Okul Yöneticilerinin Seçimi Ve Yetiştirilmesi: Türkiye Ve Seçilmiş Ülkelerden Farklı Uygulamalar, Karşılaştırmalar

Uğur AKIN – Yrd. Doç. Dr., Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, ugur.akin@gop.edu.tr

Bu çalışmada Türkiye, ABD, Japonya, İngiltere, Almanya, Fransa, Belçika ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin okul yöneticisi seçme ve yetiştirme uygulamaları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Türkiye’deki okul yöneticisi seçme ve yetiştirme uygulamalarının zaman içinde farklılık gösterdiği ancak bu farklılığın bir gelişimi yansıtmadığı ve mevcut bir politikadan bahsedilemediği belirlenmiştir. İncelenen ülkelerden yönetim bilimi ve eğitim yönetimine öncü katkılar sunan Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve İngiltere’de okul yöneticisi olmak için yüksek lisans şartı getirildiği görülürken Türkiye’de üniversitelerin ilgili alanlarından alınan yüksek lisans ve doktora derecelerinin Bakanlıkça yeterince dikkate alınmadığı görülmüştür. Yine incelenen gelişmiş ülkelerde okul yöneticisinin rolü, öğretimsel liderlik olarak vurgulanırken Türkiye’de okul işletmeciliği rolünün ön plana çıktığı saptanmıştır.

1.Giriş Okul yöneticilerinin seçilmesi ve yetiştirilmesine ilişkin etkili bir modelgeliştirebilmek için öncelikle dünyadaki uygulamaların bilinmesigerekmektedir. Çünkü dünyadaki uygulamalar hakkında bilgi sahibiolmak, hem Türkiye’deki mevcut durumu saptamak hem de eksikliklerigörmek için önemlidir.Birçok ülkede okul müdürü olarak atanabilmek için bu alanda eğitimalmış olmak bir gereklilik olarak görülmemekte ve halen iyi biröğretmenin özel bir eğitim almadan etkili bir okul müdürü olabileceğikabul edilmektedir (Bush ve Jackson, 2002). Diğer bir anlatımla, dünyadaokul yöneticiliğinin meslekleşmesi ve okul yöneticilerinin profesyonelolarak yetiştirilmesi yaygın bir uygulama değildir. Tüm dünyadaki okulsayısı, fabrika sayısından fazla olmasına rağmen, ticari işletmelerinyöneticilerini yetiştirme çabaları çok daha fazladır. Dünyada okulyöneticilerinin yetiştirilmesinde ise Amerika Birleşik Devletleri öncüdurumdadır. Türkiye’ye bakıldığında, bu yönde ciddi politikalarüretilemediği görülmektedir (Çelik, 2002).Son yıllarda gelişmiş ülkelerde okulların etkililiğini sağlayabilmek üzereokul yöneticisi yetiştirme çabalarına çok büyük önem verilmektedir(Özmen, 2002). Bu ülkelerde yönetici adaylarına, geleneksel yönetici becerileri yerine öğretimsel liderlik davranışları kazandırılmayaçalışılmaktadır (Çelik, 2002). Okul yöneticilerinin seçilmesi veyetiştirilmesinde rol ve yeterliklerin önemli bir yer tuttuğu dilegetirilmektedir. Okul yöneticisinin üstleneceği rollerle bu rolleri yerinegetirmek için gerekli yeterlikler bu ilişkinin temelini oluşturmaktadır(Balcı, 1988). Bu çalışma ile dünyadaki bu yönelimleri daha yakındangörme ve Türkiye adına çıkarımlar yapma olanağı bulunabileceği düşünülmektedir. 

2. Amaç ve Yöntem Bu çalışmanın amacı, dünyadaki okul yöneticisi seçme ve yetiştirmeuygulamalarını Türkiye ile karşılaştırmalı olarak incelemek, bu yollaTürkiye’deki uygulamaların zayıf ve güçlü yönlerini ortaya koymak ve bu uygulamaları geliştirme yolunda öneriler getirmektir. Eğitim alanında diğer ülkelerin uygulamaları ile kıyaslamalar yapmakiçin karşılaştırma yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem ile diğerülkelerdeki uygulamaları Türkiye ile eş zamanlı olarak görmek veçıkarımlara varmak mümkün olmaktadır. Bu çalışmada da okulyöneticilerinin seçilmesi ve yetiştirilmesi konularında dünya ülkeleri ileTürkiye arasında karşılaştırmalar yapmak üzere seçilen ülkeler irdelenmişdaha sonra Türkiye ile bu boyutlardaki benzerlikler ve ayrılıklartartışılmıştır.Bu çalışma için seçilen ülkeler; Amerika, Asya,Avrupa ve Afrikakıtalarından Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, İngiltere, Almanya,Fransa, Belçika ve Güney Afrika Cumhuriyeti’dir. 3. Okul Yöneticilerinin Seçimi ve Yetiştirilmesi Uygulamaları Çalışmada öncelikle Türkiye olmak üzere yukarıda belirtilen ülkelerdekiokul yöneticisi seçme ve yetiştirme uygulamalarına yer verilmiş dahasonra Türkiye ile diğer ülkeler arasında bu kapsamda karşılaştırmayapılmıştır.3.1. Türkiye’deki Var Olan Durum Türkiye’de, 1962 tarihli Merkezi Hükümet Araştırma Rapor u ve VII.Milli Eğitim Şurası kararlarının, okul yöneticilerinin yetiştirilmesigereksinimine yapılan ilk ciddi vurgu olduğu dile getirilebilir. Bu tarihtensonra kurulan Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi (şimdiki adıylaEğitim Bilimleri Fakültesi) ve Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bölümü bünyelerindeki eğitim programları, okul yöneticilerinin yetiştirilebileceğiönemli kaynaklar olmuştur. Bu programlardan en önemlilerinden biriolan Eğitim Yönetimi ve Denetimi lisans programları 1997’de YüksekÖğretim Kurumu’nun yeniden yapılanması çalışmaları sırasındakapatılmıştır. Lisansüstü düzeyde alınan eğitim ise okul yöneticisi olmakiçin sadece tercih sebebi olarak görülmüştür (Çelenk, 2002; Çelik, 2002).1998’de çıkarılan Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Eğitim KurumlarıYöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelikte ise iki aşamalı bir sınav gündeme getirilmiştir. Buna göre birinci sınavdan başarılı olan adaylar 120 saatlik bir eğitime alınmıştır (MEB, 1998). Bu yönetmelik de Bakanlık veya taşra teşkilatında görev yapan (daire başkanı ya da il milli eğitim müdürü gibi) üst düzey eğitim yöneticilerininyetiştirilmesine değinmediği ve mevcut durumu koruduğu içineleştirilmiştir (Balcı, 1999). Eğitim sistemimizde lisansüstü düzeyde eğitim yönetimi programları belirli bir ilerleme göstermiş olmasına rağmen, Bakanlık halen bu programlardan okul yöneticisi yetiştirmek için yararlanma yolunagitmemektedir (Işık, 2002). Türkiye’de okul yöneticilerinin yetiştirilmesi konusunda Milli Eğitim Bakanlığı ile üniversiteler arasında bir uzlaşmayoktur. Milli Eğitim Bakanlığı yönetici yetiştirme konusunda üniversiteleri devre dışı tutmaktadır (Çelik, 2002). Gelişmiş ülkelerde ve özellikle ABD’de okul yöneticilerinin teoriyedayalı yetiştirilmesi benimsenmiş olmasına rağmen Türkiye’deyöneticiliğin okulu olmadığına dair yaygın bir inanç bulunmaktadır(Balcı ve Çınkır, 2002). Uzunca bir deneyime sahip, lisans düzeyindeilgili programlar olmasına rağmen bu programların mezunlarındanyöneticilik kadroları için yararlanılmamıştır (Ağaoğlu, Gültekin veÇubukçu, 2002). Günümüzde de lisansüstü düzeyde yürütülen bu programların mezunlarının yönetici olmak için kayda değer bir önceliği bulunmamaktadır. Türkiye’de Okul yöneticilerinin seçilmesi ve atanmasının yasaldayanağını 13 Ağustos 2009’da çıkarılan “Milli Eğitim Bakanlığı EğitimKurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkinYönetmelik” oluşturmaktadır. Bu yönetmeliğin, Nisan 2008’deki ilgiliyönetmeliğe, müdür ve müdür yardımcıları için birer seçme sınavıeklenmesi suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır. 2009’dakiyönetmelikle birlikte 13 Nisan 2007 yönetmeliği ile kaldırılan sınavuygulamasına tekrar dönüldüğü görülmektedir. Sınav uygulamasından enson 11 Ocak 2004’te çıkarılan yönetmelikte bahsedilmekte idi. Sonuçolarak yaklaşık 5 yıl aradan sonra, neden kaldırıldığı anlaşılamayan sınavuygulaması tekrar uygulamaya konulmuştur (MEB, 2004; MEB, 2007;MEB, 2008; MEB, 2009).Yönetmelikler karmaşasına sahne olan yönetici seçme politikamızŞimşek (2004) tarafından; (1) çıraklık modeli, (2) 1970’lerde ortaya çıkaneğitim bilimleri modeli ve (3) 1998 yönetmeliği ile ortaya çıkan sınavmodeli olmak üzere üç dönem halinde tanımlanmıştır. Balcı (2008), sınavuygulamasının kaldırılmasını da dördüncü bir dönem olarak bu süreçlere eklemiş ve bu dönemi (4) keyfilik dönemi olarak tanımlamıştır. Ancak2009 yönetmeliği son yapılan dörtlü tanımlamayı da değiştirmiş ve butanımlamanın güncellenmesini gerekli kılmıştır.2009’da çıkarılan ve son olarak 8 Ağustos 2011’de güncellenenyönetmelikle eğitim kurumları yöneticiliği 5 kademeye ayrılmıştır. Bunagöre; birinci kademe: müdür yardımcılığı, ikinci kademe: müdür başyardımcılığı, üç, dört ve beşinci kademeler sırasıyla C, B ve A tipieğitim kurumu müdürlüğü olarak sınıflandırılmıştır. Yönetici olarakatanacaklarda aranacak genel şartlar ise şu şekilde saptanmıştır:

a) Yükseköğrenim görmüş olmak,  

b) Öğretmenlik ve Devlet memurluğunda adaylığı kaldırılmışolmak,

c) Yöneticilik görevleri dahil olmak üzere, öğretmenlikte en az üçyıl görev yapmış olmak,

d) Atanacağı okulda öğretmen olabilecek şartlara sahip olmak,

e) Son üç yıl içinde soruşturma sonucu yöneticilik görevindenalınmamış olmak,

f) Zorunlu çalışma yükümlülüğü ile ilgili sorunu bulunmamak ve

g) Varsa seçme sınavında başarılı olmak.

Ayrıca yönetmelikte C, B ve A tipi eğitim kurumlarına müdür olarakatanacakların sırasıyla en az 1, 2 ve 3 yıl yöneticilik yapmış olmasıgerektiği hükme bağlanmaktadır. Yatılı Bölge İlköğretim Okullarında busürelere birer yıl daha eklenmektedir. Bunun yanında, müdür başyardımcılığı görevine atanmak için de en az bir yıl müdür yardımcılığıyapmış olma şartı bulunmaktadır.Yönetmelikle müdür yardımcılığı, müdür başyardımcılığı müdürlük içinsınav uygulaması getirilmiştir. Sınavlar müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılığı için birlikte yapılırken, okul müdürlüğü için ayrı olarakhazırlanmaktadır. Adaylar bu sınavlardan 70 ve üzeri puan aldıklarında başarılı sayılmaktadırlar. Müdür yardımcılığı, müdür başyardımcılığı vemüdürlük sınavında sorulacak soruların dağılımı ve ağırlığı Tablo 1’de verilmiştir.

Tablo 1 incelendiğinde müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılığı içindoğrudan eğitim yönetimi alanına yönelik yeterliklerin sınanmadığıgörülmektedir. Okul müdürlüğü sınavında ise eğitim yönetimi disiplini iledoğrudan ilgili konuların ancak % 26 düzeyinde yer bulduğuanlaşılmaktadır. Bu konu alanları; halkla ilişkiler ve iletişim becerileri,okul yönetimi, yönetimde insan ilişkileri, okul geliştirme, eğitim veöğretimde etik ile Türk idare sistemi ve protokol kuralları olmak üzerealtı başlık altında toplanmaktadır. Sınavdaki soruların kalanı Türkçe dil bilgisi, resmi yazışma kuralları ve temel mevzuat olmak üzere üç başlıkaltındaki konu alanlarından meydana gelmekte ve toplam sınavın%74’ünü oluşturmaktadır.Müdür yardımcılığı ve müdürlük için yapılan sınavlardan alınan puanyanında; eğitim, alınan ödül ve cezalar, kariyer, yöneticilik veöğretmenlik hizmet süreleri ve diğer bazı ek puanlar da yöneticiseçiminde değerlendirmeye temel oluşturmaktadır. Örneğin, yatılı kızöğrencisi bulunan okulların yöneticiliklerine başvuran kadın adaylara yada mesleki ve teknik liselerin yöneticiliklerine başvuracak adaylardanilgili alanda yükseköğrenim görmüş olanlara ek puan verilmektedir (bkz.Ek  – 1).

Ek-1’deki değerlendirme puanları incelendiğinde eğitim yönetimialanında tamamlanan yüksek lisans eğitiminin 8, doktora eğitiminin ise12 ek puan getirdiği görülmektedir. Örneğin; dört yıllık fakülte mezunu, bir başarı belgesi ve bir ödül almış, 5 yıl öğretmen, 5 yıl da müdüryardımcılığı bulunan ve hiç ceza almamış bir uzman öğretmenin alacağıek puan 18,5’tir. Bunun yanında, eğitim yönetimi alanında yüksek lisansyapmış, başarı belgesi ve ödülü bulunmayan, 3 yıl öğretmenlik ve 3 yılmüdür yardımcılığı yapmış bir uzman öğretmenin alacağı ek puan18,7’dir. Görüldüğü gibi bu düzenlemeyle kıdem ve ödül gibi etkenleruzmanlık bilgisinin gerisinde kalmaktadır.Okul müdürlerinin hizmet içinde yetiştirilmesinde Bakanlıkça düzenlenenhizmet içi eğitimler etkili olmaktadır (Türkkorur, 2003). Görev başındakiokul yöneticilerinin hizmet içi eğitimleri de okul yöneticiliğininTürkiye’deki durumunu ortaya koymak için önemli görülmektedir. MEBHizmetiçi Eğitim Daire Başkanlığı 2010 yılı eğitim programı bu konudaayrıntılı bilgi içermektedir. Programda okul müdürleri ve müdüryardımcıları için düzenlenmiş 29 ayrı başlıkta yıl boyunca devam edenseminerler bulunmaktadır. Bu seminerler arasından okul yöneticiliğiyledoğrudan ilgili olduğu düşünülen bazı seminerler şunlardır (MEB, 2010):

 Eğitim Kurumlarında Suç ve Şiddeti Önleme Seminer i

 Eğitim Yönetimi Semineri 

 İlköğretim Kurumları Standartları Semineri 

 İnsan Kaynakları Yönetimi Semineri 

 Kalite Güvence Sistemi Semineri

 Kalite Yaklaşımı Semineri 

 Kültürlerarası Hoşgörü Semineri 

 Liderlik ve Girişimcilik Semineri 

 Okul Yönetimi Semineri 

 Öğretim Liderliği Semineri 

 Proje Hazırlama Teknikleri Semineri  Stratejik Planlama Semineri

 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Semineri

 Yenilikçi Öğretmenler Kursu

 Yönetimde Verimlilik Semineri

 Yönetimde Yeni Yaklaşımlar Semineri


Sayılan seminerlerin sayıca oldukça fazla olduğunu söylemek olanaklıdır.Ancak önemli olanın nitelik olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bueğitimlerde görev alacak eğiticiler titizlikle seçilmelidir. Diğer taraftan bu eğitimlere katılacak toplam yönetici sayısı 4000 civarındadır. Bu sayınında arttırılması gerektiği ileri sürülebilir

3.2. Amerika Birleşik Devletleri Amerika Birleşik Devletleri (ABD) okul müdürlerinin yetiştirilmesiaçısından köklü bir geçmişe sahiptir. ABD’de 19. yüzyılda ilk üniversite programlarının oluşturulmasıyla birlikte okul müdürlerinin formal olarakyetiştirilmesine başlanmıştır (Brundrett, 2001). Bu nedenle, ABD’ninokul müdürlerinin yetiştirilmesi konusunda öncü ülke konumunda olduğuileri sürülebilir.ABD’de merkezi bir eğitim bakanlığı yoktur. Eyaletlerde eğitimdeneyalet eğitim müdürleri sorumludur ve okul müdürleri yerel yönetimlere bağlıdır (Harmancı, 2007: 51). ABD’de okul müdürlerinin atanması için belirlenen minimum standartlar yanında, eğitim yönetimi alanında çok iyiyetişmiş olmak şartı da aranmaktadır (Aydın, 2002). Hizmet öncesi için belirlenen bu koşul hizmet sırasında da eğitimlere katılma şartı olarakkendini göstermektedir.ABD’de her iyi öğretmenin iyi bir okul müdürü olamayabileceği anlayışıvardır. Bu açıdan öğretmenlikle okul müdürlüğü arasında ayrım netleşmişdurumdadır (Şimşek, 2004). Okul müdürü olma koşulları eyaletteneyalete farklılık göstermekle birlikte, şu koşullar hemen tüm eyaletlerdeöngörülmektedir (Kimbrough ve Burkett, 1999):

 Eğitim yönetimi alanında yüksek lisans derecesi almış olmak,

 Okul müdürü olmak için geçerli bir sertifika almış olmak,

 Kamu okullarında belirli bir süre deneyimi olmak,

 Yönetim kurullarınca kabul edilecek niteliklere sahip olmak. ABD’de birçok eyalette okul müdürü ya da müdür yardımcısı olarakatanabilmek için tamamlanması zorunlu programlar bulunmaktadır (Bushve Jackson, 2002). Bu programların yanında, okul müdürlerininyetiştirilmesine yönelik faaliyet gösteren çok sayıda kar amaçlı ya da karamacı olmayan dernek ve kuruluş mevcuttur. Bunlar arasında; UlusalOrtaöğretim Okul Müdürleri Derneği (NASSP), İndiana Okul MüdürleriLiderlik Akademisi (IPLA), Okul Liderliği Eğitim Programı (SLEP) veİlk ve Ortaokul Müdürleri Milli Kuruluşu (NAESP) gibi kuruluşlarsayılabilir. Okullara yönelik eğitim ve destek hizmetleri bu kuruluş vedernekler aracılığıyla yürütülmektedir (Özmen, 2002; Şişman ve Turan, 2002).

Bu derneklerin yönetici yetiştirme programlarındaki katkıları isegiderek artmaktadır (Balcı ve Çınkır, 2002). NASSP, her yıl ülke çapında “yılın okul müdürü” adı altında bir yarışmadüzenlemektedir. Bu yarışma için derneğin belirlediği seçme ölçütleriABD’de okul müdürlerinin sahip olması beklenen yeterlikler konusundafikir vericidir. Dernek, 2011 ödülü için; (1) kişisel mükemmeliyet, (2)işbirlikçi liderlik, (3) program, öğretim ve değerlendirme ve (4)kişiselleştirme (personalization) boyutları altında toplam 27 ölçüt belirlemiştir. Kişisel mükemmeliyet boyutunda, örnek bir birey olarakokul müdürü; işbirlikçi liderlik boyutunda, okulu paydaşlarla birlikteyöneten bir okul müdürü; program, öğretim ve değerlendirme boyutunda,öğretimsel bir lider olarak okul müdürü vurgusunu görmek mümkündür.Kişiselleştirme boyutunda ise olumlu bir iklim oluşturma, okul kültürünügeliştirme, farklılıklara saygı ve teknolojiye ulaşımın kolaylaştırılmasıkonularına vurgu yapılmaktadır (NASSP, 2010).ABD’de eyaletlerin tamamına yakını okul yöneticisi olacaklara hizmetöncesinde yüksek lisans yapmayı zorunlu tutmaktadır (Şişman ve Turan,2002). Bu programlar fakülte ve okul işbirliğinde yürütülmekte olup teoriile pratik arasında ilişki kurmayı amaçlamaktadır. Bu programlarda ortakolan öğeler şunlardır (Balcı ve Çınkır, 2002): 

 Eğitim yönetimi ve teftişi, 

 Okul hukuku, Okul finansmanı, 

 Okul fiziki kaynaklarının yönetimi, 

 Okul toplumilişkileri, 

 Uygulama.Hizmet içi yetiştirme programlarında ise atölye çalışmaları, internlik,çıraklık ve antrenörlük yollarıyla, kişisel ve mesleki gelişme, okulgeliştirme, meslektaş destek grubu oluşturma çalışmaları yapılmakta vesürekli gelişmeye ağırlık verilmektedir (Balcı ve Çınkır, 2002). Belirtildiği gibi ABD’de okul müdürlerinin yetiştirilmesine yönelikaraştırmalar yapan önemli derneklerden biri de NAESP’tir. “Serving 21.Century School Leaders” ve “Professional Growth” başlıkları altındayürütülen programlarda ele alınan konular daha çok eğitim liderliği veokul işletmesi odaklıdır. Bu programların hazırlanmasında üç farklıkaynaktan yararlanılmaktadır. Bunlar; üniversiteler, eyalet eğitim birimleri ve profesyonel meslek dernekleridir (Arslan, 2002). Okulmüdürlerinin seçilmesi ve yetiştirilmesi sürecinde üniversiteler etkin
şekilde rol alsalar da, üniversitelerin bu amaca yönelik programlarınıngerçekte okul müdürlüğüne hitap edemediği yönünde eleştiriler de vardır(Özmen, 2002). Türkiye’de de kuram ve uygulama bütünlüğü ilkesininyeteri kadar gözetilemediğini ileri sürmek olanaklıdır. Görünen odur ki,gelişmiş ülkelerde de benzer tartışmalar yürütülmektedir.

Makalenin devamı için tıklayınız….