  1. Ereş, F.( 2004). Eğitim yönetiminde stratejik planlama, Gazi Üniversitesi EndüstriyelSanatlar Eğitim Fakültesi Dergisi, sayı: 15.
  1. Ergen, H.( 2013). Türkiye’de eğitimde planlama yaklaşımı ve kullanılan eğitim göstergeleri Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, cilt: 9, sayı: 2.

6.Hesapçıoğlu, M. (1984). Türkiye’de insan gücü ve eğitim planlaması,Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları.

7.http://tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5543cb3e0aa196.30579244Erişim Tarihi:1 Mayıs 2015

  1. Karakütük, K. (2012). Eğitim planlaması, Elhan Kitap, Ankara
  2. Kılıç, M. ve Erkan, V. ( 2008). Stratejik planlama ve dengeli performans yönetimi yaklaşımları bir arada olabilir mi?, Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Dergisi, sayı: 2.
  3. Necdet, K. (2011). Genç istihdamı, Çankaya Üniversitesi Gündem Dergisi, sayı: 39.

11.Vardar, Yüksel. Stratejik Planlama, Ankara 2011Erişim Tarihi:1 Mayıs 2015 www.tobb.org.tr/…/Stratejik%20Planlama%20.ppt

12.Yılmaz, Hasan.Doğrusal Programlama Tekniği İle Üretim Planlamasının Mobilya Sektöründe Uygulanması. Yüksek Lisans Tezi. Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü 2010.

  1. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu. Resmi Gazete Tarihi:24.12.2003

 

Add Comment