Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerin Eğitim Sistemlerinin Denetim Yapıları Karşılaştırıldığında Türkiye Eğitim Sisteminin Denetimi Ne Durumdadır?

Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 2016, 9/1 17

Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerin Eğitim Sistemlerinin Denetim
Yapıları Karşılaştırıldığında Türkiye Eğitim Sisteminin Denetimi Ne
Durumdadır?*

Aycan ÇİÇEK SAĞLAM*
Murat AYDOĞMUŞ**

Öz

Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan ülkelerle, gelişmiş ülkelerin eğitim denetimi sistemlerini karşılaştırarak yapılanma ve işleyiş açısından benzerlik ve farklılıklarını belirlemek ve gelişmekte olan ülkelerden biri olan
Türkiye’de eğitimde denetimin ne durumda olduğunu ortaya koymak ve nasıl olması gerektiğine ilişkin öneriler getirmektir. Bu çalışmada Fransa, İngiltere, Almanya, Finlandiya, Güney Afrika, Polonya, İran, Hindistan ve
Türkiye’nin eğitim denetim sistemleri incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak Türkiye, Fransa, Güney Afrika ve İran’ın diğer ülkelere göre daha merkeziyetçi bir denetim yapısına sahip olduğu görülmektedir.
Almanya ve Finlandiya’da ise daha çok okulların özerkliği dikkat çekmektedir. İngiltere, okulların denetiminde dışarıdan profesyonel bir yardım almayı tercih ederek, okulların daha özgür hareket etmeleri sağlanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde öğretmenlere ve yeterliliklerine duyulan inanç dikkat çeken bir diğer noktadır. Gelişmişlik düzeylerine göre bakıldığında, gelişmekte olan ülkelerde daha çok eksikleri belirleme, hata bulmaya odaklanma gibi hususların ön plana çıktığı görülmektedir.

Türkiye’de de son zamanlarda eğitimde denetim sisteminin yapısı üzerinde sıkça değişiklikler yapılmaya başlanmıştır. Dikkat çeken nokta ise yakın zamanda okul içi denetimi ön plana çıkarıcı girişimlerin var olduğudur.
Türkiye’de, eğitimde niteliği arttırabilmek için iç denetimin güçlendirilmesi, bu sürece öğretmenlerin de dâhil edilmesi ve rehberlik anlayışının yerleştirilmesi yararlı olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Denetim, Denetim Sistemleri, Gelişmiş Ülkelerde Denetim, Gelişmekte Olan Ülkelerde Denetim, Denetim

Sistemlerinin Karşılaştırılması.

* Bu çalışmanın ilk hali ERPA International Congress, İstanbul, 2014’de sözlü bildiri olarak sunulmuştur.
* Doç. Dr., Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bil. Böl. aycan.cicek@usak.edu.tr
** Öğrenci, Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, muratgs1983@hotmail.com

How Is the Educational Supervision System of Turkey? When Compared with the Supervisional Structure of the Educational System of Developed and Developing Countries

Abstract

The purpose of this study is to define the similarities and differences of the educational supervision systems of the developing countries and developed countries by comparing them and in Turkey, as a developing country, to define the situation of the educational supervision and also to make some recommendations about how it should be. In this study, the educational supervision systems of France, England, Germany, Finland, South Africa, Poland, Iran, India and Turkey have been analyzed and compared. As a result,, it is seen that Turkey, France, South Africa and Iran
have more centralized supervision systems than the other countries. In Germany and Finland the autonomous structures of the schools are easily seen. England prefers a professional support from outside, thus, it is
provided that schools can act more freely. Other striking point in developed countries is the faith in teachers and their skills. According to the developing levels of the countries, it is seen that in developing countries mostly it is
focused on defining the inadequacy and finding mistakes. Recently there have been many changes on educational supervision system in Turkey. The most striking point is that there is an effort to foreground the intra-school
supervision system. In order to increase the quality of the education in Turkey, the intra-school supervision system must be strengthen and also teachers must be included into this process and approach of guidance must
be improved.

Keywords: Inspection, Inspection Systems, Inspection in Developed Countries, Inspection in Developing Countries, Comparison of the Inspection System.

Giriş

Ülkeler, geleceklerini eğitim sistemleri aracılığıyla garanti altına almaya çalışırlar. Bir ülkenin iyi yapılandırılmış ve iyi işleyen bir eğitim sistemi var ise belirlediği uzak hedeflere ulaşması daha yüksek düzeyde gerçekleşecektir. Sistemlerin yapılandırılması ayrı bir süreç bu yapının doğru işletilmesi ise ayrı bir süreçtir. Sistemin amaçlara ne derecede ulaşabildiğini belirlemede etkili olan mekanizma da denetim sistemidir. Söz konusu ülkenin geleceği olunca, eğitim sisteminin denetiminin nasıl yapılandırıldığı ve ne şekilde işletildiği de ayrı bir önem kazanmaktadır.

Bugünün bilgi ve teknoloji çağında, gelişmiş ülkelerin eğitim denetimlerinin daha çok çalışanlara mesleki ve kişisel rehberlik etme, onları işe güdüleme, uygun çalışma koşulları oluşturma gibi konulara odaklandığı görülürken,
gelişmekte olan ülkelerde ise ne yazık ki eksikleri saptama bunlara yönelik önlem alma noktasının ötesine geçilmediği görülmektedir. Tüm sistemlerin varlık nedeni toplumsal ya da bireysel gereksinmeleri karşılamaktır (Aslan, 2013). Karip’e (2005) göre sistem; bir örgütü oluşturan öğelerin bir bütünüdür. Diğer sistemlerde olduğu gibi
eğitim sisteminin de nihai bir amacı vardır. Bu amaç, toplumdaki bütün bireylerin eğitim ihtiyacını karşılamak, hakları olan eğitimi gerçekleştirmek ve devletin eğitimden beklediği faydaları sağlamaktır (Başaran, 2008).
Bunun yanında eğitim, toplumların tarihsel gelişimi içinde bir aşamadan yeni bir aşamaya geçmesini sağlayıcı, ileriye götürücü bir işleve sahiptir. (Aslan, 2013) ve bir ülkede yurttaşların yetiştirilme görevi o ülkenin eğitim
sistemine aittir (Erginer, 2012). Eğitim sisteminin bu amaçlar doğrultusunda işleyip işlemediğini kontrol etme görevi ise denetim alt sistemine düşmektedir.

Literatürde “teftiş” ve “denetim” kavramlarının bazen benzer bazen de farklı bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. Bu sebeple yapılmış bazı teftiş ve denetim tanımlarına bir göz atmak yararlı olacaktır. Hovde’a (2010)
göre denetim, değerlendirme sonuçlarının değerlendirilenleri bilgilendirmek ve yönlendirmek için bireylere ve örgütlere düzenli olarak yapılan gözetimdir. Sullivan ve Glanz’e göre (2000) ise denetim, öğretmenlerin
iletişimsel etkileşime girerek öğrencilerin başarısını artıracağı ve öğretimi geliştireceği bir süreçtir. Başka bir tanıma göre teftiş, istenilen ve gereksinim duyulan yer ve zamanda sağlanan, eğitimin her düzeyinde uygulanabilen
bir mesleksel rehberlik ve yardım iken denetim, eğitim programlarının birçok yönünü etkileyen eşgüdümlenmiş bir teknik ve sosyal süreçtir (Aydın, 2007). Glickman, Ross Gordon ve Gordon’a (2007) göre denetim
başarılı bir okulun tutkalıdır. Tutkal, bireylerin okulun olması gereken yere ulaştırma amacıyla uyum içinde çalışması için örgütün amaçları ve öğretmenlerin ihtiyaçları arasındaki köprüyü sağlamakla sorumlu olan insanların yürüttüğü bir süreçtir. En geniş anlamıyla denetleme, kamunun  ve kurumun yararı gözetilerek insanların davranışlarını kontrol etme sürecidir (Taymaz, 1997). Bursalıoğlu’na (2002) göre teftiş kamu yararı adına davranışı kontrol etme yöntemi olarak tanımlanabilir. Başaran (2000) göre denetim evrenseldir ve türüne, amacına, kuruluşuna bakılmaksızın bütün
örgütlerde bir denetim süreci mevcuttur.

Denetimde amaç yapılan çalışmaların belirlenen düzeyde yapılıp yapılmadığını belirlemek ve daha verimli olması açısından neler yapılabileceği konusunda ilgili kimselere öneriler getirmek, ayrıca kurum personelinin gelişmesi ve yetişmesi açısından rehberlik yapmaktır. Kurumun amaçlarına ulaşabilmesi açısından her bireyin sorumluluğunu
gerektiği şekilde yerine getirip getirmediğinin kontrol edilmesi bir zorunluluktur. Bu bağlamda denetimin başlıca amacı, öğretimin geliştirilmesi olup, yapılan değerlendirmeler öğretmenlere mesleklerinde gösterdikleri gelişmeyi fark edip, geliştirilmeye ihtiyaç olan yönlerini görmelerine yardım etmektir (Çiçek Sağlam, 2013: 256). Rizzo (2004) ise denetimi aynı değerlendirmede olduğu gibi bir hata arama aracı olarak değil eğitim sürecini dolayısıyla öğretmeni zaman içinde kişisel ve mesleki anlamda biçimlendiren ve geliştiren bir süreç olarak görmektedir.

Son yıllarda dünya üzerindeki ülkeler kendi eğitim sistemlerini sürekli yenilemekte ve daha çok insanı uzun süreler eğitebilmek amacıyla yeni uygulamaları hayata geçirmektedirler. Yeni teknolojiler, geçmişte geçerli olan birey yeterliliklerinin güncelliğini kaybetmesine sebep olmaktadır. Toplumun her alanında gözlenen hızlı değişim, eğitimin
amaçlarından tutunda öğrenme-öğretme süreçlerinde, öğretim süresinde ve öğretmen yeterliliklerinde yeniliğe gidilmesini gerektirmektedir. Bu değişimler ve gelişmeler bir yandan bireyin ihtiyaçlarında değişime neden
olurken bir yandan da çağı yakalayabilecek ve gelişen teknolojinin hızına ayak uydurabilecek nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi gerekliliği, ülkelerin eğitim sistemlerinde yenilik yapmalarını zorunlu kılmaktadır (Erginer, 2012). Bu bağlamda düşünüldüğünde nitelikli insan gücünün yetiştirileceği en başta gelen yer okullardır. 21.yüzyılda okulu amaçları doğrultusunda yaşatmak, tarafların doyumu ve mutluluğunu sağlamak başarılması çok zor görünen çok bilinmeyenli bir denklem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilgi toplumunda okul çok daha karmaşık ve disiplinler arası
bir kurum olmuştur. Okulun amaç ve işlevleri değişmiş ve beklentiler artmıştır (Özdemir, 2012:2). Dünya üzerindeki hemen her ülke kendi çevresel özelliklerini göz önünde bulundurarak kendilerine özgü birer eğitim sistemi oluşturmuştur. Francaise Caillods “Eğitimin sosyal bariyerleri kırmak için iyi bir araç olduğuna” inanmaktadır. Bundan dolayı eğitim politikalarının herkese eşit olarak dağıtılması için tutarlı bir şekilde izlenmesi gerekmektedir. Bunu gerçekleştirebilecek bilinen en belirgin örneği ise okul denetimidir (De Grauwe, 2008).

Bir okulun öğrencilerini iyi yetiştirip geliştirebilmelerinin temel koşullarından birisi de iyi yönetilmeleridir. İyi bir yönetimin ayrılmaz parçası ise etkili bir denetimdir (Başar, 2005). Her kurum belli bir amacı gerçekleştirmek için kurulmuştur. Kurum amaçlarını gerçekleştirebildiği sürece varlığını sürdürür. Amaçlarının gerçekleşmesi ise sahip olduğu kaynakların en iyi biçimde kullanılmasına bağlıdır. Bu nedenle kurumun çalışmalarının sürekli denetim altında tutulması ve kaynakların doğru şekilde kullanılıp kullanılmadığının da izlenmesi gerekir. Denetim süreci bu
nedenle önemli bir süreçtir (Çiçek Sağlam, 2013).

Denetim, eğitim yönetiminin bir alt sistemi olarak eğitimin amaçlarının gerçekleştirilmesine yardımcı olur. Sistem özellikleri bakımından girdi, işlem ve çıktılarından bilgi alınması ve bu alınan bilgilerin değerlendirilmesi, değerlendirilen bilgilerin sonuçlarına göre örgütamaçlarının düzeltilmesi ve geliştirilmesi olarak tanımlanabilir (Çakıcı,
1985). Çağdaş denetim yaklaşımının hedefi, okullarla alakalı her şeyin düzeltilip geliştirilmesidir. Durumun saptanıp değerlendirilmesi ise bu hedefin amaçlarıdır. Okulda herkesin her şeyi denetleyebileceği açık bir yönetim uygulandığında, gizliliğe, özensizliğe, bilgi eksikliği ve yanlışlığına dayalı yanlış, eksik ve gereksiz işler kalmayacak, okulun ve içindekilerin sürekli gelişmesi sağlanabilecektir (Başar, 2005). Eğitim sisteminin amacı,
belirli davranış değişikliği kazanmış bireyler yetiştirmek ve bu nitelikli bireylerle toplumun devamlılığı sağlamaktır. Denetimin ise, örgütün açmalarına ulaşma düzeyini kontrol etmek ve bu süreçte karşılaşılan sorunlara çözümler üreterek sonucu garanti altına almak açısından önemlidir.

Günümüzde ise eğitimin denetiminde insan kaynaklarının geliştirilmesine önem verildiği görülmektedir. Özellikle, insan kaynağının geliştirilmesi ve etkili biçimde yararlanılması amacıyla rehberliği ön plana alan bir denetim anlayışının var olduğu söylenebilir (Çiçek Sağlam, 2013). Bütün bu tarihsel süreç içinde günümüzde gelinen nokta bireysel gelişmeye önem veren, sorgulanabilir, mantıksal ve bilimsel çağdaş denetim anlayışıdır. Bu anlayış iş birliğine dayanan, akılcı, bilimsel, teknolojiden destek alan, öğrenme ortamlarını geliştirmeyi hedefleyen bir denetim
yaklaşımıdır. Eğitim sisteminin bir alt sistemi olan denetim sistemi, günümüz şartlarına kendini uyarlayabilmiş, yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde çağdaş bir yapıya kavuşmuş bir sitem olarak bugün önemini
daha da çok hissettirmektedir. Ne var ki, bu çağdaş denetim yaklaşımı ülkeden ülkeye farklılık göstermekte, demokratik sistemler içerisinde farklı görevler üstlenebilmektedir. Başka bir deyişle ülkelerin eğitim denetim
sistemleri ülkelerin gelişmişliklerine göre farklılık göstermekte, özündeki amacının aynı olmasına rağmen pratikte farklı uygulamalar göze çarpmaktadır.

Amaç

Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan ülkelerle (Güney Afrika, İran,
Polonya, Hindistan ve Türkiye), gelişmiş ülkelerin (İngiltere, Fransa,
Almanya, Finlandiya) eğitim denetimi sistemlerini kuramsal olarak
karşılaştırarak yapılanma ve işleyiş açısından benzerlik ve farklılıklarını
belirlemek ve gelişmekte olan ülkelerden biri olan Türkiye’de eğitimde
denetimin ne durumda olduğunu ortaya koymak ve nasıl olması gerektiğine
ilişkin öneriler getirmektir.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke sınıflamasında kesin bir kriter
olmamakla birlikte genel olarak ekonomik kriterlere göre bir sınıflamaya
gidilmekte ve öncelikle de kişi başına düşen milli gelire bakılmaktadır.
Sanayileşme ve sosyal gelişme düzeyi de ayrı bir ölçüt olarak
değerlendirilmektedir. International Monetary Fund (IMF)’nin Ekim 2009
raporuna göre Türkiye, Hindistan, Polonya, İran ve Güney Afrika
gelişmekte olan ülke kategorisinde yer almaktadır (www.frmtr.com/kultur/).
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin seçilmesinde ekonomik ve sosyal
açıdan en gelişmiş ülkeler olarak bilinen ülkeler ile gelişmekte olan
ülkelerden de gelişmişlik düzeyi birbirinden farklılık gösteren ülkeler tercih
edilmiştir.

Ülkelerin eğitim sistemlerinin karşılaştırılmasına yönelik çalışmalar
var olmakla birlikte bu çalışmanın, benzer çalışmalara göre dikkati
doğrudan “denetim” alt sistemine çekmesi ve öneriler getirmesi bakımından
literatüre katkı sağlayacağı umulmaktadır.

Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerin Denetim Sistemi

Nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi için eğitim olanaklarının
genişletilmesi bütün dünyanın üzerinde durduğu bir konudur. Gelişmekte
olan ülkelerde, eğitim sisteminde yenilikler yapmak ve dünya standartlarını
yakalamak amacıyla çalışmalar başlatılmıştır (www.tika.gov.tr). Denetim
sistemleri de nitelikli insangücü yetiştirmek açısından önemlidir. Aşağıda
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin denetim sistemlerinin yapı ve
işleyişine yer verilmiştir.

Güney Afrika Cumhuriyeti Eğitim Denetim Sistemi

1996 yılında yürürlüğe giren Milli Eğitim Kanunu’na göre Bakan,
eğitimin sağlanmasından, dağıtımından ve performansının denetiminden
sorumludur. Denetimler Ulusal Eğitim Departmanı’nın şemsiyesi altında,
ulusal eğitim politikalarının izlenme düzeyini belirlemek amacıyla yıllık ya
da belirli aralıklarla yapılan ziyaretlerle yerine getirilir. Eğitim denetim
sisteminin amacı bütün sistemin etkinliğini değerlendirmek ve eğitim
sisteminin hangi hedeflere ne derecede ulaştığını ortaya koymaktır. Güney
Afrika Eğitim Sisteminde “teftiş” ve “tüm-okul değerlendirmesi” (wholeschool
evaluation) kavramları arasındaki ayrım önemlidir. Tüm-okul
değerlendirmesi okulların yapacağı öz değerlendirmenin yanı sıra dışsal
değerlendirmeyi de kapsar. Teftiş ise sadece dışsal değerlendirmeden
ibarettir. Tüm-okul değerlendirme sistemi aynı zamanda okullara
etkinliklerini artırabilmeleri için destek olur ve tavsiyelerde bulunur.
Denetim hem içsel hem de dışsal değerlendirmeye odaklanmaktadır.
Örneğin okullar tarafından yapılan öz değerlendirmeler, denetmenler
tarafından gerçekleştirilen dışsal denetimler ve ayrıca izleme ve destek
sağlayan Bölgesel Tabanlı Destek Birimleri Güney Afrika Cumhuriyeti
eğitim denetim sisteminin yapısını oluşturmaktadır. Okul
değerlendirmelerinde, eğitim ve öğretimin geliştirilmesi hedeflendiğinden,
okula ayrılan zaman önemlidir. Zamanın %50’si ders gözlemlerine
ayrılmalıdır (www.education.gov.za).

Polonya Eğitim Denetim Sistemi

Polonya’da yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, eğitim denetimi,
idari denetimden ayrı yapılır. Eğitim denetimi Kuratoria (Bölgesel
müfettişler birimi) tarafından yapılırken, idari denetim Gminy (Yerel
Hükümet Yetkilileri) denilen okulları işleten organlar tarafından
yapılmaktadır (Eurydice, 2001).

Polonya eğitim sisteminde iç denetim ise okul yöneticileri ve
okuldaki yönetsel sorumluluğa sahip diğer öğretmenlerle işbirliği içerisinde
gerçekleştirilir. Yönetimsel sorumluluklara sahip olacak öğretmenler okulu
işleten diğer birimlerle işbirliği içerisinde olmak kaydıyla okul tarafından
belirlenirler ve duruma göre görev dağılımı okulda iç değerlendirmeden
doğrudan sorumlu olan okul tarafından verilir. Bu durumun bir istisnası
vardır (Eurydice, 2001). 9 Kasım 2009 yılından beri yürürlükte olan
Pedagojik Denetim Yönetmeliği, pedagojik denetimin ana hatlarını belirler.
Bu yönetmeliğin amacı okul ve kurumların eğitim faaliyetlerinin analiz ve
değerlendirmeleri dikkate alınarak pedagojik gözetim sisteminin
etkinliğinin artırılmasıdır.

Kuratorium tarafından yapılan denetlemeler şunları içerir (Eurydice,
2001):

 Okullarda eğitim ve bakım koşullarının değerlendirilmesi,
 Öğretimin sonuçları, bakım ve okulların diğer yasal faaliyetlerinin
analizi ve değerlendirilmesi,
 Okullara ve öğretmenlere eğitimsel faaliyetlerinin yerine getirirken
destek verilmesi,
 Eğitimsel yeniliklerden okulların haberdar edilmesi,
Gminaklar ise okulların finansal ve yönetim ile ilgili denetlemelerinden
sorumludur ve görevleri şunlardır (Eurydice, 2001):
 Eğitim-öğretim için güvenli ve hijyenik bir ortam sağlamak,
 Okul tesislerinin onarımı için sözleşme yapmak ve bölgede
gerçekleştirilecek projelere yatırım yapmak,
 Okullar için idari, mali ve organizasyonel hizmetler sunmak,
 Okullarda müfredatın tam olarak uygulanabilmesi için gerekli
donanım, eğitim yardımı ve diğer yasal yardımları sağlamaktır.

Yukarıda ki bilgilerden de anlaşılacağı gibi Polonya’da iki tür denetim
vardır; içsel ve dışsal denetim. Eğitimsel görevlerle ilgili dışsal denetim
Kuratorium tarafından gerçekleştirilir. Bazı durumlarda eğitimsel denetim
sürecine Gmina’da katılabilir. Bunun yanında yönetimsel görevlerle ilgili
dışsal denetim ise Gmina tarafından yapılar ancak insan kaynakları
yönetimi gibi görevler Kuratorium tarafından da denetlenebilir. Eğitimsel
görevlerle ilgili içsel denetim ise okulda yönetsel görevlere sahip
öğretmenlerle işbirliği içinde okul müdürleri tarafından gerçekleştirilir.

İran Eğitim Denetim Sistemi

İran’da okul öncesinden yükseköğretime kadar olan kurumların
denetimi Eğitim ve Yetiştirme Bakanlığı (Ministry of Education and
Training) tarafından yapılmaktadır (Education in Iran, 2008). Denetimler il
ve ilçelerde bulunan eğitim müdürlüklerinin bünyesindeki denetmenler
tarafından yapılmaktadır. İran’da denetmenlerin seçimi oldukça titiz
yapılmaktadır (Demirkasımoğlu, 2011).

Okul müdürlerinin denetmenler ile işbirliği yapması yasal
zorunluluktur. Okul müdürlerinin görevlerinden birisi de öğretmenlerin
yıllık faaliyetlerinin Bakanlığa rapor edilmesidir. Denetimler, gizli ya da
haberli yapılmaktadır. Denetim yapılacağından kimi zaman okul
müdürünün de haberi olmamaktadır. Genellikle denetmen, farklı bir
görevlendirme ile okula giderek öğretmen, okul müdürü ve okulun durumu
ile ilgili bilgiyi gizli biçimde toplamakta ve raporları Bakanlığa
göndermektedir. Denetmenler, yıllık olarak Milli Eğitim Müdürlükleri’ne ve
kamuoyuna rapor vermektedir (Demirkasımoğlu, 2011).

İran’da denetimler her üç ayda bir okullarda akademik başarının
ölçülmesine yönelik yapılan sürekli denetimler, eğitim-öğretim
faaliyetlerinin genel bir değerlendirilmesini yapmak üzere tüm etkinlikler,
öğretmen, yönetici ve diğer personelin denetiminin yapıldığı yıllık
denetimler ve velilerden gelen okulla ilgili şikâyetler ve ahlaka aykırı
durumların söz konusu olabileceği durumlarda yapılan olağanüstü
denetimler olmak üzere üçe ayrılmaktadır (Education in Iran, 2008).

Hindistan Eğitim Denetim Sistemi

1996 yılında kurulan Milli Eğitim Komisyonu’nca çoğu eyalette
denetim programlarının neden sıkıntıya uğradığını analiz ederken bir
yandan da okullarda yeni denetim sisteminin gerekliliğine vurgu yapılmış,
geleneksel denetim anlayışı otoriter /sert görülürken, ayrıca öğretmenlere
yönelik herhangi bir mesleki rehberlik unsuru içermediği belirtilmiştir.
Fakat denetimin modern yapısı daha bilimsel, profesyonel ve demokratik bir
olgu olarak Hindistan’da yerleştirilmeye çalışılmıştır. Modern anlayışa göre
Hindistan’daki denetim kavramı, eğitim kurumunun müdürü ve en kıdemli
öğretmenin liderliğinde, ayrıca dışarıdan denetmenler tarafından da
gerçekleştirilen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Modern okul
denetimi, öğretimin gösterimi, derslerin gözlemlenmesi, seminer
organizasyonu, toplantılar, çalıştaylar ve kurumsal planların hazırlanması
aşamasındaki rehberlik faaliyetlerini içermektedir. Ancak, bu ideal bir
durumdur. Gerçekte sınıf içi denetimi dış denetmenler tarafından
gerçekleştirilir. Bu denetim, öğretmenlerin değerlendirmesini, okulda
öngörülen sayıda nitelikli öğretmenin olup olmadığının tespiti, okulun
hesap kayıtlarının, bina ve bakım durumlarının incelenmesini içermektedir
(www.teindia.nic.in).

Ayrıca denetmenler tarafından okul ziyaretleri yoluyla yapılan
denetim ve teftişler 1981 yılında itibaren büyük ölçüde azalmıştır.
Denetmenlerin aktivitelerini analiz eden bir çalışma onların denetim ve
teftişten ziyade, zamanlarının çoğunu ziyaretçi kabul etmek, toplantılara
katılmak, seyahat ve ofis işleri gibi akademik olmayan işlerle geçirdiklerini
göstermiştir (Tyagi, 2011).

Hindistan’da her okulun ilçe müfettişi en az iki yılda bir bölgesinde
tanınan lise ve kolejleri incelemekle yükümlüdür. Bu tür bir denetim üç gün
sürebilmektedir. Denetimin sonunda bir rapor hazırlanır ve denetim
raporları, gerekli görüldüğü takdirde, kurum müdürünün görüşleri ile
birlikte bölgesel müdür yardımcısına gönderilir. Ayrıca ilçe müfettişleri bu
okulları düzenli bir şekilde ziyaret eder. Eğer bir lise tam anlamıyla teftiş
edilmezse bu ziyaret kaçınılmazdır. Denetim raporları kurumdaki
öğretmenlerin niteliği ve uygunluğu, okuldaki ekipman, sağlık işleri, sportif
faaliyetler, müfredat, disiplin, kütüphane, binalar, ücretler, finansal yönetim
ve sınav sonuçları gibi bilgileri içerir (www.teindia.nic.in).

Türkiye Eğitim Denetim Sistemi

Türkiye eğitim sistemi ülke yönetim anlayışı ile paralel biçimde
merkezi bir yönetim anlayışına sahiptir.

1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda ve 222 sayılı İlköğretim
ve Eğitim Kanunu’nda yapılan değişikliklerle 1983 yılından sonra Türkiye
eğitim sisteminde denetim hizmetleri, bakanlık ve ilköğretim müfettişliği
olmak üzere ikili biçimde örgütlenmiştir. Bakanlık müfettişleri Millî Eğitim
Bakanlığı Teftiş Kurulu’nda ve doğrudan bakana bağlı olarak, ilköğretim
müfettişleri ise taşra teşkilatında valilik (il millî eğitim müdürlüğü) emrinde
görev yapmışlardır.

14 Eylül 2011 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
652 sayılı “Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname” ile getirilen değişikliklere kadar, ilköğretim
öğretmenlerinin denetimleri “eğitim müfettişleri”, ortaöğretim
öğretmenlerinin denetimi ise merkezi düzeydeki “bakanlık müfettişleri”
tarafından yapılmakta idi. Söz konusu kararname ile Bakanlık müfettişleri
“Milli Eğitim Denetçisi”, eğitim müfettişleri ise “İl Eğitim Denetmeni”
olarak değiştirilmiş ve görev alanları da ayrı ayrı belirlenmiştir. Bu
yapılanmada “her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları ile il
ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin rehberlik ve denetimi il eğitim
denetmenlerine verilmiştir. Böylece, il eğitim denetmenlerinin görev alanları
daha da genişletilmiştir (Çiçek Sağlam, 2013: 264-265). Yeni yapılanmanın
getirdiği artan iş yükü ile eğitim denetmenlerinin öğretmenlere ve
yöneticilere yönelik rehberlik ve güdüleme rolleri daha da zorlaşmıştır.
Denetim sistemindeki yapı ve işleyişi iyileştirme adına yapılan değişiklikler
sorun ve tartışmaları azaltmak bir yana, daha da artırmıştır. Henüz yeni
yapılanmaya uyum sağlanılmaya çalışılırken, Ocak 2014’de milli eğitimde
denetim sisteminde köklü bir düzenlemeye gidileceği belirtilmiştir. Söz
konusu edilen düzenlemede “MEB Denetçisi” ile “İl Eğitim Denetmeni”
birleştirilerek yerine “Eğitim Maarifi” ifadesinin kullanılacağı, “Eğitim
Maarifi” adı verilecek olan müfettişlerin eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesi
ile ilgili hizmet içi eğitim faaliyetlerinde, araştırma ve geliştirme
çalışmalarında, inceleme ve soruşturma ile kurum denetimlerinde görev
alacakları belirtilmiştir. Ayrıca, ders denetimlerinin okul müdürleri
tarafından yapılacağı, öğretmen veya kurum müdürlerinin istekte
bulunması durumunda “eğitim maariflerinin de denetim yapabilecekleri ve
tüm müfettişlerin Ankara’dan yönlendirileceği ifade edilmiştir. Bu
uygulamanın sonuçlarını görmek ise birkaç yıl sonra mümkün olabilecektir.

Gelişmiş Ülkelerde Eğitimin Denetimi
Finlandiya Eğitim Denetim Sistemi

Finlandiya’da 1991 yılında kurulan Ulusal Eğitim Kurulu (National
Board of Education) ile denetim tamamen değiştirilmiştir. Sistem tamamıyla
müfredattaki amaçları gerçekleştirmeye çalışsan öğretmenlerin yeterliliğine
dayanmaktadır (www.oph.fi).

Finlandiya’da yerel yönetimler (belediyeler) okul
değerlendirmelerini istedikleri gibi organize etmekte özgürdürler. Merkezi
hükümet, belediyelere denetimlerin nasıl yapılacağı konusunda zorlamada
bulunmamaktadır. Ulusal Eğitim Kurulu, okul değerlendirmelerinde
uygulanabilecek bazı veri tabanları oluşturmuştur. Bu veri tabanı, eğitimde
önceden kullanılmış iyi uygulamaları ve okulların öz değerlendirmede
kullandıkları materyallerin internet ortamında yayımlanması şeklindedir.
Finlandiya’da yasalara göre değerlendirme sisteminde yer alan merkezi yapı
şöyledir (Eurydice, 2001):

1. Eğitim sisteminin ulusal-dış değerlendirilmesi; Eğitim Bakanlığının
ilkeleri doğrultusunda Ulusal Eğitim Kurulu tarafından
uygulanmaktadır.
2. Eğitim sağlayıcıları tarafından gerçekleştirilen değerlendirme;
eğitim sağlayıcılar hem Ulusal Eğitim Kurulu tarafından
değerlendirilebilir hem de öz değerlendirme yaparak kendi oto
kontrollerini sağlayabilirler.

Buradan da anlaşılacağı gibi Finlandiya’da okulların dış denetimi
için ulusal bir rehber bulunmamaktadır. Bu tamamen belediyelerin
tasarrufundadır. Mevzuata göre eğitim sağlayıcılarının denetlemede aynı
kavram ve prosedürleri kullanmaları gerekmektedir ancak bu denetimlerin
herhangi bir yaptırımı bulunmamaktadır. Ayrıca ulusal dış değerlendirme
gerçekleştiği zaman değerlendirme verileri belediyelerden ve okullardan
toplanır. Ulusal değerlendirme işlemi sırasında vaka çalışmaları veya dış
denetimler organize edilebilir ancak bu çalışmalar sadece toplanan verilerin
güvenliğinin sağlanması için yapılmaktadır (Eurydice, 2001).

İngiltere Eğitim Denetim Sistemi

İngiltere’de okulların denetim sorumluluğu OFSTED, yerel eğitim
birimleri ve okullar tarafından paylaşılmaktadır. Majestelerinin
Müfettişlerinin başında bir başmüfettiş ve ona bağlı yedi başmüfettiş vardır
ve bunlar eğitimin pek çok alanında görev yapan personelin
koordinasyonunu sağlamakla görevlidirler (Statham ve Mackinnon,1991).
Eğitim ve Beceri Bakanlığı’ndan ve diğer kurumlardan bağımsız bir birim
olmasına karşın, onlarla işbirliği içerisinde çalışmakta ve bakanın isteği
üzerine bazı teftişleri yapmaktan sorumludur. Bu bağımsızlık eğitim
konularının denetimi ve raporlanmasının tarafsızca olmasını sağlar ve
Bakan, teftiş bulguları hakkında bilgilendirilir (Pehlivan, 2007). OFSTED’in
amacı okullardaki, öğretmen eğitimindeki, gençlik hizmetleri ve yetişkin
eğitimindeki kalite ve başarı standartlarını düzenli olarak denetleyerek,
kamuya bu konuda rapor ve rehberlik hizmetleri sunmak yoluyla
öğrencilere sağlanan eğitimin, öğretmen eğitiminin, gençlik hizmetleri ve
yetişkin eğitiminin niteliklerini geliştirmektir (Süngü, 2002:38; Süngü,
2005:6).

Majestelerinin Müfettişleri okulların denetiminden, öğretmen
yetiştiren kurumların denetlenmesinden, ortak alan teftişleri yoluyla yerel
otoritelerin denetlenmesinden, ileri eğitim ve 6. sınıf kolejlerinin, yetişkinler
eğitimi teftiş kurulu (Adult Learning Inspectorate-AU) ile ortak teftişlerini
yürütmekten, özel eğitime muhtaç öğrencilerin bulunduğu, bağımsız
okulların denetiminden, tedbir gerektiren okulların gözlenmesinden,
hükümet önceliklerinin ve stratejilerinin değerlendirilmesinden, okul
öncesinden16-19 yaş arası dönem için sunulan eğitim hizmetlerinden,
öğretim programları ve branşlar yönünden standartların gözlenmesinden,
okulların ve kolejlerin teftişini yürüten ilave müfettişlerin çalışmalarını
kontrol etmekten ve denetimlere dayalı olarak Başmüfettiş ve hükümete
tavsiyelerde bulunmaktan sorumludur. Bunun yanında okulların yaptığı öz
değerlendirmeler okul yönetim kurulu ve okulda bulunan personel
tarafından okulun etkinliğini değerlendirmek amacıyla yapılmaktadır. İçsel
denetimin tek sorumlusu olan okullar ise kendi içinde özdeğerlendirmelerini
yaparak bu görevi okulda bulunan profesyonel
çalışanlarla birlikte yürütür. Okullar aynı zamanda öğretmenlerin
performanslarının izlenmesi ve idaresinden sorumludur. Okul müdürü
okulun performans yönetimi politikasının uygulanmasından sorumludur
(Eurydice, 2000).

Fransa Eğitim Denetim Sistemi

Fransa’da 1986 yılında Milli Eğitim Bakanı Rene Monory
önderliğinde DEP (Directorate for Evaluation and Prospective) adı verilen
eğitim sisteminin daha iyi anlaşılması için çalışmalar yürütmekten ve kendi
öz değerlendirme uygulamalarını geliştirebilmeleri için okullara gerekli
tasarım araçlarını sağlamaktan sorumlu olan bir Değerlendirme Müdürlüğü
kurulmuştur. Bunun yanında 10 Temmuz 1989 yılında çıkarılan eğitim
yasası ile birlikte denetimin rolü tekrar tanımlanmış ve okulların otonom
yapısının artırılmasına yönelik yeni kanunlar çıkarılmıştır (Eurydice, 2001).

Ouardani (2001)’e göre Fransa’da denetimin amaçları şunlardır:

 Personel denetimi aracılığıyla okul programlarının uygulanıp
uygulanmadığının kontrolü,
 Okul planlarının bütün değerlendirme politikaları ve organları
dâhilinde değerlendirilmesi,
 Okulların düzenli olarak gözlenmesi,
 Diğer ülkeler de bulunan Fransız okullarını onaylamak.

Merkezi yönetimin etkili olduğu diğer ülkelerdeki gibi Fransa’da
denetim yetkileri Milli Eğitim Bakanlığı’nda toplanmaktadır. Bunun
yanında, Milli eğitimin ilkeleri çerçevesinde, eğitim denetiminden sorumlu
başka denetim birimleri de bulunmaktadır. Ulusal düzeyde görev yapan
teftiş kurullarının yanı sıra bölgesel teftiş kurulları da bulunmaktadır.
Bunlar, ilköğretim kurumları, mesleki eğitim, çıraklık eğitimi, genel öğretim,
danışma ve rehberlik hizmetlerinden, öğretmenlerin denetimi ve
değerlendirilmesi yanında devam etmekte olan eğitim programlarını
düzenlemekten ve öğretmenlerin terfi ve atamaları ile ilgili görüş
bildirmekten sorumlu olan ‘Milli Eğitim Müfettişleri’ (inspecteurs de
l’education nationale [IEN]) ile ortaöğretim kurumlarında genel ve
teknolojik eğitimin denetiminden sorumlu olan ve yöneticilerin rehberlik ve
danışma hizmetleri ile ortaöğretim öğretmenlerinin denetiminden sorumlu
olan “Bölge Akademi Müfettişleridir”dir (inspecteurs d’académie [IA-IPR])
(Eurydice, 2007).

Fransa’da eğitim sisteminde kalitenin değerlendirilmesi bakımından
okuldan ziyade öğretmenlere odaklanılmıştır (Bonnet, 2003). Denetim
etkinlikleri öğretmenlerin değerlendirilmesi, öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu
gerekli tavsiye ve desteği almalarını sağlamak ve standartların altına düşen
öğretmenleri okul idaresine bildirmek amacıyla yapılmaktadır (Standaert,
2000: 15). Denetim okullar üzerinde baskı kurmak degil, okullara yardımcı
olmak amacıyla tasarlanmıştır (Meuret ve Bellat, 2003: 465).

Almanya Eğitim Sistemi Denetimi

Almanya’da bulunan 16 eyaletin kendi kültürel bağımsızlığı
bulunmaktadır ve okul sistemlerinin nasıl organize edileceğine, hangi yasal
düzenlemelerin yapılacağına ilişkin karar verme özgürlükleri
bulunmaktadır. Anayasaya göre, eğitim mevzuatı ve yönetimi gerçekte 16
Eğitim Bölgesi (Landler)’nin sorumluluğundadır. Eğitim Bölgesi, Milli
Eğitim, Kültür İşleri ve Bilim Bakanlıkları’nın bölge temsilciliklerini bölgesel
makamları ve daha alt düzey okul denetleme makamlarını içeren bir bölge
sistemidir (Turan, 2005). Her eyalette (Land) bulunan okul denetleme
makamları okul sistemi içerisinde bulunan akademik denetim, yasal ve
personel denetiminden sorumludur. Her okulda eğim sürecinden sorumlu
bir öğretmen konseyi ve öğretmenlerden, ailelerden ve öğrencilerden oluşan
bir okul konseyi bulunmaktadır (Eurydice, 2001). Bu kurulların yetkileri
Eğitim Bölgesi içinde değişiklik göstermektedir. Eğitim ve Kültür işleri
bakanlığı, devlet okullarında öğretmenlerin denetlenmesi için denetleme
kriterleri oluşturmuştur. Denetim, çoğunlukla öğretmenin gelecek kariyeri
ve performans gelişimi için öneriler içeren bir değerlendirme raporu ile
sonuçlanır (Eurydice, 2005). Bunun yanında okulların tabi olduğu bir yasal
denetim süreci bulunmaktadır. Yasal denetim çoğunlukla yerel otoriteler
tarafından gerçekleştirilen eğitim-öğretim dışı konuların kontrol edilmesini
içerir. Eğitim -öğretim dışı konular okul binasının yapılması ve ihtiyaçların
karşılanması, ders kitaplarının ve diğer öğretim materyallerinin
sağlanmasını içermektedir (Süngü,2005).

Alman eğitim denetim sistemi Fransa ve İngiltere gibi 3’lü denetim
sisteminden farklı olarak tek düzeyde –yerel- denetim sistemine sahiptir
(Demirkasımoğlu, 2011). Eyaletler arasında belirgin uygulama farklılıkları
bulunmasına rağmen, yerel yönetim yetkilileri tarafından yürütülen
denetim faaliyetleri aşağıdaki kategorilerde farklılık göstermektedir (St.John
Brooks, 1995:90):

 Yılda bir kez yapılan okul ziyaretleri,
 Eğitim çalışanlarının problemlerini çözmelerinde yardımcı olmak,
 Okul gelişimini desteklemek,
 Okulun yıllık istatistiklerini analiz etmek,
 Çeşitli konularda öğretmenleri değerlendirmek,
 Yöneticilere istekleri doğrultusunda rehberlik etmek,
 Okullar için yerel eğitim politikalarının geliştirilmesine katkı
sağlamak,
 Okul projelerini yönlendirmek,
 Hizmet-içi eğitim düzenlenmesini önermek.
Eyalet bazında yapılan okul denetimlerinde müfettişlerin asli
görevleri, müfredatın ve önceden belirlenmiş olan kuralların uygulanmasını,
eğitim-öğretimin uygun teknikler kullanılarak yapılmasını, aksaklıkların
tespit edilip gerekli iyileştirmelerin yapılmasını sağlamak ve eğitim-öğretim
ile ilgili işlerin yapılmasına destek verip yetkilileri bu işleri yapmaya teşvik
etmektir. Okullarda gerçekleştirilen akademik teftiş, dersleri izleyerek ve
okul seviyesinde tavsiyelerde bulunarak gerçekleştirilir. Akademik denetim,
ilköğretim okullarında (Hauptschulen-temel eğitim veren ortaokul,
Sonderschulen- özel eğitim veren temel eğitim kurumu) ve belli bir düzeye
kadar Realschule’de (başarı durumu iyi olan çocukların gittiği daha çok
mesleki eğitim veren lise) alt düzeyde yerel yönetim yetkililerince
yapılmaktadır (Demirkasımoğlu, 2011). Müfettişlerin dersleri ziyaret etme
ve dersleri dinleyerek kontrol etmek, gerekirse tedbir alma yetkileri
bulunmaktadır. Ancak, müfettişler bireysel kararları tek başlarına alamazlar
bu yüzden öğretmenlerin pedagojik sorumluluklarına müdahale edemezler
(Süngü, 2005).

Denetim sistemi eyaletlere göre çeşitlilik göstermekle birlikte kimi
eyaletlerde yabancı öğrencilerin bulunduğu sınıfların denetimi, koordinatör
öğretmenler tarafından gerçekleştirilmektedir (Bilir, 1991: 121-122).

Tartışma, Sonuç ve Öneriler

Bu çalışmada Fransa, İngiltere, Almanya, Finlandiya gibi gelişmiş
ülkeler ile Güney Afrika, Polonya, İran, Hindistan ve Türkiye gibi
gelişmekte olan ülkelerin eğitim denetim sistemleri incelenmiş ve
karşılaştırılmıştır.

Gelişmekte olan ülkelere bakıldığında Güney Afrika ve Polonya’da
hem iç denetim hem de dış denetimin varlığı dikkat çekmektedir. Güney
Afrika’da yakından denetim söz konusudur ve denetmenler tarafından
yapılan denetimde zamanın %50’si ders gözlemlerine ayrılmaktadır.
Polonya’da ise eğitimin denetimi bölgesel müfettişler tarafından, idari
denetim ise yerel hükümet yetkilileri tarafından yapılmaktadır. Okullarda
yapılan iç denetimde müdür ve yönetsel sorumluluğa sahip öğretmenler
etkilidir. İç denetim sadece okul içi eğitim süreciyle ilgiliyken, eğitim için
uygun koşulların sağlanması ile yerel yönetimler ilgilenmektedir.
Gelişmekte olan ülkelerden İran ve Hindistan’da ise daha otoriter bir anlayış
vardır. İran’da denetimler il ve ilçe eğitim müdürlükleri bünyesinde
bulunan denetmenlerce yapılmaktadır. Bütün okul türlerinin her türlü
faaliyetinin denetlenmesinden söz konusu denetmenler sorumludur.
Denetimler bazen açık bazen de gizli olarak yapılmaktadır. Bu denetimden,
okul müdürü bile haberdar olmayabilir. Hindistan’da denetimler eğitim
kurumunun müdürü, en kıdemli öğretmenin liderliği ve dışarıdan
denetmenler tarafından yapılmaktadır. Sınıf içi denetimler dış denetmenler
tarafından yapılmaktadır. Bu denetimler sırasında Türkiye’deki gibi
öğretmenlerin denetiminden kurum denetimine kadar her tür denetim dış
denetmenler (müfettişler) tarafından yapılmaktadır. Müfettişlerin iş
yükünün fazlalığı dikkat çekmektedir.

Gelişmiş ülkelere bakıldığında dikkati çeken ön belirgin özellik yerel
yönetimlerin denetimde daha etkili olması, denetim görevinin iç ve dış
denetim şeklinde biçimlendirilmiş olmasıdır. Finlandiya’da merkezi
yönetim, denetimin nasıl yapılacağı hususunda yerel yönetimlere baskı
yapmamaktadır. Denetim ve değerlendirmede bütün sorumluluk yerel
yönetimlerdedir. İngiltere’de denetim görevi OFSTED (Eğitimde Standartlar
Dairesi), yerel yönetim birimleri ve okullar tarafından paylaşılmaktadır. Son
yıllarda okulların yaptıkları öz değerlendirmelerin önemi de artmaktadır.
Öğretmenlerin performans politikasının yönetiminden okullar sorumludur.
Gelişmiş ülkeler içerisinde Fransa’da merkezi yönetimin denetim üzerindeki
etkisi dikkat çekmektedir. Ulusal ve bölgesel düzeyde teftiş kurulları vardır.
İlköğretim kademesinin programları ve öğretmenlerin terfi ve atamaları ile
“Milli Eğitim Müfettişleri” sorumlu iken ortaöğretim kademesinden ve
yöneticilerden “Bölge Akademi Müfettişleri” sorumlu olmaktadır. Eğitimde
kalitenin arttırılmasında okuldan ziyade öğretmenlere odaklanılmaktadır.
Öğretmenlerin gelişiminin sağlanması amaçlanmaktadır. Almanya’da ise
eyaletler düzeyinde eğitim ve denetim yapılmaktadır. Eyaletlerde okul
denetleme makamları vardır. Her okulda öğretmen konseyi ve okul konseyi
vardır. Okulların yetkileri eğitim bölgelerine göre farklılaşmaktadır. Yerel
yönetimler tarafından yapılan denetimler daha çok eğitim-öğretim dışı
konularla (okul binası, ihtiyaçları, ders kitapları ve araçları gibi) ilgilidir.
Almanya, Fransa ve İngiltere gibi üçlü denetim sisteminden farklı olarak tek
düzeyde yerel yönetime sahiptir. Müfettişler öğretmenleri kontrol edebilirler
ancak tek başlarına bireysel kararlar alamazlar ve bu nedenle öğretmenlerin
pedagojik sorumluluğuna müdahale de edemezler.

Genel olarak bakıldığında Türkiye, Fransa, Güney Afrika ve İran
diğer ülkelere göre daha merkeziyetçi bir denetim yapısına sahipken,
Almanya ve Finlandiya’da bu durum daha çok okulların özerkliğine
dayanmaktadır. İngiltere, okul denetiminde dışarıdan profesyonel bir
yardım almayı tercih ederek okulların daha özgür hareket etmelerini
sağlamaktadır. Göze çarpan en bariz farklılık ise Finlandiya ve Almanya gibi
gelişmiş ülkelerde öğretmenlere ve onların yeterliliğine olan inancın
varlığıdır. Almanya ve Finlandiya eğitiminde büyük çapta bir eğitimsel
homojenlik mevcuttur. Toplumdaki farklılıklar diğer toplumlara göre
nispeten daha azdır, öğretmenler iyi motive olmuşlardır ve halkın onların
profesyonelliğine olan güvenleri en yüksek seviyededir ve ailelerin eğitime
olan ilgisi ise fazladır (De Grauwe, 2008).

İran, Hindistan ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise daha
çok merkeziyetçi bir yönetim ve denetim sistemi egemendir. Sullivan
(2000:212), bürokratik, engelleyici ve insan doğasına kötümser bir bakış
yönelten klasik denetim paradigmalarının günümüzde artık öğretmenlerin
gelişimi için yetersiz olduğu belirtmektedir. Bu gerçeğe rağmen Türkiye’de
eğitim sisteminin merkeziyetçi yönetim biçimi, beraberinde klasik denetimi
besleyen bir süreç yaratmaktadır. De Grauwe (2008) de merkeziyetçi
denetim modelinin, birbirine zıt olan kontrol ve destek kavramlarını eş
zamanlı kullanarak, iş göreni yaptığı işte etkisiz ve verimsiz hale getirdiğini
vurgulamaktadır.

Malaya Üniversitesinden, Sharma, Yusoff ve Kannan’ın (2011)
öğretmen ve idareci görüşlerine dayanan araştırmaları sonucunda
Hindistan’da denetimin evrak işi ve hata bulma süreci olarak
değerlendirildiği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmaya katılan öğretmenler
denetmenlerin herhangi bir öğretimsel denetim gerçekleştirmediklerini ve
kişisel gelişimlerine herhangi bir katkısının olmadığını savunmaktadırlar.
Aksine denetimin kendilerine hakaret etmek ve hatalarını bulmak için
yapıldığına inanmaktadırlar. Bu çalışmaya katılan öğretmenler ayrıca
denetimin sürekli olmasını, kendilerinin de denetim sürecine aktif olarak
katılmalarını ve okul müdürlerinin kendilerine destek vermeleri gerektiğini
söylemişlerdir. Demirkasımoğlu (2011), İran eğitim sisteminde denetimin
genellikle gizli ya da habersiz olarak yapıldığını ve eksikleri belirlemeye
yönelik olduğunu incelemiştir. Türkiye’de de denetimin genellikle hata ve
eksik belirlemeye yönelik olduğuna ve öğretmenlerin denetim sürecinden
yeterince yararlanamadığına ilişkin birçok araştırma bulgusu mevcuttur.
Gök (2009) denetimlerde sadece olumsuzlukların ortaya konulduğunu, Can
(2004) denetimde doğal süreçlerin izlenmediğini ve denetimin göstermelik
ve yapay şekilde işletildiğini, Demirtaş ve Ersözlü (2007), denetmenlerin,
öğretmen çalışmalarını objektif biçimde değerlendiremediklerini,
öğretmenlerin kişiliklerine yönelik eleştiriler yapıldığını, mesleki
kimliklerine yeterince saygı gösterilmediğini, İnal (2008) ise denetimin
öğretmenlerin yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sürecine yeterli katkıyı
sağlayamadığını ortaya koymuşlardır. Bu açıklamalar ışığında Türkiye’de
denetim sisteminin gelişmekte olan ülkelerle benzer biçimde daha çok eksik,
hata belirleme ve öğretmen üzerinde baskı kurmaya odaklandığı
görülmektedir.

Eğitim sistemimizde denetimi giderek zorlaştıran bir diğer konu da
eğitim denetmenlerinin artan iş yüküdür. Bu durum eğitim denetmenlerinin
yapmak istediklerini sınırlayan, yönetici ve öğretmenlere yönelik yararlarını
azaltan bir sonuç doğurmaktadır. Son zamanlarda denetimde yapılan
değişiklikler, eğitim denetmenlerinin iş yükünü azaltmamış tam tersine
daha da artırmıştır.

Gelişmekte olan ülkelerden Polonya ve Güney Afrika’da da iç
denetimin önemsendiği, okul içi denetimlerde öğretmenlerin katılımının da
az ya da çok gerçekleştiği görülürken, Türkiye’de öğretmenlerin bu sürece
dâhil edilmedikleri ve iç denetimin de gerçekleşmediği görülmektedir.
Türkiye, İran ve Hindistan gibi ülkelerde, eğitim denetmenleri her türlü
denetimle ilgilenmekte ve iş yükleri arttığı için de yeterince etkili
olamamaktadırlar. Ancak, Türkiye’de son zamanlarda eğitimde denetim
sisteminin yapısı üzerinde sıkça değişiklikler yapılmaya başlanmıştır.
Dikkat çeken nokta ise yakın zamanda okul içi denetimi ön plana çıkarmaya
yönelik girişimlerin var olduğudur. Öğretmenlerin ders denetimlerinin okul
müdürü tarafından yapılması ve kurum denetiminin ise müfettişler
tarafından yapılması gündeme getirilmiştir. Gelişmekte olan ülkelerde süreç
tam ve doğru işlemediğinden bu uygulamanın olumlu yanları olabileceği
gibi olumsuz yanları da olabilir. Okul müdürü bir öğretim lideri olarak
hareket edip öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimlerine destek
olduğunda beklenen yarar sağlanabilir. Aksine, eksik arama, ceza verme,
yakından kontrol gibi öğeler ön plana çıkarılacak olursa da yarar yerine
zarar getirebilir.

Sonuç olarak, gelişmiş ülkelerde okul içi denetimlerde tümüyle
eğitsel konular üzerine odaklanılırken, okulun bütçesi, gerekli araçlar, bina
vb. ihtiyaçlarla yerel yönetimlerin ilgilendiği görülmektedir. Okul
yönetimleri öğretmenlerin performanslarının arttırılması ve eğitimin
niteliğinin yükseltilmesinden sorumlu iken yerel yönetimlerin eğitim için
uygun koşulları sağlamakla yükümlü oldukları dikkat çekmektedir.
Türkiye’de ise her iki süreçten de okul yönetimleri sorumludur. Okul
bütçeleri ise çok sınırlı olduğu için eğitimin niteliğini arttırıcı önlemler
almakta zorlanmaktadırlar. Ayrıca, gelişmiş ülkelerde eğitimin kalitesini
arttırmak için daha çok öğretmenlerin gelişiminin sağlanması üzerine
odaklanılırken Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde özellikle İran ve
Hindistan’da öğretmenlerin eksiklerinin belirlenmesi ve önlemler alınması
gibi bir süreç takip edilmektedir. Türkiye’de eğitimde denetimin niteliğini
arttırabilmek için iç denetimin güçlendirilmesi ve bu sürece öğretmenlerin
de dâhil edilmesi ve rehberlik anlayışının yerleştirilmesi yararlı olacaktır.

Kaynakça

Aslan, G. (2013). Türk eğitim sisteminin genel yapısı. Türk Eğitim Sistemi ve
Okul Yönetimi. Ankara. Maya Akademi.
Aydın, M. (2007). Çağdaş eğitim denetimi. (5. Baskı). Ankara: Hatiboğlu
Yayıncılık.
Başar, H.(2005). Okulda denetim. Eğitim ve okul yöneticiliği el kitabı. Ankara.
Pegem A Yayıncılık.
Başaran, İ.E. (2008). Türk eğitim sistemi ve okul yönetimi. Ankara: Ekinoks
Yayınevi.
Basaran, İ.E. (2000). Egitim yönetimi. Ankara: Feryal Matbaası.
Sosyal Bilimler Dergisi 35
Bilir, M.(1991).Türk eğitim sisteminde teftiş alt sisteminin yapı ve işleyişi.
Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Ankara.
Bonnet, G. (2003). Educational evaluation around the world: an ınternational
anthology. copenhagen: Danish Evaluation Institute. 2003.
(http://www.unc.edu/ppaq/docs/Denmark/InternationalAnthology.
pdf ) Erişim: 14.11.2014.
Bursalıoglu, Z. (2002). Okul yönetiminde yeni yapı ve davranıs. Ankara: Pegem
A Yayıncılık.
Can, N. (2004). İlköğretim öğretmenlerinin denetimi ve sorunları, Milli
Eğitim
Dergisi.(http://dhgm.meb.gov.tr/yayimlar/dergiler/Milli_Egitim_Der
gisi/161/) Erişim: 16.01.2014.
Çiçek Sağlam, A. (2013). Türkiye eğitim sisteminin denetim yapısı. Türk
Eğitim Sistemi Ve Okul Yönetimi. (Edt: A. Çiçek Sağlam). Ankara:
Maya Akademi. ss.253-272.
Çakıcı, L. (1985). Açılış konuşması. Eğitim Yönetiminde Denetleme ve
Değerlendirme Sempozyumu. Ankara: 25-26 Nisan.
Demirkasımoğlu, N. (2011).Türk eğitim sisteminde bir alt sistem olan
denetim sisteminin seçilmiş bazı ülkelerin denetim sistemi ile
karşılaştırılması. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,
2 (23), 23-48.
De Grauwe, A.(2008). Directions in educational planning: Symposium to
honour the work of Francaise Caillods: School supervision: a tool for
standardization or for equity?,International Institute for Educational
Planning, Working Document.3-4 July.
Demirtaş, Z. ve Ersözlü, A. (2007). İlköğretim okulu öğretmenlerinin
görüşleri bağlamında teftiş sürecinde etik (Tokat ili örneği), Doğu
Anadolu Bölgesi Araştırmaları, 6 (1), 89-94.
Education in Iran. (2008).
(http://www.salamiran.org/Embassy/Embassy/Student
Advisory/Iran_education/Iran_Education _system_all.PDF).
Erişim:17.04.2014.
Erginer, A.(2012). Avrupa birliği eğitim sistemleri. Türk eğitim sistemi ile
karşılaştırmalar. Ankara: Pegem A.
Eurydice,(2000). Approaches to the Evaluation of Schools Which Provide
Compulsory Education. (http://bookshop.europa.eu/en/approachesto-the-evaluation-of-schools-which-provide-compulsory-educationpbEC3212418/).
Erişim:13.04.2014.
A. ÇİÇEK SAĞLAM, M. AYDOĞMUŞ 36
Eurydice,(2001). Approaches to the Evaluation of Schools Which Provide
Compulsory Education.(http://bookshop.europa.eu/en/approachesto-the-evaluation-of-schools-which-provide-compulsory-educationpbEC3012715/).
Erişim:15.03.2014.
Eurydice,(2005). Avrupadaki Eğitim Sistemleri.
http://www.megep.meb.gov.tr/indextr.html
Eurydice, (2007).The Education System in France. ( http://www.eurydice.
org/ressources/eurydice/pdf/commonpressdos/PR05).
Erişim:14.11.2013.
Glicman,C.D., Gordon, S.P. & Ross-Gordon,J.M.(2007). Supervision of
instruction: A developmental approach. Needham Heights, MA: Allyn
and Bacon.
Gök, T. (2009). İlköğretim okullarının kurum denetiminde karşılaşılan sorunlara
ilişkin müfettiş ve okul müdürü görüşleri (muğla ili örneği).
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Muğla Üniversitesi. Sosyal
Bilimler Enstitüsü, Muğla.
Hovde, K.(2010). Supervision and support of primary and secondary
education: A policy not efor the Government of Poland. World Bank,
May,19.
İnal, A. (2008). İlköğretim okullarında yapılan denetimlerde müfettişlerin tutum ve
davranışlarının öğretmenler tarafından değerlendirilmesi.
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Yeditepe Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
Karip, E.(2005). Yönetim biliminin alanı ve kapsamı. Eğitim ve okul yöneticiliği el
kitabı. Ankara: Pegem A Yayıncılık.
Meuret, Denis & Marie Duru-Bellat. (2003).English and French modes of
regultion of the education system: a comparison. Comparative
Education. 39, (4).
(http://taylorandfrancis.metapress.com/index/5BHHT7XHLEE8C0J
F.pdf). Erişim: 18.11.2014.
Ouardani, A. (2001). Approaches to the Evaluation of Schools which provide
Compulsory Education: France.
(http://oraprod.eurydice.org/ressources/eurydice/pdf).
Erişim:21.03.2014.
Özdemir, S.(2012). Türkeğitim sisteminin yapısı, eğilimleri ve sorunları. Türk
Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi. (Edt: S. Özdemir). Anakara. Pegem
Akademi.
Rizzo, John F. (2004). Teachers’ and supervisors’ perceptions of current and ıdeal
supervision and evaluation practices.” Doctoral Dissertation. Graduate
School of the University of Massachusetts, School of Education.
Sosyal Bilimler Dergisi 37
Sullivan, S. (2000). Alternative approaches to supervision: cases from the
field. The Journal of Curriculum and Supervision 15(3), 212–235.
Sharma,S., Yusoff, M., Kannan,S. (2011). Instructional supervision in three
asian countries-what do teachers & principals say?. 2nd International
Conference on Education and Management Technology IPEDR, (13).
IACSIT Press, Singapore.
Sullivan, S. & Glanz, J. (2000). Supervision that improves teaching. California:
Corwin Press.
Süngü, H. (2002). Bazı avrupa birliği ülkeleri eğitim denetimi sistemlerinin
türkiye’deki okul yöneticileri tarafından değerlendirilmesi (Kırıkkale ili
Örneği). Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Kırıkkale Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kırıkkale.
Süngü, H. (2005). Fransa, İngiltere ve Almanya egitim denetimi sistemlerinin
yapısı ve isleyisi. Milli Egitim Dergisi.167.
(http://yayim.meb.gov.tr/dergiler/167/index3-sungu.htm). Erisim:
12.02.2014.
Statham, J. & Mackinnon D. (1991). The education fact file. London: Hodder
and Stoughton.
Standaert, R. (2000). Inspectorates of Education in Europe: A Criticial
Analysis. Utrecht: Sici.
St John-Brooks, C. (1995). Schools under scrutiny. France: OECD Publications.
Taymaz, H. (1997). Eğitim sisteminde teftiş. Ankara: Sevinç Matbaası.
Tyagi, R.S. (2011). Academic supervision in secondary schools. school based
approach for quality management. National University of Educational
Planning and Administration,17-B Sri Aurotindo Marg, New Delhi110016,
India.
Turan, K. (2005). Avrupa birligi’ne giris sürecinde Türk-Alman egitim
sistemlerinin karşılaştırmalı olarak degerlendirilmesi. Milli Egitim
Dergisi. Sayı: 167. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Gelismekte-olanulkeler),
Erişim: 15.01.2014.
http://www.tika.gov.tr/faaliyet-alanlari/sosyal-altyapilar-vehizmetler/egitim/1
Erişim: 20.01.2014.
http://www.teindia.nic.in/mhrd/50yrsedu/g/8V/FB/8VFB0A01.htm. Erişim:
14.04.2014.
http://www.oph.fi. Erişim:28.11.2013.
http://www.education.gov.za. The national policiy on whole-school
evulation. Erişim: 10.04.2014.
http://www.frmtr.com/kultur/Erişim: 31.08.2015.
A. ÇİÇEK SAĞLAM, M. AYDOĞMUŞ 38