Girişimci Kültür Nedir; Nasıl Yaratılır?

Örgüt kültürü, en basit tanımıyla, örgüt içerisinde iş yapma biçimlerini etkileyecek bireysel ve örgütsel davranışları yönlendirecek –çalışanlara sembolik anlamlarla yansıtılan hikaye, inanç, slogan ve masalları içeren– paylaşılan ve kabul gören temel değer, anlayış, inanç, varsayım ve düşünce sistemleridir. Daha biçimsel olarak tanımlandığında, örgüt kültürünün, bir örgütün, dış uyumlaştırma ve iç bütünleştirme sorunlarının çözümüne yönelik olarak yaratarak geliştirdiği, –gerektiğinde yeni üyelerine de aktardığı– işe yarayan en doğru algılama, düşünme ve hissetme biçimlerini içeren temel varsayımlar olduğu ileri sürülür. Örgüt kültürü, sözü edilen bağlamda ele alındığında, örgüt üyelerinin sorunları ve rekabet çevresini algılayış biçimlerini etkileyen bilişsel çerçeveye yönelik bir rehber olarak da görülebilir.

Örgüt içerisinde etkin bir girişimci kültürün geliştirilmesine yönelik çalışmalarda, girişimciliğe yönelik bir vizyon ve stratejinin geliştirilmesi, bir yenilik kültürünün yaratılarak örgütsel açıdan desteklenmesi ve ödüllendirilmesi evrelerinden söz edilir. Bu anlamda, belirsizlik veya aşırı enformasyon yüklemesine karşı, sürekli değişimin bir fırsat olarak algılandığı, örgütsel yapının çevresel uyum ve esnekliği sağlayacak biçimde basık, bürokrasiden uzak ve küçük birimlere ayrıldığı, rehberlik düzeyinin düşük tutulduğu, bireysel düzeyde bağımsızlık, risk alma, yaratıcılık, deneyleme, hatalardan öğrenme ve yenilikçilik davranışlarının teşvik edilerek ödüllendirildiği ve başarısızlık durumunda çalışanı işten uzaklaştırmaktansa, işin çalışandan alındığı bir hoşgörü kültürü geliştirilmelidir.

Girişimci bir kültürde, girişimci bir fırsatı sürekli arama desteklenir; belirsizlik kaynaklı gereksiz risklerin alınması engellenir ve yaratıcılık ve yenilikçilik aracılığıyla sürdürülebilir rekabet avantajına çevirmenin yöntemleri aranır. Sözü edilen biçimde girişimci bir kültürün yaratılması olasılığı, –belirsiz iş çevrelerinde var olan girişimci fırsatları aramak ve ayırt ettikleri fırsatlardan başarılı bir biçimde yararlanmak için gerekli yetenekleri belirlemekle yükümlü– örgüt liderlerinin, örgüt içerisinde stratejik girişimci düşünce biçimini teşvik etmesi ile yükselir. Stratejik girişimcilik düşüncesinin başarılı bir biçimde uygulamaya geçirilebileceği bir kültür, liderlerin, girişimci bir kültürü geliştirmek ve sürdürmekle sorumlu olarak görevli olduğu bir kültür olarak karakterize edilebilir.

Kısaca özetlemek gerekirse; girişimci bir kültür, teknoloji öncüsü; yeni düşüncelerin teşvik edildiği; deneme ve yanılmanın cesaretlendirildiği; hatanın hoşgörüldüğü; herhangi bir fırsat parametresinin olmadığı; çok disiplinli takım çalışması yaklaşımının var olduğu; kısa vadeden çok uzun vadeye odaklanılan; gönüllülük esaslı; uygun ödüllendirme sistemleri ile desteklenen; sponsor ve destekçilerin bulunduğu ve üst yönetimce desteklenen bir kültürdür.

Öyleyse, girişimci bir örgüt kültürü nasıl oluşturulur sorusunu yanıtlamak için aşama aşama ilerlemek gerekir. Birinci aşamada, üst, orta, alt kademe yöneticilerin kurumsal girişimciliğe kendilerini adamalarının sağlanması gerekir. Bu nedenle, sözü edilen yönetici grupları için bunlar birer kurumsal hedef haline getirilmeli ve başlangıç çerçevesini oluşturarak, girişimcilik kavramını kucaklamaları sağlanmalıdır. Bu çerçevede, kurum içerisinde girişimci davranış sergileyen; sergilemese bile girişimci düşünce biçimine sahip kurumsal girişimcilerin ayırt edilmesi, seçilmesi ve eğitilerek yetiştirilmesi amaçlanmalıdır.

Sürecin ikinci aşamasında, üst yönetimin desteklemekle ilgilendiği alan ve düşünceler ayırt edilerek, kavramı desteklemek için riske edilecek uygun bütçe belirlenmeli; her bir yeni işletme için beklenti ve hedefleri netleştirecek bütüncül bir program oluşturulmalı ve sürecin gizli kahramanları olacak kurumsal girişimciler için akıl hocalığı / sponsorluk sistemleri kurulmalıdır.

Bir sonraki aşama olan üçüncü aşamada ise, örgütsel esnekliği sağlayacak teknoloji sağlanmalı ve kurum içerisinde çalışanları eğitmeye ve deneyimlerini paylaşmaya istekli yöneticiler ve işletmeyi müşterilerine yakınlaştıracak yol ve yöntemler geliştirilmelidir. Bu yapının geliştirilmesi ile birlikte, daha az kaynakla daha verimli olmanın öğrenilmesi gerekir.

Dördüncü ve son aşamada ise, kurumsal girişimciliği destekleyecek güçlü bir destek yapısının kurulması lüzumludur. Bu bağlamda, kurumsal ödüllendirme sistemi aracılığıyla, ödüller, girişimci birimin performansına bağlanmalı ve başarılı girişimci birimlerin büyümelerine, başarısız olanların ortadan kaldırılmasına izin verecek bir değerlendirme sisteminin kurularak işletilmesi sağlanmalıdır.

Son olarak dikkat çekilmesi gereken nokta, bağımsız girişimcilerce kurulan işletmelerin, bir işletmenin içerisinden çıkan işletmelere oranla daha başarılı olduğudur. Çünkü bağımsız girişimcilerin kurdukları işletmelerde, girişimcinin kendini adama düzeyi daha yüksektir. Ek olarak, bağımsız karar verme özgürlüğü söz konusudur ve ana işletmece kısıtlanmamış bir çevrede hareket etmeme olanağı mevcuttur. Bu nedenle, bağımsız girişimler, ortalama, iki kat hızlı kâra geçerler ve iki kat kârlı olarak sona ererler.

 

 

 

Makale http://stratejikgirisimcilik.org sitesinden alıntıdır.