Türk Eğitim Sisteminde Denetimin Gelişim Süreci

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE DENETİMİN GELİŞİM SÜRECİ

Dr. Bekir BULUÇ’un makalesinden kronolojik olarak derlenmiştir.

Buluç, B (1997). Türk eğitim Sisteminde Teftiş ve Denetim alt Sisteminin Gelişim Süreci. Bilgi Çağında Eğitim Dergisi. Ekim, Kasım, Aralık, 27-30. Ankara: 1997.

 

Türk Eğitim tarihine bakıldığında, Osmanlı Eğitim Sisteminde  teftiş  hizmetlerinin ne zaman  başladığı  ve bu    göreve    atamalar  için hangi ünvanların kullanıldığı konusunda ayrıntılı bilgiye rastlanılmamıştır (Taymaz, 1982:12). Ancak Türk Eğitim Sisteminde teftiş hizmetlerinin Tanzimat Döneminde başladığı tahmin edilmektedir. 1846  yılında  Maarif-i  Umumiye’nin gösterdiği gerekçeye dayanarak  Esat Efendi başkanlığında Mekâtib-i Umumiye Nezareti kuruldu. Bu nezaret  icra  organı durumunda olup, yetki sahası  sıbyan  ve rüşdiye okulları ile sınırlandırılmıştır.  Bu nedenle ona merkezi maarif  teşkilatının kuruluşuna doğru atılmış önemli  bir adım gözüyle bakılmaktadır. (Kodaman, 1980:36-37).

İlk kez 1846 tarihli “Sıbyan Mekatibi Hocaları Efendilere  İta   Olunacak  Talimat” adlı bir  yönetmelikle “Mekatibi Muin”  olarak ilkokullar  müfettişliğinden  söz edilmektedir. Bu  dönemde teftiş  hizmetlerinin  “İl  Eğitim  Kurulları”nın üyeleri   tarafından  yürütüldüğü görülmektedir (Aydın, 1986:137). Mekatib-i  Umumiye Nezareti  kurulduktan  sonra Sıbyan okulları  ile  Rüşdiye okullarını  denetlemek  üzere Muin’ler tayin  edilmiştir. Bunlara  okulları teftiş etmek ve öğretmenlere rehberlik etmek gibi görevler verilmiştir. Bu dönemde Muin kelimesi müfettiş anlamında kullanılan bir kelime   durumundadır (MEB, 1977:1).Muin;  Yardım  eden,  yönelten,  yönlendiren  anlamına gelir.

1862  yılına  kadar  teftiş  amacıyla  görevlendirilen elemanların mesleki yardımda bulunmaları amaçlanmıştır (MEB, 1973:1). Bu tarihten itibaren okullaşma  oranının  artması sonucunda teftiş esasları belirlenmiş ve ilk defa, teftiş  ve  müfettiş kavramları kullanılmaya başlamıştır ( Sağlamer, 1985:3-4).

 

Teftişin  bir  yönetim  süreci  olduğu gerçeğine, 1869 yılında hazırlanan, Maarif-i Umumiye Nizamnamesinde rastlanılmaktadır Maarif-i Umumiye Nizamnamesi için yazılan Meclis-i Hassı   Vükela   Mazbatasında  (Bakanlar  Kurulu  toplantı tutanağı) halkı  tahsil-i  maarife zorlayacak bir kaidenin ve okulları  sürekli  denetim  altında  tutacak teftiş heyetinin yokluğunun  önemli sakıncalar doğurduğu belirtilmişti (Su, 1974:3-4).

Meclis-i Maarif tarafından 1876 da yayınlanan bir  talimat eğitim tarihimizde teftiş ile ilgili bilinen en eski belgelerdendir. Bu belgede;

 

“Çeşitli  bölgelerdeki  okulları teftiş için  kimlerin görevli oldukları belirtildikten  sonra, bu zatlar mektepleri haftada bir kez aşağıdaki  konularda  teftiş edeceklerdir.  Öğretmenler,  müstahdem  ve öğrenciler düzenli olarak okula devam ediyorlar mı? Öğrenciler iyi eğitiliyor mu?  Mekteplere yabancı kişilerin girmemesine dikkat  ediliyor mu?  Öğrencilerin okul dışında edepsizlik yapmamalarına dikkat  ediliyor mu?  Her gün öğrencilere  dersleri  tahtaya   yazdırılarak  isticvab edilmelerine riayet ediliyor mu? Resmen belirlenen ders ve kitaplardan başkalarının okutulmasının yasak olduğu halde, buna  uyuluyor mu?  Öğretmenler usulüne uygun olarak öğretim yapıyorlar ve içlerinde yeteneksiz olanlar var mı?  Öğrencilerin akşam  evlerine gruplar halinde ve edepli gitmelerine, kimseye sarkıntılık etmeme ve laf atmamalarına dikkat  ediliyor  mu? (Bu son noktanın sağlanması için öğretmenler her gün derslerden sonra öğrencilere nasihatlerde bulunacak,  hiç olmazsa haftada  bir kere  bevvab ya da bir öğretmen çocukların arkası sıra gidecektir.)” deniliyordu (Akyüz,1989:210).

Bu gün hala  devam eden merkez teşkilatının temelinin  1879 yılında atıldığı  görülmektedir. Bu tarihte nezaret mevcut yazı, muhasebe ve evrak servislerinden başka; 1.Mekâtib-i Aliye (yüksek öğretim) 2. Mekâtib-i Rüşdiye (ortaöğretim) 3.Mekâtib-i Sıbyaniye   (ilköğretim)   4.Telif ve Tercüme   5. Matbaalar  (Yayın)  dairesi    olmak üzere bölümlere ayrılmış bulunuyordu (Unat, 1964:24-25). Bu dönemde teftiş yönetimsel bir nitelik taşımaktadır. Uygulamada, öğretmenlerin  yönetimce  denetlenmeleri (kontrol edilmeleri) gereken  personel olarak algılandığı  görülmektedir (Aslan, 1990:178).

Maarif-i Umumiye  Nizamnamesine  göre  Maarif   Nezareti kapsamında  İlmi  ve İdari olmak üzere iki daire kurulmuştur.  İlmi Daire: Bütün okullar için gerekli  olan kitap, dergi ve Türk Dilinde yazılmış olan ilim ve fen kitaplarının zamanında ve sırasıyla  yazılması  ve dilimize çevrilmesi işlerinden sorumludur. İdari Daire: Osmanlı  Devleti sınırları  içinde bulunan okul ve  maarif meclislerine, kütüphane ve müzelere, matbaalara nezaret  etmek ve öğretmenlerin ödüllendirilme veya cezalandırılmalarına, onların özel davalarına bakmak ve bu nizamnamede görüleceği  şekilde  Maarif idaresinin hakları ile ilgili belirli özel hükümleri ele  alarak gereken cezanın verilmesine, bu   hususta gerekenlerin sorguya çekilmesine ve gerek İstanbul, gerekse civarının eğitim bütçesini, düzenlemek ve genel kurula sunmak görevleri vardır” (Aslan, 1990:178).

 

        1879 yılında Maarif-i   Umumiye  merkezinde biri İstanbul, biri Anadolu yakası, biri de Rumeli yakası müfettişliği olmak üzere üç tane Mekatib-i Umumiye (genel okullar) müfettişi vardır. 1884  tarihinde  Mekatib-i  Rüşdiye,  Mekatib-i İdadiye ve kütüphaneler müfettişleri vardı. 1886 tarihli devlet salnamesinde Maarif-i Umumiye Nezareti müfettişlerinden  ayrı ayrı Mekatib-i Aliye, Mekatib-i Rüşdiye ve Mekatib-i Sıbyaniye daireleri içerisinde yer aldıkları görülmektedir. 1889 tarihli salnamede ise Milel-i Gayri Müslime ve Ecnebiye  Mekatib-i Aliyye (yabancı okullar, azınlıklar müfettişliği), Mekatib-i Rüşdiye (ortaokul), Mekatib-i İdadiye (lise), Mekatib-i İbtidaiye (ilkokul), Kütüphaneler   ve  Matbaalar  Müfettişleri;  Memurin-i  Teftişiye   başlığı  altında öğretim dairelerinin  dışında  gösterilmiştir. 1894 tarihinde ise vilayet merkezlerine müfettişler  tayin  edilmeye başlanmıştır. Bu tarihte müfettiş grubuna, Rumeli Vilayeti Şahanesi Maarif Müfettişi adıyla bir müfettişlik daha eklenmiştir (Su, 1974:5-7).

 

İkinci Meşrutiyetin  ilan  edilmesi ile birlikte  teftiş konusu da gündeme gelen önemli konulardan  biri olmuştur. Bu dönemde teftişin genel amacı azınlık okullarının eğitim ve öğretim faaliyetlerini Devlet adına  denetlemek idi. Bu durum azınlık okullarının amaçlarına ters düşüyordu. Azınlık okullarının yöneticileri teftiş konusunda olumsuz  davranışlar sergiliyorlardı. Çünkü azınlık okullarının amacı misyoner teşkilatları aracılığıyla Hristiyan olmayan ülkelerde dinlerini yaymak amacıyla teşkilatlanmaktı (Vahapoğlu, 1990:17). Aynı zamanda özel okulların yöneticileri de aynı davranışları gösteriyorlardı. İkinci Meşrutiyet  ilan  edildiği  yıllarda Maarif-i Umumiye Nezaretinde teftiş görevlerinden sorumlu  Memurin-i Teftişiye  Dairesi bulunmaktaydı. Bu dairenin müfettişlik kadrolarında ise ; Mekatib-i Aliyye ve Mekatib-i Hususiye Müfettişleri, Mekatib-i İdadiye Müfettişi, altı tane Zükur Mekatib-i  Rüşdiye Müfettişi (Erkek orta okul müfettişi), üç tane İnas  Mekatib-i Rüşdiye Müfettişi (Kız ortaokul müfettişi), iki tane Mekatib-i İptidaiye  müfettişi, İnas  Mekatib-i  İptidaiye müfettişi üç tane kütüphaneler müfettişi,  Matbaalar ve  Mekatib-i  Rumiye Müfettişi, Mekatib-i Gayri Müslime  ve  Ecnebiye Müfettişliği kadroları bulunmakta idi (MEB,1977:2).

 

İkinci meşrutiyetin ilanını  takip  eden yıllarda Devlet yönetiminde meşrutiyet anlayışına uygun değişikliklere gidilmiştir. Eğitim sistemini  geliştirmek üzere öğretim programları değiştirilmiş, öğretmen yetiştirme sorunu ele alınmış ve bu  amaçla  kanun, tüzük  ve yönetmelikler hazırlanmıştır (Taymaz, 1982:13).

 

İlköğretim  müfettişlerinin görev ve yetkilerini belirleyen  ilk yönetmelik 1910 yılında yürürlüğe konulan ” Mekatib-i  İbtidaiye Müfettişlerinin Vezaifine Müteallik Talimat”dır. (Aydın,1986:144). Yönetmelikte soruşturma, teftiş ve aydınlatma konularına yer verildiği görülmektedir. Soruşturma konusuna ilişkin olarak köylerde yaptırılacak okulların öğrenci sayısına göre dersane sayısının, okulun  yaptırılacağı  yerin belirlenmesi, yapım için gerekli işlemin yapılması gibi konular üzerinde durulmaktadır. Teftiş konusunda da öncelikle okul binalarının, demirbaşların, öğretim  araç  ve  gereçleri ile öğretimin teftişi yer  almaktadır. Yönetmelikte  ayrıca  “Büyük  Eğitim Kurulu” nun  onaylamadığı  kitapların  okutulmasının engellenmesi de müfettişin görevi olarak yer almaktadır (Aydın, 1986:137).

 

Müfettişliğin ciddi bir teftiş müessesesi haline getirilmesi,  vilayetlerde,  müstakil  sancaklarda,  il ve ilçelerde teşkilatlandırılması 1914 yılında yayınlanan “Tedrisat-ı  İptidaiyye Müfettişlerinin Vezaifine Dair Talimatname” ile olmuştur (Aytekin, 1991:40-41).  Talimatnamede müfettişlerin görevleri ise;   Her  türlü  genel  ve  özel  iptidaiye okullarının genel durumu, talim ve terbiye ile ilgili çalışmalarını teftiş etmek, bölgesinde mecburi tahsilin ne dereceye kadar sağlandığını varsa  devamsızlık  nedenlerini mahalli mülki amirlerle işbirliği yaparak gidermeye  çalışmak, Tedrisat-ı İptidaiye   Kanun-ı Muvakkatı (geçici ilköğretim kanunu) gereğince toplanan Mekatib-i İptidaiyye mesarif-i mecburiyesinin düzenli olarak  toplanmasını kontrol etmek, eğitimin programlara ve kanunlara uygun olarak yapılmasını sağlamak,okul araç- gereçlerinin ve öğretmenlerin ders ve  ahlaki durumlarını incelemektir.

 

Ayrıca  söz konusu talimatnamede asaleten veya vekaleten başka  bir  görev  verilemeyeceği  belirtilen   müfettişlerle ilgili şu hükümler bulunuyordu: Müfettişler memur bulundukları il veya ilçenin  maarif encümeninin  tabii üyesidir ve mahalli mülki amirlerine bağlı olmakla beraber uygulamada vilayet veya müstakil sancak maarif  müdürüne  karşı  sorumludurlar. Görevleri ile ilgili olarak mahalli  mülki amirleri  tarafından verilen işlere bakarlar ve bu  husustaki uygulamadan maarif müdüriyetini haberdar ederler. Müfettişler maarif müdüriyeti ve mahalli hükümet ile muhabere ederler, Nezaret ile muhabereye yetkileri yoktur. Teftişleri  sonucunda  hazırlayacakları  raporda okulun durumunu, ihtiyaçlarını, eğitim derecesini, programın uygulanışını, öğretmenin başarısı ve ahlaki  durumunu  kontrol ederler ve gelecek yıl yapılması gereken hususların neler olduğu konusunda görüş  ve düşüncelerini  bildirirler (Aytekin, 1991:42).

 

1914  yönetmeliğinde  müfettişlerin öğretmenlerin eğitim ve öğrenim alanlarındaki eksikliklerinin  tamamlanması, onlara rehberlik edilmesi, yol gösterirken, direktif verirken duyarlı olmaları gereğine de yer verilmektedir. Müfettişlik görevinin, öğretmenin onuru korunarak  yerine  getirilmesi istenmekte,  öğretmenin  eksikleri  üzerinde  durulurken  teke tek ilişkiler tercih edilmektedir (Aydın, 1986:138).

 

Cumhuriyet döneminde teftiş  ve  denetimle ilgili olarak yapılan  ilk çalışma, 1923 yılında yürürlüğe konulan İlköğretim Müfettişlerinin Görevlerine ilişkin Yönetmeliktir.  Müfettişlerin  seçilmesine ilişkin  ilk  belge ise, 1927 tarihli “İlk Tedrisat Müfettişleri  Talimatnamesi” sayılabilir. Talimatnameye  göre ilköğretim denetçisi olabilmek için, ilköğretmen  okulu mezunu ve  24-45  yaşları  arasında olmak, ilkokullarda beş yıl  öğretmenlik  yapmak gerekiyordu. İlköğretmen okulu   müdür  yardımcıları ile eğitim dersi öğretmenleri, isterlerse denetçi  olabiliyorlardı. Denetçi  seçme ve atama işlerini, Milli Eğitim  müdürleri veya  maarif emirleri doğrudan yapabiliyorlardı. “İlk Tedrisat Müfettişliğine Talip  Olanların  Seçilmesi Tarzları Hakkında Talimatname” ye göre, 25 yaşını bitirmiş  olan  ilköğretmen  okulu müdür ve öğretmenleri ile en az iki  yıl  öğretmenlik yapmış “orta muallim mektebi” mezunları sınavsız  olarak  denetçi  olabiliyorlardı. (Başar, 1993:76).

 

1929 yılında yayınlanan “İlk Tedrisat Müfettişleri  Rehberi”nde  ilköğretim denetçilerinde bulunması gerekli kişisel ve  mesleksel  özellikler sıralanıyor, bir meslekte başarının sevgi, özel  yetenek  ve  kuramsal uygulamalı hazırlığa bağlı olduğu, denetçinin  önce  iyi  bir  öğretmen olması gerektiği belirtiliyordu. 1945 yılında yayınlanan İlköğretim  müfettişleri staj yönetmeliğinde ise müfettişlerin hizmetiçi  eğitimlerinden ilk defa  söz ediliyordu. 1938’de çıkarılan bir yasa ile, ilköğretim denetçisi olabilmek için  Gazi Terbiye Enstitüsü veya yabancı ülkelerdeki dengi bir  okuldan  mezun olmak koşulu getirilmiş, denetçiler Bakanlıkça atanmaya başlamıştır (Başar, 1993:77).

İlköğretim müfettişleri ile ilgili olarak çıkarılan bir başka  yönetmelik  ise  1962  Yönetmeliğidir. Yönetmelik; İlköğretim müdürlükleri, ilköğretim kurumları, halk eğitim kurumları ve bu kurumlarda görevli öğretmenlere, rehberlik edilmesi ve yetiştirilmesi,  ilköğretimle  ilgili inceleme ve araştırmaların yapılması, okul araçlarının seçimi ve okul binalarının yapımı konularını içermektedir (Aydın, 1986:139-140). 1963’ de  yayımlanan  İlköğretim  Müfettişleri Yönetmeliğinde  ise, ek olarak ulusal bayramların kutlanmaları  ve bu konuda müfettişlere düşen görevlere yer  verilmektedir.

 

İlköğretim  müfettişleri ile ilgili olarak çıkarılan bir başka yönetmelik de 1969  yönetmeliğidir. 1969 yönetmeliğinde müfettişlerin görevleri özetle, teftiş ve denetleme, mesleki yardım ve  iş  başında  yetiştirme, İnceleme ve  soruşturma görevlerinden oluşmaktadır.

 

Halen yürürlükte olan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri  Yönetmeliği  27 Ekim 1990 tarih ve 20678 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan yönetmeliktir. Bu  yönetmelikle  illerin   müfettiş  ihtiyacının nasıl belirleneceği, müfettiş  yardımcılığına  müracaat edeceklerde aranacak şartlar, adayların seçimi ve sınav şekilleri, müfettiş yardımcılığına atama yetiştirme, istihdam ve görev yerleri, yer değiştirme esasları, görevden alınma şekilleri belirlenmiştir. Yönetmeliğe  göre müfettiş  yardımcılığına atanacaklarda en az 5 yıl öğretmenlik yapmak veya yöneticilik yapmak,bakanlık  merkez veya taşra teşkilatında  görevli olmak, son  beş yılda yetersiz  rapor  almamış  ve üç yıllık sicil raporları ortalaması en az iyi olmak gibi şartlar aranmaktadır.

 

 

 

KAYNAKLAR

Altıntaş, Rasim.   Liselerde  Kurum  Teftişi,  (Yayınlanmamış Yüksek Lisans      Tezi),   A.Ü. Eğitim Fakültesi, Ankara:1980.

Akyüz, Yahya. Türk Eğitim Tarihi, Ankara: 1989.

Aslan, Battal. Eğitim Yönetimi, Ankara:1990.

Aydın, Mustafa.  Çağdaş Eğitim Denetimi,  İM.Araştırma  Yayın Danışmanlık A.Ş.       Ankara:1986.

Aytekin, Halil. İttihad  ve  Terakki  Dönemi Eğitim Yönetimi, G.Ü. Yayınları,    Yayın No:20, Ankara:1991.

Başar, Hüseyin. Eğitim Denetçisi, Rolleri-Yeterlikleri-Seçilmesi-Yetiştirilmesi. Pe-Gem Yayınları, Ankara:1993.

Bursalıoğlu, Ziya. Okul Yönetiminde Yeni Yapı ve Davranış, Pegem Yayınları, Yayın No:9 Ankara:1994.

Koçer, H.Ali. Türkiye’de Modern Eğitimin Doğuşu, Ankara:1987.

Kodaman,  Bayram. Abdulhamit  Devri Eğitim Sistemi, İstanbul: 1980.

MEB 1973 : Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Raporu, Ankara:1973.

MEB 1977 : Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Raporu 1977.

Sağlamer, Emin. Eğitimde  Teftiş ve Teknikleri, 2. Baskı, Gül Yayınevi, Ankara:1985.

Su, Kamil. Türk  Eğitiminde  Teftişin Yeri  ve  Önemi,  Milli Eğitim Basımevi,    İstanbul:1974.

Taymaz, Haydar. Teftiş (Kavramlar,  İlkeler,  Yöntemler) A.Ü. Eğitim Bilimleri             Fakültesi Yayınları, No:113,Ankara:1982.

Unat, F.Reşit. Türkiye  Eğitim  Sisteminin Gelişmesine Tarihi Bir Bakış, M.E.B.             Basımevi, Ankara:1964.

Vahapoğlu, M.Hidayet. Osmanlıdan Günümüze Azınlık ve Yabancı Okullar.      Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları Ankara:1990.

Add Comment